fbpx

Baharın habercisi mart ayına girdik. Fark ettim ki bu sene bütün senelerden daha hızlı geçmiş. Çoğumuzun bu fikirde olduğunu düşünüyorum. Kendimizle bol bol baş başa kaldığımız, kendimizi dinlediğimiz bir sene olmuş.

Ben şahsen bir üniversite öğrencisi olarak son senemi pandemi yüzünden evde geçirdiğim için biraz hoşnutsuzum. Herkesin fedakarlık yaptığı bu dönemde benim fedakarlığımın da bu olduğunu düşünüyorum. Bu süre zarfında kendimi geliştirmek için harekete geçtim mi diye sorarsanız, aslında hayır. Aslında hiçbir şey yapmamanın tadını çıkarmak istedim. Evet bu düşünce çok pervasızca gelebilir ama kendimi toparlayıp gelecek hayatıma hazırlanmam için bu benim için geçerliydi. Hatta bunun sonuçlarını son bir ayda iyi bir şekilde almaya başladım. Kendimi daha da olgunlaşmış hissediyorum. Düşüncelerim, üstünde durduğum konular veya herhangi bir sorunum artık daha basit gelmeye başladı. Çünkü düşünerek hiçbir yere varamayacağımı anladım. Bazı isteklerim için harekete geçmem gerekiyor elbette ama elimde olmayan durumlar için veya düzeltemeyeceğim şeyler için kendimi hırpalamak artık daha saçma geliyor. Bazı durumları kabul edemeyiz öyle olmamasını isteriz ama ne yaparsak yapalım o öyle olacaktır. Biraz felsefi gelebilir ancak demek istediğim şu ki bazen bize göre yanlış gelen bir şeyin yanlış olması iyidir. Bu yanlış bize başka bir doğruyu öğretebilir. Ya da öğretmez. Buna karar veren kişi siz olacaksınız. Ben bu işin eğitimini almadım ama gözlemlemeyi seviyorum. Birazcık tecrübem varsa çoğunuz benimle aynı düşünceyi paylaşıyor. Yalnız hissetmek berbat bir duygu. Bunu olabildiğince hissetmemeniz, yolunuza daha rahat devam etmenizi sağlayacaktır. Bundan eminim. Bazen toparlanmanız için sadece öylece durmanız gerekiyor. Pandemi süreci bana bunu öğretti. Meğer ne kadar çok imkanımız varmış, aslında ne kadar da iyi durumdaymışız değil mi? Hepimizin geçiş dönemleri olur, herkes bu dönemleri hafif atlatamaz, bazılarımızın bu süreci epey sancılı olur. Ben bolca sancı çekmiş biri olarak söylüyorum ki bundan ders çıkarmak en verimli olanı. Ne yazık ki hayatımızın hemen hemen her döneminde bu tür boşluk duygularını yaşayacağız. Önemli olan bir an önce toparlanıp yola devam etmek diye düşünüyorum.

Derin bir nefes alın ve içinde bulunduğumuz bu durumun geçeceğine inanın. Hiçbir şey eskisi gibi kalmıyor. Değişmesi hâlâ umudun olduğunun göstergesi. Umudunuzu hiç kaybetmeyin.

Sevgiler.

Eda içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Eda içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]
CEMAAT, İSTİKRAR, ÖZDEŞLİK Cesur Yeni Dünya, teknolojinin ve bilimsel teknik bilginin kontrolünde olan bir toplumda birey düşüncesinin ve özgürlüğün olmadığı ama bunun yerine sistemin istediği biçimde yaşayıp ve düşündüğünü sanan edilgen insanların olduğu bir dünyadır. Roman, Londra merkezli ve yöneticisinin Mustafa Mont olduğu Dünya Devleti’nde geçmektedir. Dünya Devleti de diğer birçok distopik romanda olduğu gibi […]
Bildiğimiz üzere II. Dünya Savaşı’nın sonunda Soğuk Savaş süreci başlıyor ve dünya, ABD ve Sovyet Rusya’dan oluşan iki kutuplu bir düzenin etrafında şekilleniyor. Bu kutuplar arasında her alanda olduğu gibi uzay ve havacılık alanlarında da rekabet yaşanıyor ve pek çok ülke bu alanlara yönelik ajanslar kurarak gerekli çalışmalara başlıyor. Günümüzde de devam eden bu çalışmalar, […]
Bugünkü konumuz aşk konulu filmler. Birçoğumuz ki özellikle kadınların tercih ettiği bir konu olan aşk filmleri hakkında ufak bir liste yaptım. Konuya ilgili olan kişiler bu listedeki filmleri çoğu kez izlemiş ve repliklerine kadar ezberlemişlerdir diye düşünüyorum. Ben yine de bu konu hakkında fikir sahibi olmak isteyenler veya arada duygusal çöküşüşe giren herkesin izleyebileceği filmleri […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.