fbpx

Şehir uykudaydı. Karanlık bütün boşlukları doldurmaya meraklıydı. Gece bunu severdi, sessizliği. Öyle ki yüksek sesle konuşmaya cesaret edemezdiniz, fısıltıyı icat eden geceden başkası değildi.

Üstümüzü örtmeye bayılırdı. Yavaş yavaş indirirdi göz kapaklarımızı. Gece, karanlığı serbest bıraktığında, dışarıda fazla durmak istemezdiniz. Tekinsizlik de fırlamış olurdu yerinden. Gecenin çocukları, ürkütücü görünebilir fakat aslında zararsızdır.

Geceyi sevenler, uykuyla harcamak istemezdi onu. Gün doğana dek tadını çıkarmayı seçerlerdi. Gecenin gizemini tam çözdüğünüzü sandığınız an, engin güneşin tüm ihtişamıyla, sonsuz sıcaklığını paylaştığına tanık olurdunuz.

Güneş sizi büyüler, ısıtır, uykunuzu getirir, neden olur bu? Çok düşündüm. Gevşetir ve sakinleştirir. Güneş oradaysa, henüz hiçbir şey bitmemiştir. Sarı sıcak kanatlarıyla canlandırır, umut verir. Güneşin altındayken üzülmek için sebep yoktur.

Niyetim asla onları karşılaştırmak değil haşa ne haddime! İkisini de yaşamak isterken, uykuyu elinden kaçıranlardanım ben. Oysa uyku kişisel bir maceraymış. Allah sıkılmayalım diye rüyaları yaratmış. Ama ne rüyalar, bir film gibi içinde gezinirken biz, bilinçaltımız, zihnimizi şifalarmış. Herkes görevinin farkında. Herkes görevinin başında. Her şey yerli yerinde.

Gece karanlıktan korkanlar, gündüz ışıktan rahatsız olurlar. Huzursuzluk gecede, gündüzde değil, içimizde. Fakat huzursuzluk bir görevli değil bir işgalci. Onu biz davet ettik, ona yardım ettik. Biz izin vermediğimiz sürece zihnimizde barınamaz negatif düşünceler.

İçten hissedilen minnettarlık ile kaybolmayacak huzursuzluk yok bu dünyada.

Sahip olduklarımız, hayatımızı yaşanılır kılan, “Şükürler olsun ki var.” dediklerimizi şöyle bir aklımızdan geçirelim bakalım. Buna yediğimiz içtiğimizi, soluduğumuz havayı, bedensel, ruhsal sağlığımızı da ekleyelim. Öyle ya da böyle illaki şükredilecek şeyler buluruz.

Bunu alışkanlık hâline getirirsek de uykusuz geceler, yerini tatlı rüyalara bırakır. En nihayetinde geceyle gündüzü barıştırabiliriz.

Öncelikle siz, iyi ki varsınız. Ve iyi ki dedikleriniz, iyi ki varlar. Gecemiz, günümüz kadar güzel geçtiği için şükürler olsun. Bu an’ı benimle paylaştığınız için şükürler olsun.

duygucump içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
duygucump içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]
Erkut Taçkın 1940 yılında bir deniz subayının oğlu olarak dünyaya geldi. Babası gibi Deniz Harp Okulu’na giden Erkut Taçkın, okul hayatı sırasında Silahlı Kuvvetler Yüzme Şampiyonu oldu. 1955 yılında Genç Denizciler Orkestrası’na katılarak müzik hayatına başladı. Babasının subaylığından dolayı yurt dışına giden denizcilere plak siparişi verip bunlarla Rock&Roll’u özümsedi. Deniz Harp Okulu Orkestrası ve Erkut […]