Hamilelik döneminde bebeğin gelişimi için annenin beslenme düzeni çok önemli bir faktördür. Bu süreci doğru yönetmek için doğru besinler ile beslenilmelidir. Doktor ve diyetisyeniniz ile birlikte bu süreci sağlıklı ve keyifli şekilde atlatabilirsiniz.

Birinci Ay

Döllenen yumurta rahme iner, gelişmek için uygun bir ortam bulur ve oraya sabitlenir. 1. ayın devamında anne karnında plasenta oluşur. Plasenta, bebeğin büyüme ve gelişmesini sağlar. Anne ve zigot arasında seçici geçirgenlik görevi yapar. Yarı geçirgen özelliktedir. Antikorlar ve besin öğeleri kolayca geçer fakat bakteri ve virüslerin geçişine plasenta direnç gösterir.
Plasenta hormon üretmeye başlar ve bu hormonlar kanınıza karışır. Bu süreçte hamilelik testiniz pozitif çıkar.
4 haftalık gelişim sonunda zigot, ”blastosit” adı verilen bir top şeklini alıp rahim duvarlarına tutunur. Yaklaşık 1-2 mm boyutundadır ultrasonda görülemez.
Müjdeli haberi alır almaz anne adayı beslenme şeklini düzene sokmalıdır.
Derhal alkol ve sigara gibi tütün ürünlerini kullanmayı kesmeli, bu ürünlerin kullanıldığı ortamda bulunmamalı.
Kahve – çay ve diğer kafeinli ürünlerin tüketimini azaltmalıdır.
Tuz tüketimini sınırlamalı ve mümkün olduğunca iyotlu tuz kullanmalı. İlk 3 ay kesinlikle bitki çayı tüketmemelidir. Çünkü anne adayının rahatlamak için kullandığı bitki çayları düşük yapmaya rol açar. Özellikle rezene, zerdeçal, civan perçemi, mine çiçeği, adaçayı; kadınsal hormonları artırır. Yeşil çay ise tansiyonu yükseltir. Bu nedenle bitki çayları düşük oluşumuna sebebiyet verir.
Sağlıklı karbonhidratlar, protein, sağlıklı yağlar ve sebzeler her öğün tabağınızda dengeli miktarda bulunmalı.
Su tüketimine özen gösterilmeli. Günde en az 2.5 litre su tüketilmeli.
İlk ayda doktorunuza da danışarak folik asit tüketimine başlanmalı. Normalde folik asit gereksinimi 50 mcg iken hamilelik döneminde 600 mcg’ye kadar çıkabilir.
Folik asit bebekte; hücre yapı taşlarının, kan hücrelerinin, sinir sistemi dokularının oluşumu ve gelişiminde önemli rol oynar. B grubu vitamin olduğu için vücutta depolanamaz, her gün düzenli alınması gerekir.
Ispanak, ceviz, mercimek, kuru fasulye, avokado folik asit bakımından zengin besinlerdir.

İkinci Ay

Bu ayda zigotumuz ”fetüs” adı verilen yeni evreye geçer. Gözler tam olarak gelişmez fakat göz kapakları, deri, saç oluşmaya başlar. El ve ayaklar belirginleşir fakat parmaklar henüz gelişmemiştir. 2 aylık dönem içinde 3 gram olan fetüs, 2 ayın sonunda 8 – 12 gram arası ve 2 cm boyundadır. 2. ayın sonunda bebeği artık ultrasonda görebilirsiniz.
Bu ay bebeğin büyüme hormonu denilen ”beta HcG” adlı hormonun seviyesi kanda yükselir ve beyinde bulantı merkezini uyarır. Anne adayında bulantılar başlar. Bulantılar iştahsızlığa sebep olabilir fakat anne beslenme düzenini bozmamalıdır. Yeterli ve dengeli beslenmeye devam etmelidir. Aşırı baharatlı ve yağlı besinler bulantıyı tetikleyebilir. Bu besinlerden kaçınılmalıdır.
A vitamini mide bulantısına iyi gelir, bu sebeple bu dönem tüketilebilir. Fakat A vitamininin düşük dozda alınmasının zararlı olduğu kadar yüksek dozda alınması da bir hayli zararlıdır.
A vitamini eksikliğinde prematüre ve düşük doğum riski artmakta, mikrosefali ve görme kusurları oluşmaktadır.
Yüksek doz A vitamini ise spontane abontus (kendiliğinden düşüş), yarık damak ve konjenital kalp hastalıkları gibi bozukluklara sebep olabilir.
Havuç, kayısı, yeşil sebzeler A vitamini açısından zengin besinlerdir.
Nane yaprağı çiğnemek bulantılara iyi gelir. Nane yağı olarak da tüketilebilir.
Bu dönemde bebeğin kemik gelişimini etkileyen besinler çok önemlidir. Çünkü kemik mineralizasyonu anneden fetüse kalsiyum ve fosfor geçişi ile olur.
Süt, yoğurt, peynir, pekmez, fındık, ayva bu dönemde tüketilmesi gereken besinlerdir.
C vitamininden zengin besinler tüketmek demir emilimini artırır. C vitamini depolanamadığı için her gün düzenli alınmalıdır. Turunçgiller, brokoli, lahana; C vitamini bakımından zengin besinlerdir.
Kafeinli içecekler demir emilimini azalttığından bu dönemde kafeinli içeceklerin tüketimi kısıtlanmalıdır. Özellikle yemeklerden sonra siyah çay tüketmek demir emilimini büyük ölçüde engeller.

