Adından da anlaşılacağı gibi firavunlar döneminde yaşamış hayvanlardır. İri yapılarından  ve pek çok zararlı korkunç özellikleri sebebiyle  o dönemlerde Mısırlılar tarafından kutsal olarak kabul edilmişlerdir. Çoğumuzun bildiği gibi Mısırlılar piramitleriyle ünlü. Dolayısıyla bu kutsal olarak kabul ettikleri firavun farelerini de piramitlere mumyalayarak koymuşlardır.

Firavun fareleri neyle beslenir?

Neyle beslendiğine gelmeden önce etçil bir memeli olduğunu bilmekte fayda var. Etçil olduğu için küçük memeli, kuş, balık, kertenkele, yılan, timsah yavrusu, kurbağa ve böcekle beslenmekte. Bunların yanında yumurta ve meyveyle de beslenmektedir. Yani bu bir metrelik vücut uzunluğuna sahip bir fare için çok da anormal bir durum değil gibi. Bir metrelik demişken şimdi de firavun farelerinin özelliklerine değinelim.

Zihnimizde firavun faresi canlandırırken bir metrelik vücudunun içindeki 40 cm’lik kuyruğuyla beraberken tartışmasız bir şekilde gelinciğe benzer.

Firavun fareleri kuyruksürengiller familyasındandırlar. Vücut uzunlukları 65 cm ve 40 cm kuyruklarıyla beraber yaklaşık bir metre boyuna ulaşırlar. Ayrıca zehirli bir yılanı bile öldürebilen bu farenin derisi ve postu kalın olmazsa olmazdı zaten. Bu kalınlık onu korur.

Öldürmek demişken şimdi de avlanma zamanına ve avlayış tarzına bakalım.

Bu korkunç fareler gece avlamayı severler. Dağlar dışındaki tüm Afrika’da yaşarlar yani suya kenarı olan yerlerde, nehir çevrelerinde, özellikle de Nil Nehri ve çevresinde timsah yumurtası onlar için vazgeçilmezdir. Ayrıca Nil Nehri ve çevresinde timsah yumurtasını yiyerek bölgede timsahların çoğalmasını da önlerler. Timsahın ardından kobra yılanı göze çarpıyor. Bu hayvan nasıl oluyor da kobra yılanından hiç korkmuyor? Kobra yılanının en bilinen düşmanı. Ayrıca öldürmek için yılanın başını arkadan ısırması yeterli.

Birçoğumuzun aklında ”Zehirden nasıl etkilenmiyor?” sorusu geziyordur. Cevabıysa bu farelerin DNA yapılarının nörotoksinlere dirençli oluşu. Yani zehirli bir yılan tarafından ısırılsa bile bu ısırıklardan etkilenmezler, aksine ısırdıkları canlıları etkisiz hale getirirler.

Ölümcül ısırıklarıyla tanınıyorlar. İşte Isırığı Sonucunda Bir Kadının 2017 Yılında Yaşadıkları…

2017 yılının ocak ayında Güney Afrika’da yaşayan bir kadın. Shaninlea Visser isminde ve bir çocuk annesi. 36 yaşındayken bir gün eski patronunun evindeyken parmağını firavun faresi ısırıyor ve Shaninlea bu küçük ısırığı önemsemiyor. Ancak Shaninlea bu umursamazlığın bedelini çok ağır ödüyor ve o günden sonra korkunç olaylar yaşamaya başlıyor…

Baş parmağıyla işaret parmağı arasında kalan bölgeden ısırıldı. 2 gün sonra yere yığıldı ve hastaneye götürüldü.

Isırık nedeniyle kan zehirlenmesi yaşadı. Hayati organları iflas etti. Septik şoka girdi. Shaninlea yaşadığı olayı şöyle anlattı. Ellerim alev almış gibi hissediyordum ve dayanılmaz bir acı içerisindeydim…

Doktorlar Shaninlea’nın burnunu, dudaklarını, diz altından iki bacağını ve her iki kolunu da dirseğinin altından kesmek zorunda kaldı.

İşte küçük bir umursamazlığın sonucu…

Abonelik
Bildir
guest
2 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

-Şahsiyet dizisine dair spoiler mevcuttur. Tetikleyici unsurlar içermektedir.- 2018 yılına damgasını vuran ”Şahsiyet” dizisini birçoğumuz izledik. Başlarda ne olduğunu anlayamadık hiçbirimiz, sadece birkaç tahminimiz oldu. 11 bölüm boyunca hiçbir şeyden emin olamadık ancak 12. bölümünde izlediklerimiz her birimizi paramparça etti. Dizinin finalinde, 11 bölüm boyunca Agâh Beyoğlu’nun ne için onca cinayeti işlediğini tüm çıplaklığıyla izledik. […]
Dostoyevski’nin Prusya Savaşları’nda yaşadıklarını eserlerine nasıl aktardığı, Danzig cephesinde şahit olduğu dramı, Kresy cephesinde tanıştığı ilk aşkını romanlarında hangi karakterlerle betimlediği üzerine olan makalemi yetiştirmeye çalışırken arkadaşımdan gelen bir telefon akademik gündemimin alt üst olmasına yol açtı. Eski uygarlıkların dilleri üzerine uzman olan arkadaşım son iki senesini Latince üzerine bir lügat hazırlamakla geçirmekte fakat lügat […]
Elif İnci TUTKUN ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Latif BEYRELİ Kimdir? Latif Beyreli, Yükseköğrenimini, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü mezunu olarak 1986 yılında tamamladı. Yüksek lisans eğitimini 1988 yılında, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Ana Bilim Dalında “Lehcetü’l-Lügat” adlı teziyle; doktora eğitimini 1994 yılında, MÜ Türkiyat Araştırmaları […]
Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.