2020 yılında pandeminin dünyayı sarmasıyla beraber hayatımızdaki pek çok alanda çok farklı bir döneme girdik. Gerek iş hayatımızda, bazılarımızın okul hayatında, bazılarımızın psikolojik yapısında ciddi değişikler meydana geldi. Kısacası hayatımız belirli konularda bir şekilde bu pandemiden etkilendi. Pandemi her şeyi etkilediği gibi ülke ekonomilerini ve finansal piyasaları da şüphesiz ki etkiledi. Bundan daha önceki yazılarımda çokça bahsettim, profilimden bu yazılara ulaşmak mümkün fakat bugün konuşacağımız konu biraz daha diğerlerinden farklı bir mesele. Bu yazı nesnel yargılar içermekle beraber belli yerlerde benim düşüncelerimi de içerecektir ve içinde geçen hiçbir şey, hiçbir şekilde yatırım tavsiyesi olarak değerlendirilmemelidir.

Öncelikle pandeminin dünya ekonomisini ne şekilde etkilediğini kısaca hatırlatmakta fayda görüyorum. Pandeminin ABD’de topraklarına ulaşmasıyla beraber ABD borsası ciddi bir düşüşle karşı karşıya kaldı ve bu düşüş o kadar şiddetli geçiyordu ki herkes o dönem için büyük bir ekonomik krizin geldiğinden bahsediyordu. Aslında ekonomik kriz yaşandı ve hâlâ yaşanmaya devam ediliyor fakat bu olay finansal piyasalara yansımadığı için yani borsaların düşmesine, altının, kripto paraların düşmesine sebep olmadığı için pek çok insan krizin gerçekleşmediği düşüncesine kapıldı. Öncelikle yaşanan mevcut ekonomik krizini birazcık gözler önüne sermenin herkes için iyi olacağını düşünüyorum.

MW IQ010 UNRATE 20201002152052 ZQ 904522b0

Bu grafik üzerinden ABD’nin işsizlik oranlarını görmek mümkündür. 2020 yılındaki bariz yükselişi fark etmemek neredeyse imkansız. ABD’de de bile pandemi esnasında %15 gibi işsizlik oranları görüldüyse geri kalmış ya da gelişmekle olan ülkelerin işsizlik oranlarını hayal etme işini sizlere bırakıyorum. Türkiye’ninkini de paylaşmak isterdim fakat Türkiye, pandeminin başlamasıyla beraber işten çıkarma yasağı uygulamaya başladığı için oranların yükselmesi yapay bir şekilde engellendi. Bu yüzden Türkiye’deki işsizlik oranları krizin derinliği hakkında bize bir fikir vermeyecektir. Fakat Güney Afrika’da açıklanan resmî işsizlik oranlarında %30’ları gördük ve bu hiç de hafife alınmayacak bir durum.

Elbette ortada bir kriz olduğunu göstermek için sadece işsizlik oranlarına bakmak yeterli olmayacaktır.  ABD’nin son 1 yıl içinde trilyonca dolarlık teşvik paketleri çıkarması da bu krizi önlemeye yönelik bir harekettir. Ayrıca Türkiye gibi birkaç istisnayı saymazsak dünya çapında faizlerin aşırı düşük olması da mevcut bir krize karşı koyulduğunu göstermektedir. Bakılabilecek daha pek çok parametre olmakla beraber, daha fazlasını görmek isterseniz önceki yazılarımda çokça bulunmaktadır.

Ekonomi anlamda bir kriz olduğunu kabul ettiysek finans piyasalarına odaklanalım. Ekonomik bir krizin içindeysek neden borsalar tarihî rekorlarını kırıyor, neden kripto paralar rekor üstüne rekor kırıyorlar?

Sebebi tamamen para basılmasıyla ilgilidir. Size şöyle bir soru sorayım: Bir uçak şirketi düşünün, dünyayı bir virüs sarsın ve bu şirket yasaklardan dolayı uçak kaldıramasın ama bu şirketin değeri artsın. Bu olay size mantıklı geliyor mu? Bana gelmiyor ama bu oluyor.