Üçüncü Ay

Bebeğin hızla değişim gösterdiği bu dönemde yüz hatları yavaş yavaş ortaya çıkar. 6 – 10 cm boyuta ulaşır ve 15 – 20 gram ağırlığına çıkar. Kol ve bacaklarını az da olsa hareket ettirebilir.
Bu dönemde omega 3 ve omega 6 gibi esansiyel yağ asitleri bolca vücuda alınmalıdır. Bebeğin beyin gelişimi için çinko tüketilmelidir. B12 tüketimi sinir sisteminin gelişmesinde önemli rol oynar. Folik asit tüketimi doktorun yönlendirmesine göre 600 mcg’ye kadar çıkabilir.
Peynir, badem, ceviz, bulgur bol miktarda çinko içerir.
Et, balık, peynir, yumurta bol miktarda B12 içerir.

Dördüncü Ay

Bu dönem bebeğin gelişimi için büyük öneme sahiptir. Parmak izi, saç, kaş, el ve ayak parmakları şekillenmeye başlar. 100 gram ağırlığa ve 9 -12 cm boya ulaşır. Gözler de bu ay içinde açılır. Cinsel organ 4. ayın sonunda oluşumunu tamamlar. Cinsiyet öğrenilebilir ve ultrasonda bebeğin yüzünü görebilirsiniz.
Bu ay bulantılar hafifler.
Günlük beslenmenizde 300-500 kalorilik enerji artışına gidebilirsiniz.
Doktorunuza danışarak 30-35 dakikalık hafif tempolu yürüyüşler yapılabilir. Hamileliğin bu döneminde hem bebek hem de plasentada artan kan hacmi nedeniyle daha fazla demire ihtiyaç duyulur. Demir, hücrelere oksijen taşınmasını sağlayan kandaki hemoglobinin yapısına katılır.
B6 vitamini plazma homosistein düzeyinin artmasında, kalp çalışmasının düzenlenmesinde aktif rol oynar; o yüzden bu dönem bolca B6 vitamini tüketilmeli.
İnek sütü, pirinç, kuru meyveler B6 yönünden zengin besinlerdir. B6, vücutta depolanamadığı için her gün düzenli alınmalıdır.
Dengeli A vitamini alımına devam edilmelidir.
Bu dönemde D vitamini yetersizliği annede kemik kaybına; fetüste ise doğumsal rikets, kraniotobes ve düşük kemik mineral yoğunluğu görülmektedir.
Gereksinimi gebelikte 200-400 IU’dur.
Anne bu dönemde mutlaka güneş ışığından faydalanmalıdır.
Omega 3 desteği almaya devam edilmelidir.
Ceviz, badem, soya, keten tohumu, yeşil yapraklı sebzeler; omega 3 yönünden zengindir.

Beşinci Ay

5. ayın içinde bebek sürekli hareket halindedir. Tekme atabilir, dönebilir, yer değiştirebilir. Diş köklerinin temelleri bu ay atılır. 13-16 cm uzunluğunda ve ortalama 300 gram ağırlıktadır.
Bu dönemde normal tükettiğimiz sıvı miktarına ek olarak 4 bardak daha fazla su tüketmek gerekir. Çünkü yeterli alınmayan sıvı desteği erken doğum riskini artırır.

5. ayda tiroit hormonlarının yapımı artar ve bununla birlikte iyot ihtiyacı da atar. Dolayısıyla iyotlu tuz tüketilmeye devam edilmeli ve iyot içeren gıdalar diyete eklenmelidir.
Yumurta, tavuk ve ıspanakta bol miktarda iyot bulunur.

Altıncı Ay

Bebeğin boyu 25-30 cm aralığındadır. 800 gramı geçen ağırlığa sahiptir. Kulakları, sesleri algılayabilir. Bacak, ayak ve kolları da bebeğin kontrolündedir. Henüz doğuma hazır değildir ancak birçok işlevi yerine getirebilir hale gelmiştir.
Bu dönemde bebeğin beyin gelişimi için iki tam ceviz tüketilmeli ve yeşil yapraklı sebzeleri tüketmeye önem verilmelidir.

