İkizler Paradoksu Nedir?

İkizler paradoksu, temelde Albert Einstein’ın özel görelilik kuramının üzerine düşünürken ortaya koymuş olduğu bir kavramdır. İkizler paradoksu, bu anlamda bir düşünce deneyidir. Bildiğimiz üzere özel görelilik, ışık hızını değişmez bir sabit olarak kabul eder. Işık hızı, evrendeki tüm gözlemciler için aynıdır. Ancak zaman, mutlak değildir. Zaman, gözlemlere göre farklı hızlarda akabilmektedir. Bu konuda Albert Einstein’ın ele almış olduğu makaleyi ele alalım:

İkizler paradoksu, temelde Albert Einstein’ın özel görelilik kuramının üzerine düşünürken ortaya koymuş olduğu bir kavramdır. İkizler paradoksu, bu anlamda bir düşünce deneyidir. Bildiğimiz üzere özel görelilik, ışık hızını değişmez bir sabit olarak kabul eder. Işık hızı, evrendeki tüm gözlemciler için aynıdır. Ancak zaman, mutlak değildir. Zaman, gözlemlere göre farklı hızlarda akabilmektedir. Bu konuda Albert Einstein’ın ele almış olduğu makaleyi ele alalım:

”Bir kutunun içine yerleştirilen canlının yapılan ayarlamalar ile aynı şekilde kalması mümkündür.” ”Işık hızı ile yapılan uzun bir yolculuk sonrası, canlının neredeyse değişmemiş bir şekilde aynı yerine geri dönmesi mümkündür.” demiştir.

İkizler paradoksu deneyinde eğer yolculuk, ışık hızına çok yakın bir hızla yapılmışsa hareket eden organizma için tüm yolculuk çok kısa sürecektir. Buradan hareketle ikizler paradoksunda, ikiz kardeşlerden biri uzay aracı ile yolculuk yapmıştır. Bir uzay aracı ile dünyadan ayrılarak ışık hızına çok yakın bir hızla uzayda bir yolculuk yapmıştır. Ve bir süre sonra geri geldiği düşünülmektedir. Peki yolculuk yapan kardeş, yaşadığı yere geri döndüğünde zaman ikisi içinde aynı hızla mı akmıştır? Fiziksel olarak aynı durumlarda mıdır? Özel göreliliğe göre zaman, ışık hızına yakın bir hızda yolculuk yapan kardeş için, son derece yavaş akar. Eve döndüğünde diğer kardeşini oldukça yaşlanmış bulacaktır. Uzay gemisinin hızını, ışık hızının %99.9’u olarak kabul edersek;

İkizler paradoksu deneyinde yolculuk yapan kardeş için geçen zaman, dünyada kalan kardeşe göre sadece %5 ilerlemiştir. Bu da kardeşlerden biri tanınmaz halde olacak anlamına gelmektedir. Tüm bu bilgiler ışığında ikizler paradoksu, yalnızca klasik fizikçiler için bir paradokstur. Ancak özel görelilik kuramına göre her şey olması gerektiği gibidir.

Modern Görelilik Kavramı

İkizler paradoksu deneyinde işlenen görelilik kavramı, modern görelilik kavramı adı altında yeniden değerlendirilmiştir. 1883 tarihinde, Çek-Avusturya kökenli matematikçi, fizikçi ve aynı zamanda filozof olan Ernst Mach görelilik kavramını incelemiştir. Ernst Mach, Newton’un mutlak zaman ve uzay kavramını eleştirirken modern görelilik kavramını geliştirmiştir. 1900 yılından önce geliştirilen teoriler, ”Elektromanyetizma” ve diğer pek çok konuları kapsamaktadır. 1887 yılında Hertz, fotoelektrik olayı gözlemledi. 1895 yılında röntgen ışınlarını keşfetmiştir. 1905 tarihinde ise Albert Einstein, görelilik teorisini ortaya koymuştur.

Hasan Demirci içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Hasan Demirci içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

-Şahsiyet dizisine dair spoiler mevcuttur. Tetikleyici unsurlar içermektedir.- 2018 yılına damgasını vuran ”Şahsiyet” dizisini birçoğumuz izledik. Başlarda ne olduğunu anlayamadık hiçbirimiz, sadece birkaç tahminimiz oldu. 11 bölüm boyunca hiçbir şeyden emin olamadık ancak 12. bölümünde izlediklerimiz her birimizi paramparça etti. Dizinin finalinde, 11 bölüm boyunca Agâh Beyoğlu’nun ne için onca cinayeti işlediğini tüm çıplaklığıyla izledik. […]
Dostoyevski’nin Prusya Savaşları’nda yaşadıklarını eserlerine nasıl aktardığı, Danzig cephesinde şahit olduğu dramı, Kresy cephesinde tanıştığı ilk aşkını romanlarında hangi karakterlerle betimlediği üzerine olan makalemi yetiştirmeye çalışırken arkadaşımdan gelen bir telefon akademik gündemimin alt üst olmasına yol açtı. Eski uygarlıkların dilleri üzerine uzman olan arkadaşım son iki senesini Latince üzerine bir lügat hazırlamakla geçirmekte fakat lügat […]
Elif İnci TUTKUN ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Latif BEYRELİ Kimdir? Latif Beyreli, Yükseköğrenimini, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü mezunu olarak 1986 yılında tamamladı. Yüksek lisans eğitimini 1988 yılında, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Ana Bilim Dalında “Lehcetü’l-Lügat” adlı teziyle; doktora eğitimini 1994 yılında, MÜ Türkiyat Araştırmaları […]
Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.