fbpx

Çözemediğim bazı sorunlarım var, ağlayamadığım bazı anlar, gülemediğim bazı espriler ve söyleyemediğim birkaç sözüm var. Sorunun bende olduğunu biliyorum, çok düşünüyorum. İkilemdeyim, belki iki kişiyim biliyorum. Arkadaşlarım hep çok enerjik, çok mutlu olduğumu söyler, ailemse tam tersi çok melankolik olduğumu. Ara ara zaten modum düşer, sık görüştüklerim iyi bilir. Fark edilir zaten ama niye düştüğünü asla söyleyemem. Abarttığım düşünülür, anlaşılmam diye işte. Çok konuştuğum anlar da vardır ve iki katı sustuğum anlar. Ne kadar konuşursam o kadar da içimde kalır bir şeyler her zaman. Genelde de zaten yalnız kaldığımda melankolik olur, yalnızlığa hemen ayak uydururum. Zaten ayak uydurmak hep daha kolaydır benim için. Çünkü daha fazla hayata karşı gelmek istemem. Bir söz var: “Dünya size sırtını dönerse siz de ona dönün.” diye. Bunu kabul etmiyorum. Direniyorum, diretiyorum ve bekliyorum hâlâ. Neyse sadece şu anlaşılsın istiyorum; dünyaya ait hiçbir şey istemiyorum. İstediğim tek şey duygular.

Duygular kaybolur mu? Kayboluyor işte bazen. Belki de ben kaybediyorum kafamın içindeki duygu selinden. Değerleri, sevgileri, saygıları…

Her zaman insanlara çok değer vermekten kaybettim zaten. Kaybettim ama hiç vazgeçmedim. “İyilik yap denize at.” sözünü çok benimsedim. Asla düşünmedim kendimi, düşünmediğim kadar çok düşledim ama. Düşledikçe gerçeklikten uzaklaştım ve birçok gerçeği görememeye başladım. Görememek suç mu? Yüreğiyle bakmalı insan demiş ya Küçük Prens’in tilkisi, kaç kişi kaldık yürekli?

İnsanın gerçekten yüzüne yansıyormuş hisleri. Mutluluğu, mutsuzluğu, heyecanı, aşkı, korkusu, endişesi… Hani derler ya “rengin solmuş” veya “yüzüne renk gelmiş” öyle işte. Kolumdaki böceğe bağırmadım mesela bugün. Korkmadım. Belki size basit gelebilir ama eskiden olsa görür görmez korkudan ağlıyor olurdum, o derece. Bugün ise sakince silkeledim ve uzaklaştırdım. Korkmam gereken daha gerçek şeyler varmış çünkü hayatta. Heyecan yapmam gereken daha farklı ve heyecanlı şeyler. Sevgimi tüketmemeliymişim mesela, sevgi tükenir mi? Tükenmez bence ama yorulur, bunun garantisini verebilirim. Bazen yanlış sevmek yorar. Gereğinden fazla sevmek yorar, oysa ne gariptir ki her zaman fazla severim…

Sevmem gereken daha fazla insan var, heyecanlanmam gereken daha fazla olaylar, korkmam, endişelenmem gereken nice kaygılar… Hepsini yaşamaya ömrüm de, isteğim de var.

Sana da birkaç sözüm var:

Takılıp kalma üç beş soruna. Aç bir müzik ve gir başka bir yola. Bırak bilme rotayı, sonu başı ortası. Sev yeter ki sürekli olsun sevgi, dans etmeyi asla bırakma yorulursun durunca. Düşün her şeyi ama yaşa korkmadan, geçsin anılar iyi kötü, olan olmuş dersin, toparlarsın gerisini. Bir de terk etme hiçbir yeri, işgal de etme kimsenin yüreğini. Olması gereken oluyormuş bir zaman sonra belli ki.

Gülten Rana içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
4 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Gülten Rana içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Eternity And A Day (Sonsuzluk ve Bir Gün) Keder, ifade edilmemiş aşktır. Şairler sözleriyle yalnızca aşkı değil, acıyı da büyütürler. Theodoros Angelopulos‘un yönetmenliğini yaptığı Eternity and A Day filminde,  Yunan bir şair olan Alexandros’un hikâyesi de şiirlerinde olduğu gibi acıyı büyütüyor. Alexandros ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir ve hastaneye gitmeden önce son bir günü kalmıştır. […]
Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]
CEMAAT, İSTİKRAR, ÖZDEŞLİK Cesur Yeni Dünya, teknolojinin ve bilimsel teknik bilginin kontrolünde olan bir toplumda birey düşüncesinin ve özgürlüğün olmadığı ama bunun yerine sistemin istediği biçimde yaşayıp ve düşündüğünü sanan edilgen insanların olduğu bir dünyadır. Roman, Londra merkezli ve yöneticisinin Mustafa Mont olduğu Dünya Devleti’nde geçmektedir. Dünya Devleti de diğer birçok distopik romanda olduğu gibi […]
Bildiğimiz üzere II. Dünya Savaşı’nın sonunda Soğuk Savaş süreci başlıyor ve dünya, ABD ve Sovyet Rusya’dan oluşan iki kutuplu bir düzenin etrafında şekilleniyor. Bu kutuplar arasında her alanda olduğu gibi uzay ve havacılık alanlarında da rekabet yaşanıyor ve pek çok ülke bu alanlara yönelik ajanslar kurarak gerekli çalışmalara başlıyor. Günümüzde de devam eden bu çalışmalar, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.