fbpx

5a095457d3806c806838fa4a 8686643b

HAYAT GERÇEKTEN GERİDEN GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ Mİ?

Günlük yaşantımızda birçok sorun ile karşı karşıya geliriz. Bunlar ekonomik, sosyal, aile içi-arkadaşlar arası, maddi ve manevi vs. sorunlar olarak karşımıza çıkıyor. Bunlarla başa çıkmaya çalışırken ”Güzel günler yakın, iyi düşünmeye çalışacağız.” gibisinden cümleler kurmayacağım. Çünkü bu gibi söylemler hiçbir işe yaramayan sözcüklerden ibarettir. İnsanlar başkalarını kandırmak için önce kendini kandırıyor. Misal reklam kampanyası da öyle değil midir zaten? Oluşturduğu reklam görselini, kampanyasını önce kendi beğeniyor, kanıyor ve daha sonra halka ve ihtiyaç sahiplerine yayıyor. Bu sebeple kendimizi asla kandırmamalıyız. Başkalarının söylediği cümlelere değil başkalarının söylediklerine inandıklarımızı değerlendirmeliyiz.

Ortalama 60 – 70 yıllık ömrümüzün çoğu dert keder ve en önemlisi de düşünmekle geçtiği apaçık bir gerçek. Lakin her yaşam böyle değildir. Kimisi az ile yetinir kimisi çoğu isteyerek bu kısacık ömrünü fazlasını istemekle geçer. Ve bir bakmış ki ömür bitmiş. Bence zaman hızlı geçmiyor. Sadece geriye baktığımızda hızlı geçmiş gibi gözükür. Belki de bazılarının hatırlamak istemediği anılarla dolu olduğundan ve onları çıkarttığından hızlı geçmiş gibi gözükür. Kim bilir geride güzel anılar biriktirenler için zamanın hızlı geçtiğine inanmasının sebebi güzel günlerin bir gün bitecek korkusu olmasıdır.

hayata dair sozler 964b589f

Hayatın zor olduğu konusunda hepimiz hemfikiriz galiba. Türlü türlü dertlerle uğraşıyoruz. Kimisi akşam eve ekmek getirmekle meşgul, kimisinin bitmek bilmeyen zorlu okul hayatı, kimisi tek taraflı aşkın kurbanı, kimisinin tek hayali tekerlekli sandalyeden kurtulmak… Ya da herkesin acısı, derdi kadar! Biz küçükken hep büyümek isterdik. Çevreme bakıyorum da acaba hâlâ büyümek mi istiyoruz yoksa hep çocuk kalmak mı? Bana sorarsanız insan her devrini yaşamalı lakin ‘’İNSANIN İÇİNDEKİ ÇOCUK ASLA BÜYÜMEMELİ’’. Ona hep yüreğinin bir köşesinde yer vermeli ki az da olsa dertten, kederden, üzüntüden ayrı kalsın.

Hayat sürekli bir seçim hakkı sunuyor bizlere. Kimilerine altın tepsiden, kimilerine ise neyi seçse de sonucun değişmeyeceği bir tercih. Bu gibi durumlarda ben şunlara inanıyorum: Kaçtığın cehennemi cennet yapmaya çalış! İnandığın doğrular asla değişmesin! Ve önemlisi yalnız kalmaktan korkma! Sizin de hayatı daha iyi hale getirdiğiniz felsefeyi yoruma yazarak belirtebilirsiniz. Bundan sonraki hayatınızda başkalarının söylediklerine değil kendi inandıklarınız doğrultusunda yürüyerek mutlu olmanız dileğiyle…

Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

   Benim adım Ümran. Ümran Dakneş. Beş yaşındaydım. Ailemle Suriye’nin Halep kentinde, Esad rejimi yüzünden zor şartlar altında yaşarken Rusya’nın hava saldırıları sırasında evimizin yıkılması sonucu enkaz altında kaldım. Enkazdan çıkarıldığımda tenimin rengi toz yüzünden griydi. Kirpiklerime moloz yığını oturmuştu sanki. O kadar çok korkmuştum ki flaşlar her patladığında ürperiyordum. Fotoğraflarımı çekiyorlardı! Neden? Çünkü gözlerimden […]
Dede korkut hikayeleri 12 ve 14. yüzyıllar arasında Doğu Anadolu ve Azerbaycan’da yaşayan Oğuz boylarının günlük yaşamlarının olağanüstü olaylarla süslenmiş bir anlatımla anlatılan hikâyelerdir. Sonucunda halk hikâyelerden ders çıkarmıştır. Bir ön söz ve 13 hikâyeden oluşmaktadır. (13. hikâye olan “Salur Kazan’ın Yedi Başlı Ejderhayı Öldürmesi” son dönemlerde tespit edilmiştir.) 13 hikâyeden her birisi bir boy […]
Eternity And A Day (Sonsuzluk ve Bir Gün) Keder, ifade edilmemiş aşktır. Şairler sözleriyle yalnızca aşkı değil, acıyı da büyütürler. Theodoros Angelopulos‘un yönetmenliğini yaptığı Eternity and A Day filminde,  Yunan bir şair olan Alexandros’un hikâyesi de şiirlerinde olduğu gibi acıyı büyütüyor. Alexandros ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir ve hastaneye gitmeden önce son bir günü kalmıştır. […]
Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.