Biz insanlar her zaman herhangi bir konuda eksik yaşamışızdır. Bazen isteyerek, bazen istemeyerek ama en nihayetinde eksik. İstediğimiz eksiklikler çoğu zaman bizi hayata daha çok bağlar fakat bir eksiklik vardır, hayat. İnsanlar hayat diyeti yapar ya da hayattan tasarruf, yararsız. Bazen diyetin fazlası ölümdür. İşte burada bir eksiklik olur hayatta.
Birçok sebep yatar bu diyetin altında. Kimi bir gülen yüze hasret, bir selama muhtaç kalıp yalnızlık düşüncesiyle diyete son verir. Aklında kendi yıkımını oluşturur. Kimi cebindeki iki lirayı birbirine sürte sürte evine gider. İki liranın ateşinde yüreği kavrulur, sakalı beyazlar. Belki de olmamak yetememekten daha az yorucu gelir. Kimi acımasızca yerilir, duyguları düşünülmez. Laflar ağır gelir, paramparça eder ruhunu. Sevilmediğini, istenmediğini düşünür. Bırakır gider ortamı sevilenlere. Kimi sıkılmıştır bu hayattan. Her şeyi vardır, hayatı mükemmeldir, bir sürü arkadaşı vardır ama o mükemmelliğin monotonluğundan sıkılmıştır. Belki de hayatı böyle olmayanlar aklına gelmiştir. Kim bilebilir?
Bu birkaç sebep saçma gelebilir bazılarına. ”Neden?” sorusunu sordurur. Bazılarına ise duygusu ağır basar. Ne olursa olsun diyet son bulmamalı. Her şeyin bir çözümü olmalı. Gülen yüzü kendinde ara. Güldükçe etrafında gülen yüzler çoğalacak, göreceksin. Kendinle mutlu olmayı öğreneceksin, öğrenmelisin.
Cebinde kalan iki lirayla bir lirası olanı düşünmelisin. O iki liranın seninle birlikte paha biçilemez olduğunu göreceksin. Arkanda bırakacakların sana bunu gösterecek. Yeter ki sen arkanda bırakma. Biraz daha diyet biraz daha sabır sadece.
İnsanlar yargılar, söyler, atıp tutar, düşünmez. Sen de düşünmemelisin. Düşünüyorsan da düşünmeyeceksin bazen. Kafa sallayıp söylentileri öldüreceksin kafanda sadece. Bu her zaman daha iyi, senin için daha iyi çünkü var olmaya devam etmelisin.
Hayatından sıkılacaksın. Paylaşmayı dene. Paylaştıkça hayat alacaksın. Hayatında hayat yeşerecek, meyveleri mutlaka olacak. Olmayana, sen olduracaksın belki de. İki hayat diyeti, diyeti atacak ortadan.
Hayat diyeti biten bir şey değil. Ya kaybedersin hayatı ya kazanırsın. Kaybetme! O köprülerden yürüyerek geç, arabaları izle. O denizlerde, nehirlerde yüz, sadece yüz, güneşten yan. O halatları piknikte salıncak yapmak için kullan. Kullandığın haplar baş ağrını geçirsin, hastalığını atlatmanda yardımcı olsun. Hayatı doya doya ye, tıka basa olana kadar ye. Unutma kül kalır geriye, her acıdan geriye sadece kül kalır. Sen gün batımını değil, gün doğumunu izle.

Emin Soyluğan içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Emin Soyluğan içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Her sayının bir anlamı yoktur belki. İnsanlar için önemli veya önemsiz binlerce sayı, binlerce rakam pi sayısının içinde yuvarlanıp gitmektedir. Fakat bu sayının ülkemizde yaşayan her insan için önemli olması gerekmektedir. Önemli olmak zorundadır. Bu sayı Türkiye’deki Hayvanları Koruma Kanunu’nu ifade ediyor. 24 Haziran 2004’ten bugüne kadar aynı şekliyle korunmuş bir anayasa maddesi. 5199’a göre […]
Merhaba. Uzun adı Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği, kısa adı ise Gemi İnşa Mühendisliği olan bölümümü anlatmaya çalışacağım. Çoğu mühendislik bölümü gibi gemi inşa mühendisliği de içinde matematik, fizik, kimya ve özellikle matematik ve fiziğin alt dallarını içinde barındıran bir bölümdür. Özellikle mukavemet, sayısal yöntemler ve diferansiyel denklemler vazgeçilmez dersler arasındadır. Bu teorik dersleri […]
Mühendisliğin yapı taşı olan makine mühendisliğine bir şans verme zamanı gelmedi mi sizce de? Hakkında bir sürü şaka ve espri yapılmış bu disiplin hayatımızın her dakikasına dahildir. Haydi kısa bir tura çıkalım.  ”Her şey ters gidiyorsa unutma; uçak rüzgârı karşısına alarak yükselir, arkasına alarak değil.” Henry Ford Makine mühendisliği, her türlü mekanik ve enerji dönüşüm […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.