Okumak, sadece bazı kişilere özgüdür. Oysaki Allah’ın hepimize ilk emrettiği eylem “oku” eylemidir. En büyük nimet düşünebilmektir. Düşünebilmek için de kitap okumak gerekir.
Allah’ın ilk emri “oku” eylemidir. Daha okuma-yazmayı bilmediğimiz halde Allah’ın bize emrettiği “oku” eylemini, hayatımızda uygulayanlardan çok uygulamayanlar var. Öyle bir çağda yaşıyoruz ki okumak yerine okumamaya çalışıyoruz ve böyle bir mücadele içerisindeyiz. Bu böyle devam edecek. Belki de gerçekten okumaya ihtiyacımız olduğu zaman okuruz. Ama ne zaman ihtiyacımız olacak? Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. Bitmez bu yarınlar… Okumaktan çok bildiğimiz tek şey ertelemektir. İşin kötü tarafı da bu değil mi? Ertelemek… Aslında ertelediğimiz şey okumak değil, asıl ertelediğimiz şey hayatın kendisidir. Hayatı anlamak okumaktan geçer. Kitaba vereceğimiz parayı fala vererek mi? Kitap okumak diriliştir. Okumamak ise ölmektir. Asıl zor olan ise kitap okuma alışkanlığı kazanmaktır. Eğer zengin olmak istiyorsanız parayla değil, kitap okuma alışkanlığı kazanarak zengin olun. Zengin olmak için mücadele ettiğimiz ve ”Okumak nedir?” diye bir kez olsun sormadığımız bu hayatta zenginlik kime ne fayda? Oysaki cehalet içinde yaşadığımız bu hayatta kazanacağımız çok şey var. Bunlardan biri de bilgi zenginliğidir. Aslında bu zenginlik hayatta kazanılabilecek en büyük zenginliktir. Cehalet içinde yaşayan insan fakir olmaya mahkûmdur. İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliği düşünebilmesidir. En önemli organımız olan beynin işlevi çalışmaktır, çalıştırmaktır. Düşünebilmek için yazarın dediği gibi beslemek zorundayız düşünme organımızı. Beynimizi beslemenin en kısa yolu kitap okumaktır, kitap okuma alışkanlığı kazanmaktır. İnsanların bu dünyada elbette bir amacı vardır. İnsanlar bu amaçları doğrultusunda kendilerine gereken en önemli şey bilgidir. Bilginin kaynağı ise kitap okumaktır. Descartes’in “Düşünüyorum o halde varım.” sözünde asıl kastedilen şey; okudum, okuyorum. Bu sayede düşünebiliyorum ve düşündüğüm için de varım. Eğer okuyorsanız bunun sebebi düşünebildiğiniz içindir. Var olmayan kimse düşünemez. Bu dünyada varlığımızı hayata hissettirmek için düşünmemiz gerekir. Düşünemeyen insan, içinde yazı olmayan bir kitaba benzer.
Eğer bir şeyler değiştirmek istiyorsanız en başta kendinizi değiştirin. Kendinizi değiştirmenin en kısa yolu kitap okumaktır. Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsanız kitap okumalısınız. Çünkü kitap insanı, insan dünyayı değiştirir.

Abonelik
Bildir
guest
1 Yorum
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
–İsmin ve işin nedir? +Atamert Yavuz. Amatör lig futbolcusuyum. Bilmiyon mu bunu zaten, bu ne iş ben anlamadım? –İşinden memnun musun? +Memnunum… Memnundum, pandemi girdikten sonra çocukluk aşkım olan futboldan yaklaşık 10 aydır uzak kaldım. Senin dırdırınla yaşamayı bilmiyorsun sen… –Bu seni hangi yönlerden etkiledi? +Bu beni maddi manevi her yönden etkiledi. Virüs yüzünden işsiz […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]
Babamın hayatını bir okuyun! 90’larda gençlik nedir bir de bu ağızdan bir dinleyin… 7 kardeş, bir yer yatağında geçirilen yıllara kulak verin… Bahçeli bir 3 odalı evin içinde geçirilen ve herkesi ayrı yola sürükleyen bir hikayedir bu. Şimdi baksak her yerde birini görürsünüz bu evden. Kuytu köşede hastalıktan kıvranan bir kız kardeş, İstanbul’da hayat yaşayan […]

İlgini Çekebilir

İki gün önce, Spotify kullanmaya başladığım 6 Temmuz 2017 tarihinden bu yana en çok hangi şarkıyı dinlediğime baktım. Çıkan sonuç sürpriz değildi. Losing My Religion… 1990 yılının Eylül ve Ekim ayları arasında kaydedilen ve 1991 yılında yayınlanan Losing My Religion, R.E.M grubunun Out of Time albümünün ilk teklisidir. Albümü başarıya ulaştırmış ve grup için önemli […]
“Türkiye’de atanamayan öğretmen sayısının İzlanda’nın nüfusundan daha fazla olduğunu biliyor musunuz bayım?” Sesim biraz yüksek çıkmıştı, oysa artık mikrofona konuşmuyordum. Hatta amacımdan uzaklaşmış olacağım ki kalabalıkta da gezinmiyordu gözlerim, yalnız biriyle temas halindelerdi. “İndirin şu şarlatanı kürsüden! Ha bire böyle kendini bilmişler çıkıyor, karnınız doymuyor mu, aç mısınız bu ülkede ulan kardeşim ya!” Ne dediğini […]
2020 yılında pandeminin dünyayı sarmasıyla beraber hayatımızdaki pek çok alanda çok farklı bir döneme girdik. Gerek iş hayatımızda, bazılarımızın okul hayatında, bazılarımızın psikolojik yapısında ciddi değişikler meydana geldi. Kısacası hayatımız belirli konularda bir şekilde bu pandemiden etkilendi. Pandemi her şeyi etkilediği gibi ülke ekonomilerini ve finansal piyasaları da şüphesiz ki etkiledi. Bundan daha önceki yazılarımda […]
Cinsiyet Farkının Zekâ Üzerindeki Etkisi Zekâ her dönemde insanların dikkatini çekmiş ve üzerinde sürekli düşünülmüş bir kavramdır. Geçmişte ve günümüzde farklı yaklaşımlarla zekânın birçok tanımı yapılmıştır ve literatürde çok sayıda farklı tanımı bulunmaktadır. Kimi uzmanlar zekâyı algılama, muhakeme, yargılama, planlama, problem çözme, soyut düşünme, dil becerileri ve öğrenme kavramlarını kullanarak tanımlamaktadır. En genel tanımıyla zekâ, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.