fbpx

Hayat, uzun bir yolculuktur. Sonu yoktur yolların, yaşam boyu uzanır önümüzde. Yürürken yoldasındır ya, bu kadar değildir yolun. Konuşurken, yemek yerken, çalışırken de yoldasındır. Hatta hiçbir şey yapmadan bir kenarda dursan da duraklamaz yolculuğun. Zaman akmaya devam eder çünkü, nefes almayı hiç bırakmazsın. Yürüyüp yürümemek sana bağlıdır.

Umutsuzluğa kapılmak, aslında en çok yollarla ilgilidir. Bazen ”Tamam.” dersin ‘”Yolun sonuna geldim.”. Bilmezsin ki bir yolun sonu, farklı bir yolun başlangıcıdır. Bambaşka yollardan geçersin hayat boyu. Kimse için işler her zaman yolunda gitmez. Çalışır, çabalar, işleri yoluna koymak için mücadele edersin. Mücadele etmeyi seçmen de ayrı bir yoldur, çoğu zaman bilmezsin. Bir Şaman duası ”Bilmek isteyen yola çıkar.” der. Sen mücadelenle alt edersin bu sözü ya da etmezsin, edemezsin. Bazısı hayatının iplerinin başkasının elinde olduğunu düşünür, buna inandırır kendini. Düşünen insansa bilir ki kendi hayatının gidiş yönünü sadece kendisi belirler. Belirleyebiliyorsa mutludur. Kendi yaptığı seçimlerle, girdiği yol ayrımlarıyla çıkmaz sokakta da bulsa kendini, başarılıdır o insan. Kendi hikayesini kendisi yazmıştır çünkü.
Yollar, yolculuklar hakkında onlarca, yüzlerce mecazlı söyleyiş yazılabilir. Ancak gerçek anlamı da en az mecazlıları kadar çok şey ifade eder yolların.

Önce insanlar içindi yollar. Sonra atlar ve diğer hayvanlar ortak oldu. Otomobiller yolları işgal ettiğinden beri insanlar yolların, yolculukların olgunlaştırıcı etkisini unuttu. Uzadıkça uzadı yollar. İnsanlar beklemekten yoruldu. Arabaları, yolcuları, hayvanları ve en çok da hiç gelmeyecek olanları beklemekten yoruldu. Öylece durup bekleyenler, beklerken düşünenler, hareket edenler oldu. Nasıl ve ne kadar olduğu farklı elbette, fakat herkes bir şeyler öğrendi bu bekleyişten. Sabretmeyi öğrendiler önce. Sonra düşündüler ve karar verdiler: Her yolun bir sonu vardı ancak hiçbir yolun geri dönüşü yoktu. Son, her seferinde yepyeni başlangıçlar doğuruyordu ve onlar bazen geriye döndüklerini düşünseler de geri diye bir şey yoktu hayatta. Bütün saatleri durduramaz, dünyanın dönmesini engelleyemez ve zamanı geri alamazlardı. Her defasında yeni yollardan geçiyorlardı atlar, diğer hayvanlar, arabalar ve insanlar.

Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]
Erkut Taçkın 1940 yılında bir deniz subayının oğlu olarak dünyaya geldi. Babası gibi Deniz Harp Okulu’na giden Erkut Taçkın, okul hayatı sırasında Silahlı Kuvvetler Yüzme Şampiyonu oldu. 1955 yılında Genç Denizciler Orkestrası’na katılarak müzik hayatına başladı. Babasının subaylığından dolayı yurt dışına giden denizcilere plak siparişi verip bunlarla Rock&Roll’u özümsedi. Deniz Harp Okulu Orkestrası ve Erkut […]