Yedinci Ay

Bebeğin yüzü neredeyse tamamen oluşur. Bebekler için en hızlı gelişim 7. ayda gerçekleşir. Dışarıdan gelen ışığa gözlerini kırpıştırarak tepki verir. Boyu ortalama 30-40 cm olurken 1000-1800 gram arasında bir ağırlığa sahiptir. Bu aydan itibaren annede mide yanmaları başlar. Sebebi gebelik hormonlarıdır. Gebelik hormonu besinlerin sindirimini yavaşlatır ve daha yavaş emilmesine neden olur. Bu dönemde aşırı baharatlı, soslu ve yağlı besinler mide yanmasını tetiklediği için tüketiminden kaçınılmadır. Tatlı patates tüketmek bebeğin bağışıklık sistemini güçlendirir. Kemik, diş ve damarların gelişmesini sağlar.

Sekizinci Ay

Bebek 35-45 cm boya ve 2000-3000 gram ağırlığa yaklaşır. Büyüdükleri için rahimde daha çok yer kaplarlar ve daha az hareket ederler. Cilt renkleri kırmızıdan pembeye dönmeye başlar.
Kayısı son aylarda yaşanan kabızlık problemleri için etkili bir çözüm yoludur. Günde 2 tane tüketilebilir.
Su tüketimine önem verilmeli. Süt, yoğurt, kefir gibi probiyetikler diyete eklenmelidir.

Dokuzuncu Ay

Bu ay, bebekler rahimde ters pozisyonda beklerler. 45-50 cm boy ve 2700-3800 gram ağırlığa ulaşırlar. Çok yer kapladıkları için hareketleri çok kısıtlıdır. Göz renkleri koyu gridir. Gelişimini tamamlayan tırnaklar uzamaya başlar. Her an doğuma hazırdır. Bu dönemde beslenmede mümkün olduğunca gaz yapan ve basit şeker içeren besinlerden uzak durulmalı. Su içmeye azami önem verilmeli. Kramp şikayetlerinizle başa çıkmak için potasyum ve magnezyumdan zengin besinler tercih edilmelidir. Yeşil yapraklı sebzeler her öğün diyetimizde bulunmalıdır.
Ve her an doğuma hazırlıklı olunmalıdır 🙂

Öğrenci Diyetisyen Elif İnci TUTKUN

KAYNAKLAR

https://ilkadimlarim.com/anne-karninda-bebek-gelisimi
https://ilkadimlarim.com/10-maddede-hamilelik-doneminde-beslenme
https://www.bebek.com/1-ay-gebelikte-beslenme/
https://www.bebek.com/hamilelik-doneminde-folik-asit-ve-onemi/
https://www.bebek.com/gebelik-doneminde-beslenme/
https://www.bebek.com/2-ay-gebelikte-beslenme/#:~:text=S%C3%BCt%2C%20yo%C4%9Furt%2C%20peynir%2C%20%C3%A7%C3%B6kelek,gibi%20besinleri%20g%C3%BCnl%C3%BCk%20beslenmenize%20ekleyin
http://jinekoloji.com/gebeligin-2-ayinda-beslenme
https://www.bebek.com/3-ay-gebelikte-beslenme/
https://www.bebek.com/4-ay-gebelikte-beslenme/
https://www.bebek.com/5-ay-gebelikte-beslenme/
https://www.bebek.com/6-ay-gebelikte-beslenme/
https://www.bebek.com/7-ay-gebelikte-beslenme/
https://www.bebek.com/8-ay-gebelikte-beslenme/
https://www.bebek.com/9-ay-gebelikte-beslenme/
BAYSAL, Prof. Dr. Ayşe, Beslenme, 18. baskı

Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

-Şahsiyet dizisine dair spoiler mevcuttur. Tetikleyici unsurlar içermektedir.- 2018 yılına damgasını vuran ”Şahsiyet” dizisini birçoğumuz izledik. Başlarda ne olduğunu anlayamadık hiçbirimiz, sadece birkaç tahminimiz oldu. 11 bölüm boyunca hiçbir şeyden emin olamadık ancak 12. bölümünde izlediklerimiz her birimizi paramparça etti. Dizinin finalinde, 11 bölüm boyunca Agâh Beyoğlu’nun ne için onca cinayeti işlediğini tüm çıplaklığıyla izledik. […]
Dostoyevski’nin Prusya Savaşları’nda yaşadıklarını eserlerine nasıl aktardığı, Danzig cephesinde şahit olduğu dramı, Kresy cephesinde tanıştığı ilk aşkını romanlarında hangi karakterlerle betimlediği üzerine olan makalemi yetiştirmeye çalışırken arkadaşımdan gelen bir telefon akademik gündemimin alt üst olmasına yol açtı. Eski uygarlıkların dilleri üzerine uzman olan arkadaşım son iki senesini Latince üzerine bir lügat hazırlamakla geçirmekte fakat lügat […]
Elif İnci TUTKUN ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Latif BEYRELİ Kimdir? Latif Beyreli, Yükseköğrenimini, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü mezunu olarak 1986 yılında tamamladı. Yüksek lisans eğitimini 1988 yılında, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Ana Bilim Dalında “Lehcetü’l-Lügat” adlı teziyle; doktora eğitimini 1994 yılında, MÜ Türkiyat Araştırmaları […]
Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.