fbpx

Güneşli havayı, kavuşmaları, kazanmayı herkes sever. Mesele farklı olabilmek için bunların aksini sevmek değil, gerçekten sevmek. Her yağmurun ardından güneş çıkacağı için yağmuru sevmek de değil. Öyle yağmurlar gördüm ki zira güneş uzun süre gözükmüyor. Çoğu insan da o günlerde kendi mutsuzluğunu kendince kötü bildiği güzelim yağmura atıyor. Oysa pencereye vuran sesi, camı açtığımızda gelen o kokusu ne kadar güzel.

Demek istediğim sevilebilir olanı herkes sever, toplumca kabul edilmiş güzellikleri sevmek kolay. Bu yüzdendir ki çoğumuz dünyadaki hatta birbirimizdeki gerçek güzellikleri görmüyoruz. İnsan bir mucize hatta yaşamın kendisi de, doğa da öyle. Klavyeye değen parmaklarım, onları yöneten kaslarım, tüm bu olanların arkasındaki beynim, beynimin içindeki minik hücreler hepsi ama hepsi sadece düşünürken bile inanılmaz geliyor. Ama çoğu insanın bu basit ama karmaşık düzeni bile hiç düşünmediğinden eminim.

Sosyal medyada gördüğümüz görüntülerde kayboluyoruz, herkes orada gülümsüyor. Saatleri saymaksızın oyunlar oynuyoruz. Tüm bunlar yalnızca zamanımızı değil diğer insanlarla olan ilişkilerimizi de etkiliyor. Oyunun sonunda hiç “gerçek” arkadaşımız kalmamış olabilir. Artık kimse evinden de çıkmıyor herkesin sağ elinde bir kumanda sol elinde telefon önünde de ekranı var. Çok nadir de olsa bir muhabbet konusu açıldığında herkes yeni çıkan dizileri, oyunları konuşuyor.

neden yalniz kalmak isteriz fc0a32afTüm bunlara sadece üzülebiliyorum. Elimden sevmek dışında hiçbir şey gelmiyor. Yağmuru, bulutları, oyun oynayan arkadaşımı seviyorum. Tüm bunlar bana değer katmıyor ya da değersizleştirmiyor. Beni farklı biri de yapmıyor. Ben sadece “zor” olanı deniyorum. Çünkü farkında olmayı seviyorum ve herkesi buna davet ediyorum.

Aylin Yener içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Aylin Yener içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Eternity And A Day (Sonsuzluk ve Bir Gün) Keder, ifade edilmemiş aşktır. Şairler sözleriyle yalnızca aşkı değil, acıyı da büyütürler. Theodoros Angelopulos‘un yönetmenliğini yaptığı Eternity and A Day filminde,  Yunan bir şair olan Alexandros’un hikâyesi de şiirlerinde olduğu gibi acıyı büyütüyor. Alexandros ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir ve hastaneye gitmeden önce son bir günü kalmıştır. […]
Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]
CEMAAT, İSTİKRAR, ÖZDEŞLİK Cesur Yeni Dünya, teknolojinin ve bilimsel teknik bilginin kontrolünde olan bir toplumda birey düşüncesinin ve özgürlüğün olmadığı ama bunun yerine sistemin istediği biçimde yaşayıp ve düşündüğünü sanan edilgen insanların olduğu bir dünyadır. Roman, Londra merkezli ve yöneticisinin Mustafa Mont olduğu Dünya Devleti’nde geçmektedir. Dünya Devleti de diğer birçok distopik romanda olduğu gibi […]
Bildiğimiz üzere II. Dünya Savaşı’nın sonunda Soğuk Savaş süreci başlıyor ve dünya, ABD ve Sovyet Rusya’dan oluşan iki kutuplu bir düzenin etrafında şekilleniyor. Bu kutuplar arasında her alanda olduğu gibi uzay ve havacılık alanlarında da rekabet yaşanıyor ve pek çok ülke bu alanlara yönelik ajanslar kurarak gerekli çalışmalara başlıyor. Günümüzde de devam eden bu çalışmalar, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.