fbpx

Adamlar tüm sistemi kendi kitaplarında kaleme almışlar. Sana anlatayım müsaitsen.

Zamanında çok kısa sürede popüler olan bir aksiyon dizisi vardı. Olaylar o dizinin ardından başlıyor. Sahipler -kendilerini bu şekilde isimlendiriyorlar- sadece tüm insanların ilgisini çekecek bir şey bekliyor. O da malum dizi. Önce diziyle alakalı bir uygulama yapıyorlar. Reklamlar, görüşmeler derken sanki dizinin orijinal sayfası oluyorlar. Ardından mobil uygulamayı piyasaya sürüyorlar. Bu uygulama telefona yüklendiği an kurbanları olmaman imkânsız demektir.

Uygulamayı indirmeye teşvik eden en büyük özelliklerden birisi de uygulamadan para kazanabiliyor olmak. Uygulamadan para kazanabilmen için en az iki kişiyi bu uygulamayı indirmeye ikna etmen gerekiyor. Asıl mesele uygulamanın indirilmiş olması zaten, kullanılmasa da olur. Ayrıca uygulama silinse bile etkisi devam ediyor ki silen kişiler yok denecek kadar az. Eğer arkadaşlarının içinde uygulamayı kullanmayan yoksa ve sen de para kazanma özelliğini açmak istiyorsan uygulamayı indirmeyen kişilerin yaklaşık konumlarını sana bildiriyor.

İlerleyen zamanda uygulamadan bağımsız zannedilen bir mesaj her cihaza gönderiliyor. Görev içerikli basit mesajlar bunlar. Mesaj gönderilen kişinin HES kodu sayesinde nerede olduğu bilindiği için konumuna uygun mesaj atılıyor. Hastane, alışveriş merkezi, okul, devlet kurumları fark etmeksizin bu mesajlar gönderiliyor. Varsayalım ki kullanıcı alışveriş merkezinde, sahipler gönderdikleri mesajda bulunduğu alışveriş merkezinin ismini de anarak her şeyden haberdar olduklarını belli ediyorlar. Bunu gören kullanıcı artık kontrolün elinden çıktığını düşünüyor. Mesajın kaynağının da indirdiği uygulama olduğu aklına bile gelmiyor. Ne de olsa basit bir dizi uygulaması.

Basit görevleri yapmaya başlayan kullanıcı neredeyse tamamıyla kendini teslim etmiş durumdadır. Ardından yavaş yavaş artan görev zorluğu insanların umurunda olmuyor. Ne görev verilirse yapıyorlar. Herkesi saran bu toplu görevlere dur çağrısında bulunanlar olsa da kimse onları dinlemiyor. Kullanıcıların içinde bir grup insan, onların da görevlerini yapan insanlar olduğunu söylüyor. Bunu söyleyenler tabii ki de sıradan kullanıcılar değil, puanları yüksek kullanıcılar, maskesiyle takılan sahiplerin görevlileri. Zaman içinde sadece görev verenler ve görevi üstlenenlerin var olduğu zannedilen bir toplum ortaya çıkıyor. İtiraz etmek fayda etmiyor artık. Toplumu elinde döndüren sahipler, artık dolaylı yoldan en zengin kesim oluyor. Tabii temkinli adım atmaları gerektiğini de bildiklerinden sunulan her görevde diken üstünde duruyorlar. Artan görev zorluğuna göre para alan kullanıcı, görev sunanların teslim ettiği karttan parasını kontrol edebiliyor.

Sunulan görevlerin sonuna doğru kazandığı tüm parayı ve birikimlerini verilen adrese göndermesi isteniyor. Eğer bu ağır görevi yaparsa kullanıcıya teslim ettiği ücretin üç kat fazlasını temin edeceklerini söylüyorlar. Güvenlerini tapar derecesinde teslim etmişler ya, kullanıcıların tamamına yakını görevi yapıyor. Sahipler vaatlerini yerine getirip kullanıcıya ödediği ücretin üç katını ödüyor. Bunu gören görevden çekinen kesim süre bitmeden önce gözü kapalı şekilde elinde avucunda ne varsa veriyor. Onlar da aynı muameleyle karşılaşıyor. Kullanıcı her şeyi bırakıp mesaj gelmesini bekleyen bir robot olmuştur artık. Zorlu görevin ardından tatlı ve basit birkaç görev daha yaptırılıyor. En son görev olduğu söylenmeyen görevde ise zorlu görevin aynısı tekrar karşılarına çıkıyor. Kullanıcıların tamamı görevi eksiksiz yapıyor. Aradan geçen bir hafta sonra farklı konumlardaki maskeli kullanıcılara ödeme gerçekleşiyor. Bu haberin hızlıca yayılmasının ardından tüm halk son bulmayacak bir bekleyiş içine giriyor.

@HLTYNR içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
@HLTYNR içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]
Erkut Taçkın 1940 yılında bir deniz subayının oğlu olarak dünyaya geldi. Babası gibi Deniz Harp Okulu’na giden Erkut Taçkın, okul hayatı sırasında Silahlı Kuvvetler Yüzme Şampiyonu oldu. 1955 yılında Genç Denizciler Orkestrası’na katılarak müzik hayatına başladı. Babasının subaylığından dolayı yurt dışına giden denizcilere plak siparişi verip bunlarla Rock&Roll’u özümsedi. Deniz Harp Okulu Orkestrası ve Erkut […]