Merhabalar, ben hukuk öğrencisiyim. Bu yazımın özellikle hukuk isteyenlere, canla başla hukuk kazanmak için çalışanlara yazıyorum. Öncelikle bildiğiniz gibi hukuk zor bir bölüm, popüler olsa da. Ezberinizin kuvvetli olması, olayları iyi analiz etmeniz, bol bol pratik yapmanız gereklidir. Bol bol ezber ve pratik esastır hukuk için. Olayları daha iyi analiz edebilmek için. Bir de bahsetmeden geçemeyeceğim, içinizin hukuk aşkıyla dolması lazımdır yani sırf hukuk kazanmak için ”Aa ne popüler meslek bu böyle, bunu kazandım.” oldu bittiyle olmaz tabii ki. Önünüzde, daha doğrusu önümüzde bir asırlık ömrümüz boyunca iç içe olacağımız bir bölüm var.Çokça yol kat etmemiz gerekecek. E tabii bu da yan gelip yatmayla olmayacak. Severek, isteyerek yapacağız bu işi. Tanımını yapacak olursam, bildiğiniz üzere bu sene 5 seneye çıkartıldı. Biz 4 sene göreceğiz. Genelde kalın kalın kitaplarla uğraşılır, gözünüzü korkutmak gibi olmasın ama. Sayfa sayfa notlar, ödevler bir zamandan sonra gına gelecek ama alışacaksınız. Bizimki online gidiyor, gelecekte ne olur bilinmez ama online olması bence kötü bir durum, umarım yüz yüzeye bir an önce geçilir. Hukuk fakültesine geçildiğinde artık haberlere, siyasete, politikaya duyulan önem artar. Eskiden geçilen siyaset haberleri şimdi ”Aa şu kanalda durayım da şu siyaset haberine bakayım.”a döner artık iş. Hukuk fakültesinden sonraki meslekleri tanıtacak olursam avukatlık başta gelir. Hukukta en popüler meslektir. Noterlik, kaymakamlık, hâkimlik, savcılık ve daha çokça alternatifin vardır. Genelde ”Hangi mesleği seçsem, avukat olacaksam da kamu hukukunda mı özel hukuk avukatı mı olayım?” gibi düşünceler ise son sene kafaya oturur. Son sene çok önemlidir. Her şeyin kafaya oturduğu sene… Genelde 1. sınıf temel düzeyde anlatılır ama ilk kez okuyacağınızdan birazcık zorlayabilir, o yüzden asılmak gerekir. Kazanımlarından bahsedecek olursak ise insana hukuk muhakemesi, hızlı düşünme yeteneği, pratik olayları hemen kafada düşünme gibi özellikler katıyor. Ha şunları da ekleyeyim: Hızlı düşünme, olayları çözüme kavuşturma hızının yükselmesi gibi özellikleri de katar. Ama tabii ki olumsuz yönleri de vardır. Bol kahve tüketme sonucu vücuda alınan bol kafein mesela. Buradan anlayabiliriz biraz zorlayacağını. Sonrasında, çalışılan uykusuz geceler… Hukuk sektöründe iş bulmak alanına göre değişir. Mesela ülkede avukat sayısı 138 bin civarındadır. Bunun için artık şirketler olsun, bürolar olsun daha donanımlı avukatları tercih ederler. Artık yabancı dil için sadece 1 dil değil 3 dil istiyorlar. Kaymakamlık, belediye başkanlığı, valilik gibi alanların sınavlarına da girmenizi öneriyorum. Ben şahsen gireceğim. Noterlikten bahsedecek olursak ise başvurma süreci var ve gelmesi çok çok zormuş çünkü noterlik için bekleyen çok aday var. Maaş konusunda ise hukuktan yana bir sıkıntı çekmeyiz diye düşünüyorum. Ha şunu da bahsetmeden geçemeyeceğim. Stajyer avukatlar genelde maaş almazlar. Yani tam avukat olana kadar yüksekçe bir maaş düşünmeyin kafanızda yoksa hayal kırıklığına uğrarsınız. Benim anlatacaklarım bu kadardı. Umarım güzel bir şekilde hukuku kazanabilirsiniz ve beraber güzel bir şekilde bu ülkenin aydınlık yüzleri olabiliriz. Şunu da unutmayın hukuk için daima adaletli, para için bu işi yapmayan, ha tabii ki parasız olmaz diyeceksiniz ama para zaten var bu işin içinde onu şimdiden düşünmeyin, bilgili, kendinizi geliştirebilen, vasıflı kişiler olmaya bakın arkadaşlar. Umarım yardımcı olmuşumdur ve bir nebze de olsa hukuku kazanmanıza yardımcı olabilirim…

Sağlıcakla, esenle kalın…indir 2 73620dd0

Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

-Şahsiyet dizisine dair spoiler mevcuttur. Tetikleyici unsurlar içermektedir.- 2018 yılına damgasını vuran ”Şahsiyet” dizisini birçoğumuz izledik. Başlarda ne olduğunu anlayamadık hiçbirimiz, sadece birkaç tahminimiz oldu. 11 bölüm boyunca hiçbir şeyden emin olamadık ancak 12. bölümünde izlediklerimiz her birimizi paramparça etti. Dizinin finalinde, 11 bölüm boyunca Agâh Beyoğlu’nun ne için onca cinayeti işlediğini tüm çıplaklığıyla izledik. […]
Dostoyevski’nin Prusya Savaşları’nda yaşadıklarını eserlerine nasıl aktardığı, Danzig cephesinde şahit olduğu dramı, Kresy cephesinde tanıştığı ilk aşkını romanlarında hangi karakterlerle betimlediği üzerine olan makalemi yetiştirmeye çalışırken arkadaşımdan gelen bir telefon akademik gündemimin alt üst olmasına yol açtı. Eski uygarlıkların dilleri üzerine uzman olan arkadaşım son iki senesini Latince üzerine bir lügat hazırlamakla geçirmekte fakat lügat […]
Elif İnci TUTKUN ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Latif BEYRELİ Kimdir? Latif Beyreli, Yükseköğrenimini, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü mezunu olarak 1986 yılında tamamladı. Yüksek lisans eğitimini 1988 yılında, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Ana Bilim Dalında “Lehcetü’l-Lügat” adlı teziyle; doktora eğitimini 1994 yılında, MÜ Türkiyat Araştırmaları […]
Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.