fbpx

Çoğumuzun tanıdığı ve severek kitaplarını okuduğu Franz Kafka’nın da yaşamı pek sıradan değildir. Yaşamı adeta insana ders veriyor. Dostuyla olan samimiyeti, babasıyla olan ilişkisi ve diğer pek çok şey.

Severek okuduğumuz Franz Kafka romanları adeta başucu kitabımız iken Franz Kafka’nın romanlarını önemsemeyişi ve dahası.

Merak etmiyor musunuz okumaktan zevk aldığınız romanın yazarının yaşamını? Bu yazım tüm Kafka severlere..!

Franz Kafka 1883 yılının Temmuz ayında Prag’da doğdu. Hermann ve Julia Kafka’nın 6. çoçuğudur.

Öz güven öyle değerli bir şeydir ki bir insanı dünyaca tanınmış yapabilecek güce sahipken yokluğunda ünlü olmamaya hatta insanı mutsuz bir yaşama itebiliyor. Belki öldükten sonra ünlenmesinin sebebi de hayattayken yaşadıklarıdır. Öz güvensiz kişiliğinin sunduğu ölümden sonraki ünlenme. Neye yarar ki? Franz Kafka’nın yaşarken ünlü olmayışının sebebinin öz güvensizlikten kaynaklandığını düşünüyorum. Yazdığı eserleri beğenmiyordu. Belki de yazdıklarını günlük gibi görüyordu. İçini döktüğü ve zihninden geçenleri yazdığı bir günlük olarak…

Her neyse. Hani hemen hemen herkes yakın dostuna veya güvendiğine ben ölünce şunları yap şunları yok et der ya, Franz Kafka da ölmeden önce yazdığı eserlerini Max Brod isimli arkadaşına vermiş ve bunları yakarak yok etmesini istemiştir. Fakat arkadaşı bu isteği yerine getirmemiş, belki de kıyamadı ve yayınlatmayı tercih etti.

Franz Kafka Yahudi’dir. Yazının başlarında 6. çocuk olduğunu söylemiştik yani 5 kardeşi vardır. 2 erkek 3 kızdır. Fakat belki yoksulluktan belki de başka sebeplerden 2 erkek kardeşini çok küçük yaşta iken kaybetmiştir. Diğer 3 kız kardeşini ise Nazi soykırımında kaybetmiştir.

Mutsuz ve kötü bir çocukluk geçirmiştir. Agatha Christie gibi Kafka da çocukluğunda yalnızdır.Başarılarını da büyük oranda etkiler bu durum.

Babasıyla anlaşamıyordu. Araları epey kötüydü. Babasına karşı nefret besliyordu içinde ki bunu zaten eserlerini okuyanlar fark etmiştir.

Franz Kafka lise eğitimini bitirince hukuk okudu. 5 yıllık eğitimin sonrasında staj yaptı ve ceza hukukunda ilerleme yaptı.

1907 yılında Max Brod ile dost oldu ve bu dostluğun sonucunda da dünyaca ünlü bir yazar oldu.

Şanssız ve yalnız bir şekilde sürdürdüğü yaşamında hayatında birkaç tane kadın oldu. İlk sevgilisi ile iki kez nişanlandı fakat evlenmedi. Ardından bir başkasıyla mektuplaştı. Üstelik mektuplaştığı bayan evliydi fakat mektuplaşmalarıyla aralarındaki ilişkiler uzun yıllar sürdü. Son olarak da bebek bakıcısı olan bir bayanla ilişkisi oldu. Hatta ölmeden önce onun adını andı. İsmi Dora’dır.

1923 yılında rahatça eserlerini yazabilmek için Berlin’e gitti ve yerleşti. Nazilerin Çekoslovakya’yı işgal esnasında Franz Kafka’ya ait birçok belge yakılıp yok edildi. Arkadaşında olan öldükten sonra yakmasını istediği eserleri ise gözüne boş ve gereksiz gözüktü.

1917 yılının Ağustos ayında bir gün Franz Kafka’nın ağzından bir miktar kan gelir ve hastaneye gider. Doktorlardan akciğer kanseri olduğunu öğrenir. Ardından 1 yıl geçer ve ağır grip olur. Sebebi kanserin gırtlağına kadar yaklaşmasıdır. Sonucunda konuşma yetisini kaybeder. Konuşmadan 5 yıl geçirmesinin ardından 1924 yılının 3 Haziran’ında  yaşama gözlerini yumar.

Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]
CEMAAT, İSTİKRAR, ÖZDEŞLİK Cesur Yeni Dünya, teknolojinin ve bilimsel teknik bilginin kontrolünde olan bir toplumda birey düşüncesinin ve özgürlüğün olmadığı ama bunun yerine sistemin istediği biçimde yaşayıp ve düşündüğünü sanan edilgen insanların olduğu bir dünyadır. Roman, Londra merkezli ve yöneticisinin Mustafa Mont olduğu Dünya Devleti’nde geçmektedir. Dünya Devleti de diğer birçok distopik romanda olduğu gibi […]
Bildiğimiz üzere II. Dünya Savaşı’nın sonunda Soğuk Savaş süreci başlıyor ve dünya, ABD ve Sovyet Rusya’dan oluşan iki kutuplu bir düzenin etrafında şekilleniyor. Bu kutuplar arasında her alanda olduğu gibi uzay ve havacılık alanlarında da rekabet yaşanıyor ve pek çok ülke bu alanlara yönelik ajanslar kurarak gerekli çalışmalara başlıyor. Günümüzde de devam eden bu çalışmalar, […]
Bugünkü konumuz aşk konulu filmler. Birçoğumuz ki özellikle kadınların tercih ettiği bir konu olan aşk filmleri hakkında ufak bir liste yaptım. Konuya ilgili olan kişiler bu listedeki filmleri çoğu kez izlemiş ve repliklerine kadar ezberlemişlerdir diye düşünüyorum. Ben yine de bu konu hakkında fikir sahibi olmak isteyenler veya arada duygusal çöküşüşe giren herkesin izleyebileceği filmleri […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.