Merhaba arkadaşlar! Bu yazımda sizlere; ülkemizdeki adalet sistemini eleştiren, senaryosunu Ferhan Şensoy’un, “Çok Tuhaf Soruşturma” adlı oyunundan uyarladığı ve yönetmenliğini, Ferhan Şensoy‘un oğlu Mert Baykal‘ın yaptığı “Pardon” adlı komedi filminden bahsedeceğim.

Filmin Konusu

Askerliğe on altı yıl geç giden İbrahim, Burdur’dan yeni dağıtım yeri Siirt‘e gitmesi gerekirken, üç günlük boşluktan yararlanıp İstanbul‘daki arkadaşı Muzaffer‘in yanına gitmek ister fakat otogarda sebepsiz yere polisten kaçan İbrahim, peşine polis takar ve arkadaşı Muzaffer’in yanına kaçar. Ancak Muzaffer’in bu olanlardan haberi yoktur. Onu içeri alır ve yemek yerler. Bu sırada polis, baskın yapar ve bu iki arkadaşı göz altına alır. Sorgulanmaya başlanan İbrahim ve Muzaffer, bu sorgulamanın sonunda işlemedikleri suçları “Nasılsa mahkemede suçsuz olduğumuz anlaşılır.” düşüncesiyle üstlenirler ama amir, bir üçüncü şahsın olduğunu söyler ve onlardan bir isim  söylemelerini ister. Bunun sonucunda İbrahim, büfecilik yapan arkadaşı Aydın’ın ismini verir ve bunun üzerine film şekillenmeye başlar.

Filmin Kadrosu

Filmin kadrosu oldukça kaliteli: Ferhan Şensoy, Rasim Öztekin, Ali ÇatalbaşZeki Alasya, Bülent Kayabaş, Erol Günaydın, Sermiyan Midyat, Parkan Özturan, Hakan Bilgin, Levent Ünsal, Şahnaz Çakıralp. Bu isimleri saydıktan sonra filmin oyunculuğu üstüne söylenecek bir söz kalmıyor. Görüldüğü gibi, tiyatro ve sinemanın duayen oyuncuları bulunmakta.

pardon bublogta

Bence filmin seyir zevki oldukça yüksek. İyi oyunculukla birlikte gelen doğallık, filmi daha da izlenesi yapıyor ve bu yaşanan absürt olaylar silsilesini daha kolay sindirmemizi sağlıyor. Ayrıca; takındığı mizahî dilin, yaptığı yargı sistemi eleştirisini daha da etkileyici kıldığını düşünüyorum. Film, yargı sistemi eleştirisinin yanında, cezaevindeki düzensizliği, liyakatsizliği ve rüşveti eleştiriyor. Bu durumu cezaevi üzerinden işlerken aslında -ne yazık ki- ülkemizin her yerinde olabilen bu durumları genel anlamda eleştiriyor. Bunların yanında film, düşündürücü, ilgi çekici ve insanı güldüren replikler de içermekte. İbrahim’in “Adalet dediğiniz o kadar da adil bir şey değil demek ki.” sözü bu düşündürücü repliklere güzel bir örnek.

Filmin senaryosunun Ferhan Şensoy’un “Çok Tuhaf Soruşturma“ adlı kendi oyunundan uyarlandığını belirtmiştik. Bu oyunun yazılış hikayesi de şöyle: Ferhan Şensoy, bir gün gazete okurken boşu boşuna 9 yıl hapis yatan bir adamın hikayesini okuyor. Boşu boşuna hapis yatan adam, “ Yanlışlık olmuş.” denilerek serbest bırakılıyor. Ferhan Şensoy ise okuduğu bu yazıyı oyuna uyarlıyor. Sonrasında ise Sinan Çetin yapımcılığında filmi çekiliyor. (Yaşanan bu gerçek olayın ayrıntılarına “Nevzat Pak”ı araştırarak ulaşabilirsiniz.)

Lafı daha fazla uzatmayacağım. Bu filmi herkese -gönül rahatlığıyla- öneririm. Eğer, eleştiri filmleri seviyorsanız “şiddetle” öneririm. Şimdiden iyi seyirler ve iyi eğlenceler.

Abonelik
Bildir
guest
3 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
–İsmin ve işin nedir? +Atamert Yavuz. Amatör lig futbolcusuyum. Bilmiyon mu bunu zaten, bu ne iş ben anlamadım? –İşinden memnun musun? +Memnunum… Memnundum, pandemi girdikten sonra çocukluk aşkım olan futboldan yaklaşık 10 aydır uzak kaldım. Senin dırdırınla yaşamayı bilmiyorsun sen… –Bu seni hangi yönlerden etkiledi? +Bu beni maddi manevi her yönden etkiledi. Virüs yüzünden işsiz […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]
Babamın hayatını bir okuyun! 90’larda gençlik nedir bir de bu ağızdan bir dinleyin… 7 kardeş, bir yer yatağında geçirilen yıllara kulak verin… Bahçeli bir 3 odalı evin içinde geçirilen ve herkesi ayrı yola sürükleyen bir hikayedir bu. Şimdi baksak her yerde birini görürsünüz bu evden. Kuytu köşede hastalıktan kıvranan bir kız kardeş, İstanbul’da hayat yaşayan […]

İlgini Çekebilir

Khaled Hosseini ile geçen sene “Uçurtma Avcısı” kitabını okuyarak tanışmıştım. O zamanlar o kitabı o kadar beğenmiştim ki daha iyi bir dram kitabı yazılabileceğini düşünemiyordum. Ta ki “Bin Muhteşem Güneş” kitabını okuyana kadar. Yine bir savaş hikâyesi. Kaybolan hayatlar, yaşanılmayan çocukluklar, savaşların sonucunda en ağır bedel ödeyen kadın ve çocuklar… İlk sayfasından itibaren bir an […]
Birçok şeyden nefret ederim. Özellikle kontrolümde olmadan hayatımı doğrudan etkileyen şeylerden… Doğduğumuz coğrafya bunlara örnek olarak gösterilebilir. İnsanların karakterlerini ve davranışlarını aslında gerçek olmayan şeylere dayandırmasından da nefret ediyorum. Titiz olmanız, liderlik özellikleri göstermeniz ya da uyumlu veya uyumsuz olmanızda yıldızların hiçbir etkisi yok! Biriyle anlaşıp anlaşamamanız, burcunuzun uyumlu olmasından değil. Hayat görüşlerinizin ve ilgi […]
İki gün önce, Spotify kullanmaya başladığım 6 Temmuz 2017 tarihinden bu yana en çok hangi şarkıyı dinlediğime baktım. Çıkan sonuç sürpriz değildi. Losing My Religion… 1990 yılının Eylül ve Ekim ayları arasında kaydedilen ve 1991 yılında yayınlanan Losing My Religion, R.E.M grubunun Out of Time albümünün ilk teklisidir. Albümü başarıya ulaştırmış ve grup için önemli […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.