fbpx

“Demek buradasın!” sesiyle aniden irkilmiştim. Kimseyi beklemiyordum, kimsenin beni bulmasını beklemiyordum. Sırtım kendisine dönüktü, istifimi bozmadım. Hafif adımlarının sesi git gide yaklaşıyordu. Yavaşça yanımdaki pozisyonunu aldı ve benimle birlikte şehri izlemeye koyuldu.

Tuhaf sessizlik birama uzanmasıyla son buldu. “Sen içmezsin dostum.” dedim. “Sen de içmemelisin.” dedi. Aldırış etmedim çünkü o ben değildi, anlayamazdı.

Bir anda parmağıyla sokakta yürüyen insanları işaret ederek “Şunlara baksana, ne kadar da küçükler.” diye söylendi. “Bu kadar küçük olduklarının farkındalar mı acaba?” diye sordum. “Koşuşturmalarından kim olduklarının bile farkında değiller.” diye cevapladı.

Ve devam etti: “Hepsi birbiriyle yarışa tutulmuş, amansız bir kapışma içindeler. Bazısı iyi bir üniversite kazanmak için, bazısı iyi bir iş bulmak için, bazısı güzel bir kadınla evlenebilmek için. Hep bir yarış ve kazanma zorunluluğu.”

Hayatım kötü bir hâl aldığında hep aklımda olan eski dostum, bu sefer de haklıydı. Biramı havaya kaldırıp “Toplum içinde erimekte olan bireye!” diyerek uzun bir yudum aldım.

En azından toplum bizi dışladığı için şanslıyız dostum, diye ekledim. Heybetli bir şekilde “Kendini benle karıştırma; ben senin gibi değilim, senin kadar özgür değilim.” dedi. Haklıydı, benim gibi değildi.

Bir kere kaybedecek çok şeyi vardı; bağlı olduğu insanlar, mutlu olduğu bir yuva, bir iş ve daha fazlasına sahipti. Eleştirdiği toplumun istese de istemese de kendisi de bir parçasıydı. Ama en azından bazı şeylerin farkındaydı. Bu farkındalık belki de hayatın sunamadığı imkânlar yaratabilirdi.

Öte yandan bazı şeylerin ise farkında değildi. Elindekilerin değerinin farkında değildi. Ezmekten ziyade ezilmenin nasıl bir şey olduğunun farkında değildi. En çok da benim gibi biri olmanın farkında değildi.

Hoş sohbet için teşekkürler eski dostum. Umarım ki benden çok kendine odaklanırsın çünkü benim varlığım muallak. Ayağa kalktım, şehrin ışıkları gözümde parlıyordu. Birden gök gürledi ve yağmur çiselemeye başladı. Yüzümdeki tilki gülüşünün sebebi olan yağmur, gökyüzünün ağlamasıydı benim için. Birada kalan son yudumu içip kendimi sırtüstü bu şehrin sokaklarına bıraktım. Eski dostumun silüeti giderek bulanıklaşıyordu. Artık ben de küçülüyordum dostumun yani geçmişimin gözünde.

selcukbey içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
1 Yorum
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
selcukbey içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]
Erkut Taçkın 1940 yılında bir deniz subayının oğlu olarak dünyaya geldi. Babası gibi Deniz Harp Okulu’na giden Erkut Taçkın, okul hayatı sırasında Silahlı Kuvvetler Yüzme Şampiyonu oldu. 1955 yılında Genç Denizciler Orkestrası’na katılarak müzik hayatına başladı. Babasının subaylığından dolayı yurt dışına giden denizcilere plak siparişi verip bunlarla Rock&Roll’u özümsedi. Deniz Harp Okulu Orkestrası ve Erkut […]