fbpx

Merhaba arkadaşlar! Bu yazımda sizlere; ülkemizdeki adalet sistemini eleştiren, senaryosunu Ferhan Şensoy’un, “Çok Tuhaf Soruşturma” adlı oyunundan uyarladığı ve yönetmenliğini, Ferhan Şensoy‘un oğlu Mert Baykal‘ın yaptığı “Pardon” adlı komedi filminden bahsedeceğim.

Filmin Konusu

Askerliğe on altı yıl geç giden İbrahim, Burdur’dan yeni dağıtım yeri Siirt‘e gitmesi gerekirken, üç günlük boşluktan yararlanıp İstanbul‘daki arkadaşı Muzaffer‘in yanına gitmek ister fakat otogarda sebepsiz yere polisten kaçan İbrahim, peşine polis takar ve arkadaşı Muzaffer’in yanına kaçar. Ancak Muzaffer’in bu olanlardan haberi yoktur. Onu içeri alır ve yemek yerler. Bu sırada polis, baskın yapar ve bu iki arkadaşı göz altına alır. Sorgulanmaya başlanan İbrahim ve Muzaffer, bu sorgulamanın sonunda işlemedikleri suçları “Nasılsa mahkemede suçsuz olduğumuz anlaşılır.” düşüncesiyle üstlenirler ama amir, bir üçüncü şahsın olduğunu söyler ve onlardan bir isim  söylemelerini ister. Bunun sonucunda İbrahim, büfecilik yapan arkadaşı Aydın’ın ismini verir ve bunun üzerine film şekillenmeye başlar.

Filmin Kadrosu

Filmin kadrosu oldukça kaliteli: Ferhan Şensoy, Rasim Öztekin, Ali ÇatalbaşZeki Alasya, Bülent Kayabaş, Erol Günaydın, Sermiyan Midyat, Parkan Özturan, Hakan Bilgin, Levent Ünsal, Şahnaz Çakıralp. Bu isimleri saydıktan sonra filmin oyunculuğu üstüne söylenecek bir söz kalmıyor. Görüldüğü gibi, tiyatro ve sinemanın duayen oyuncuları bulunmakta.

pardon bublogta

Bence filmin seyir zevki oldukça yüksek. İyi oyunculukla birlikte gelen doğallık, filmi daha da izlenesi yapıyor ve bu yaşanan absürt olaylar silsilesini daha kolay sindirmemizi sağlıyor. Ayrıca; takındığı mizahî dilin, yaptığı yargı sistemi eleştirisini daha da etkileyici kıldığını düşünüyorum. Film, yargı sistemi eleştirisinin yanında, cezaevindeki düzensizliği, liyakatsizliği ve rüşveti eleştiriyor. Bu durumu cezaevi üzerinden işlerken aslında -ne yazık ki- ülkemizin her yerinde olabilen bu durumları genel anlamda eleştiriyor. Bunların yanında film, düşündürücü, ilgi çekici ve insanı güldüren replikler de içermekte. İbrahim’in “Adalet dediğiniz o kadar da adil bir şey değil demek ki.” sözü bu düşündürücü repliklere güzel bir örnek.

Filmin senaryosunun Ferhan Şensoy’un “Çok Tuhaf Soruşturma“ adlı kendi oyunundan uyarlandığını belirtmiştik. Bu oyunun yazılış hikayesi de şöyle: Ferhan Şensoy, bir gün gazete okurken boşu boşuna 9 yıl hapis yatan bir adamın hikayesini okuyor. Boşu boşuna hapis yatan adam, “ Yanlışlık olmuş.” denilerek serbest bırakılıyor. Ferhan Şensoy ise okuduğu bu yazıyı oyuna uyarlıyor. Sonrasında ise Sinan Çetin yapımcılığında filmi çekiliyor. (Yaşanan bu gerçek olayın ayrıntılarına “Nevzat Pak”ı araştırarak ulaşabilirsiniz.)

Lafı daha fazla uzatmayacağım. Bu filmi herkese -gönül rahatlığıyla- öneririm. Eğer, eleştiri filmleri seviyorsanız “şiddetle” öneririm. Şimdiden iyi seyirler ve iyi eğlenceler.

Abonelik
Bildir
guest
3 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

   Benim adım Ümran. Ümran Dakneş. Beş yaşındaydım. Ailemle Suriye’nin Halep kentinde, Esad rejimi yüzünden zor şartlar altında yaşarken Rusya’nın hava saldırıları sırasında evimizin yıkılması sonucu enkaz altında kaldım. Enkazdan çıkarıldığımda tenimin rengi toz yüzünden griydi. Kirpiklerime moloz yığını oturmuştu sanki. O kadar çok korkmuştum ki flaşlar her patladığında ürperiyordum. Fotoğraflarımı çekiyorlardı! Neden? Çünkü gözlerimden […]
Dede korkut hikayeleri 12 ve 14. yüzyıllar arasında Doğu Anadolu ve Azerbaycan’da yaşayan Oğuz boylarının günlük yaşamlarının olağanüstü olaylarla süslenmiş bir anlatımla anlatılan hikâyelerdir. Sonucunda halk hikâyelerden ders çıkarmıştır. Bir ön söz ve 13 hikâyeden oluşmaktadır. (13. hikâye olan “Salur Kazan’ın Yedi Başlı Ejderhayı Öldürmesi” son dönemlerde tespit edilmiştir.) 13 hikâyeden her birisi bir boy […]
Eternity And A Day (Sonsuzluk ve Bir Gün) Keder, ifade edilmemiş aşktır. Şairler sözleriyle yalnızca aşkı değil, acıyı da büyütürler. Theodoros Angelopulos‘un yönetmenliğini yaptığı Eternity and A Day filminde,  Yunan bir şair olan Alexandros’un hikâyesi de şiirlerinde olduğu gibi acıyı büyütüyor. Alexandros ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir ve hastaneye gitmeden önce son bir günü kalmıştır. […]
Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.