Bunun sebebi şöyle açıklanabilir: ABD trilyonlarca dolarlık teşvik paketleri çıkardı ve bunları para basarak çıkardı yani piyasada para bolluğu oluştu. Ortaya çıkan bu paranın bir yerlere gitmesi gerekiyor çünkü para bildiğiniz gibi dolaşan bir şeydir. Peki nereye gidecek? Siz elinize fazladan bir para geçseydi ne yapardınız? Ben olsam elimdeki fazla parayı bir yatırım aracında değerlendirirdim ve elimde duran bu fazladan paranın öylece durmasındansa değerinin artmasını tercih ederdim. İnsanların yaptığı da tam olarak budur. İnsanlar ellerine geçen fazladan parayı altın, borsa ve son dönemin yeni modası olan kripto para gibi yatırım araçlarında değerlendirmeyi tercih ettiler. Bu da her ne kadar ekonomi kötü olsa da borsaların rekor üstüne rekor kırmasına sebep oldu ve bu hâlâ bitmiş değil. Fakat dediğim şeyi unutmayın, uçakları uçmayan bir uçak şirketinin değerinin artması mantıklı bir olay değildir. Bugün yaşadığımız da tam olarak bunun örneğidir.

Burada ayrıca bir parantez açma gereği duyuyorum, o da kripto paralar içindir. Kripto paralar çok tartışmalı bir konudur ve ekonomistler arasında çok zıt fikirler vardır. Bazıları bu paraların geleceğin parası olduğunu söylerken bazıları böyle olmadığını ve birkaç sene sonrasına kadar hiç değerleri kalmayacağından bahsediyor. Kripto paralar üzerine yazdığım bir yazım da vardır, okunmasını tavsiye ederim. Kripto paralar son zamanlarda çok hızlı yükseliyorlar fakat bir şey çok hızlı yükseliyor diye ona yatırım yapmak da mantıklı olmayabilir. Bir günde herhangi bir araç %70-80 yükseliyorsa orada anormal bir durum vardır. Bir kere teknik zaten çalışmaz yani bir günde %70-80’lik yükselişten faydalandıysanız bunun sebebi iyi bir analizci olmanızdan daha çok şanslı olmanızdır. Unutulmaması gereken bir şey vardır ki çok hızlı yükselen bir şey çok hızlı da düşebilir ve insanların çoğu bunu fark edemeyip paralarının çoğunu kaybedebilirler (Bakınız GameStop). Bu yüzden kripto paralara yüksek meblağlar ile bulaşmak oldukça risklidir. Bunun yanında kripto paralar denetlenemediği için çok fazla spekülasyona ve manipülasyona maruz kalmaktadır. Bir örnek isterseniz, Elon Musk’ın twitter üzerinden attığı mesajlar ile bir coin’i dakikada %70 yükseltebildiğini belirtmek yeterli olacaktır. Elon sadece en ön plana çıkan bir isim fakat perdelerin arkasında bunu yapan çok insan var. Dolayısıyla kripto para bir yatırım aracı olarak kullanılabilir ama aynı zamanda bir şans işidir de bunu unutmamak gerekiyor. Son zamanlarda geleceğin parasal sisteminin kripto paralar üzerine kurulu olacağı gibi pek çok şey görüyoruz. Bence bu kadar kesin konuşmak doğru olmaz çünkü 2 Şubat 2021 tarihiyle beraber Hindistan’da bu paralar yasaklandı ve Avrupa Merkez Bankası başkanı da sık sık bu paraların kontrol edilmesi gerektiğini dillendirmeye başladı. Gelecekte sanal paralar önemli bir yere sahip olabilir mesela sanal bir euro veya dolar tasarlanabilir ancak ne olduğu belirsiz binlerce coin’in gelecekte ayakta durması çok zor.

Kripto paralardan bu şekilde bahsedebiliriz ancak bu yazım için önemli olan kısmı çok hızlı yükseliyor olmaları, tıpkı borsalar gibi. Borsaların ve kripto paraların arkasındaki bu yükselişin aşırı basılan paralar olduğunu ifade ettik. Bu da şu anlama geliyor: Bu piyasalar balon oldular yani hak ettikleri değerin çok üzerinde seyrediyorlar ve bu tehlikelidir çünkü her balon er ya da geç patlar. Başta ABD olmak üzere devletler, ekonomik krizle karşı karşıya kaldıklarında finansal piyasaların çökmemesi için para basmayı tercih ettiler ve böylelikle gerçekleşecek olan bir çöküşü geciktirme yoluna gittiler. Bu yolun sonu yaklaşıyor gibi geliyor. Büyük bir finansal kriz resmen kapıyı tekmeliyor ve kapıyı daha fazla tutabilecek gibi değiliz.

file 20210107 19 160gxni b4fda8e0

Bu grafik Bitcoin’in olağanüstü yükselişini gözler önüne seriyor. Borsalardaki yükseliş elbette ki bu kadar değil, zaten olması imkansız fakat borsalar da oldukça rekor seviyelerde bulunmaktalar.

Bir Cisim mi Yaklaşıyor?

Dürüst olmak gerekirse bir cisim yaklaşıyor ve küçük de bir cisme benzemiyor. Tarihteki finansal krizlere baktığımız zaman bu krizlerin pek çoğunda kriz başlamadan önce piyasalar olması gerekenden çok daha üst seviyelere gelmişlerdir. Ayrıca kriz psikolojisine baktığımız zaman tarihteki finansal krizlerde insanlar her zaman sürü psikolojisi ile hareket etmiş ve şişen bu balonları daha da şişirmişler hatta ve hatta kendilerine katılmayan kişileri “Yeni parasal sistem böyle olacak, siz yeterince bilgili değilsiniz, olanı biteni göremiyorsunuz.” gibi söylemlerle suçlamışlardır. Halbuki olanı biteni göremeyenler kendileridir. Bugün de özellikle kripto piyasası üzerinden sık sık bu söylemleri duymaya başladık. Ateşlenecek bir kıvılcım yüzünden her yer yangın alanına dönüşebilir. Tarihteki çoğu olayın bir görünen, bir de görünmeyen sebebi vardır. Örnek vermek gerekirse 1. Dünya Savaşı’nın görünen sebebi bir suikast fakat asıl sebebi sömürgecilik yarışıdır. Piyasaların şu anda o suikastı beklediğini düşünüyorum ve bir krizin yaşanmasına ihtimal veriyorum.

Kriz anında ne mi yapılır? Açıkçası basit bir cevabı vardır, parayı nakit halinde tutmak. Nakit olarak cebinizde durabilir, faizde durabilir, döviz olabilir. Kriz dönemlerinde altın da tercih edilen bir araçtır.

Son dönemde şişen piyasadan para kazanarak sizi de şişmiş piyasalara sokmaya çalışan insanlarla karşılaşabilirsiniz belki de karşılaşmışsınızdır. Dikkatli olunuz. Önce yatırım yapmayı öğreniniz. Bakınız bir insanın hiçbir bilgiye sahip olmadan piyasaya girerek para kazanması bir yetenek değil, şans işidir. Şişen piyasalarda herkes para kazanır ama büyüsüne kapılırsanız o piyasa bir gün sizi yutar. Dikkatli olunuz.

Alperen Özdemir içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Alperen Özdemir içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

-Şahsiyet dizisine dair spoiler mevcuttur. Tetikleyici unsurlar içermektedir.- 2018 yılına damgasını vuran ”Şahsiyet” dizisini birçoğumuz izledik. Başlarda ne olduğunu anlayamadık hiçbirimiz, sadece birkaç tahminimiz oldu. 11 bölüm boyunca hiçbir şeyden emin olamadık ancak 12. bölümünde izlediklerimiz her birimizi paramparça etti. Dizinin finalinde, 11 bölüm boyunca Agâh Beyoğlu’nun ne için onca cinayeti işlediğini tüm çıplaklığıyla izledik. […]
Dostoyevski’nin Prusya Savaşları’nda yaşadıklarını eserlerine nasıl aktardığı, Danzig cephesinde şahit olduğu dramı, Kresy cephesinde tanıştığı ilk aşkını romanlarında hangi karakterlerle betimlediği üzerine olan makalemi yetiştirmeye çalışırken arkadaşımdan gelen bir telefon akademik gündemimin alt üst olmasına yol açtı. Eski uygarlıkların dilleri üzerine uzman olan arkadaşım son iki senesini Latince üzerine bir lügat hazırlamakla geçirmekte fakat lügat […]
Elif İnci TUTKUN ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Latif BEYRELİ Kimdir? Latif Beyreli, Yükseköğrenimini, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü mezunu olarak 1986 yılında tamamladı. Yüksek lisans eğitimini 1988 yılında, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Ana Bilim Dalında “Lehcetü’l-Lügat” adlı teziyle; doktora eğitimini 1994 yılında, MÜ Türkiyat Araştırmaları […]
Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.