İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Edebiyat
  3. Hayallerine Dokunmak

Hayallerine Dokunmak

ying-yang

            Bekleyen, bilmektedir gidecek olanın gelmeyeceğini. Sana gelen, gitmek için gelmemiştir aslında. Zor oluyor, kalbine dokunanı bulabilmek. Sanırım bu yüzden gidiyoruz. Bu yüzden, gitmesine izin veriyoruz. Unuttuğumuz bir şeyler oluyor her zaman. Zaman alır bazen, bazı güzel şeyler. Size bu zaman hakkında bilgi vermek isterdim ama verebileceğim tek bilgi, uzun bir zaman olacağı olurdu. Farklı iki insan, ne kadar aynı olabilirdi?

            Köşeye sıkışanlar içindir gitmek, yorulanlar içindir gitmesine izin vermek. Tam tersi bir durum da söz konusu olabilir. Hangi açıdan baktığımız önemli değil, bu durumda haklı veya haksız aramıyoruz. Bu durum hakkında tartışmak, dalgalanmalara sebep olabilir. Bardağın dolu veya boş tarafından bakmak, değiştirmedi hiçbir zaman fikirlerimizi. Giden gitmeliydi, kalan kalmalıydı. Peki bekleyen ne yapmalıydı, kelebeklerin dansı ne kadar uzun sürebilirdi ki?

            Kendini tanımamak demek, hayallerini tanımamak demek. Bu bir belirsizlik ve sonsuza kadar sürebilir. Rüzgârın estiği yöne doğru yaşanan bir hayat. Kimisi bu rüzgârın büyüsüne kapılmak ister, kimisi ise zaman zaman tutunmaya çalışır herhangi bir şeye. Kalıcı bir çözüm, esen rüzgâr olmadı hiçbir zaman. Çözüm aslında belirleyici olmak. Yapman gerekeni biliyorsun ama söylendiği kadar kolay olmuyor. Eğer, hayallerine dokunmazsa yaşayamaz bir insan. Yaşıyormuş gibi olur, onun adı. Kendini yaşayamadan, başkasını yaşayamazsın. Yaşamasını bilmiyorsun ki bir başkası seni nasıl yaşasın?

            Bu yazıyı bir şeylere benzetecek olsam, bir Yin-Yang motifi olurdu. Sonsuzluktan sonraki sonsuzluk, zıtlıkların dengesi ve her şeyin kendisi ile anlam kazanabileceği. Aslında size, okyanus ve ay ruhunun dansını anlatmak isterdim. Bahsettiğim şey maalesef, siyah ve beyazı birbirinden ayırdığımız net çizgiler oldu. İyi hislere sarılamamamız, birbirimize dönüşebilme potansiyelimizi ortadan kaldırıyor. Oysaki, dünyadaki bazı gerçeklerin her zaman iki ayrı yüzü vardır: İki insan farklı olduğu kadar aynı olabilir, kelebeklerin dansı sonsuza kadar sürebilir ve yaşamasını bilmeden bir başkası seni yaşayabilir.

            Hayat, kendini tanımaya çalıştığın sürece devam edecektir. Geri dönüldüğünde ve ileri bakıldığında, çözüm bekleyen belirsizlikler her zaman var olacaktır. Yaşanan bir hayat için, rüzgârın estiği yöne doğru gitmemelisin. Sen, rüzgâr ile birlikte esmelisin.

            Hayatınıza dokunabildiğiniz kadar, hayallerinize dokunabilirsiniz. Hayatınızın arka fonunda çalan şarkı, her zaman hayallerinize dokunmanızı sağlayan en sevdiğiniz şarkı olsun.

Yorum Yap

Yorum Yap

Yorumlar (4)

  1. Sade, insanı yakalayan, güzel bi anlatım olmuş. RÜZGARIN ESTİĞİ YÖNE DOĞRU GİTMEMELİSİN. RÜZGÂR İLE BİRLİKTE ESMELİSİN..

  2. İki insan farklı olduğu kadar aynı olabilir, kelebeklerin dansı sonsuza kadar sürebilir.Güzel imgelerle sade bir anlatım olmuş.Tebrik ederim kalemine sağlık.^^

  3. Belki de kendi rüzgarını kendin estirmelisin,kendinin rüzgarı olmalısın.
    Farklı bakış açısı ile ele alınmış başarılı bir yazı.Ellerine sağlık

  4. 4 ay önce

    bekleyen bilir gidenin gelmeyeceğini ama yine de umutlarını ve isteklerini bir belkiye sığdırıp beklemeye devam eder

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir