Anlatılacakların hepsini anlatmıştım ya
Sen yoktun
Ben evde tek başına
İlk başta suya girememek donumla
Ve neşesi az anne eli
Suyun yosun olmuşluğundan kokusu
Ve elin hep inceliği küçüklükten beri
Şimdiyi en çok da şimdiyi şu anda belimi kıvrımlaştırıyor
Evin içerisinde saklambaç oynamalar
Bulmasın beni babam oyun kaybetmemeye
Kaçmak dizimi yorsa da
Belimdeki izler, kayaların düşmesi ve bakması
Hayata gülümseyerek
Ortalarda isyan, isyan ve yine isyan
Gülün dikeni bile ancak bana batar
Ve ekmek bitmez gönlümde
Bir gül nedense, ne hikmetse bitmeye meyilli
Ben korkak bir Anadolu çocuğuyum tabii
Aniden gelen başıma bir damla
Şıp şıp şıp
Sonra ve sonra ve şimdi
Sen yoktun ya
Anlatılacakların hepsini ben
Evde tek başına
Duvarlar üç metre ve iki metre diye ayrıldı
Bir bütün ekmek, iki şekerli kahve, bir çift ve bir tabak çorba
Anlatmıştım ya hepsini
Tek başına
Konuşulur ve konuşulur isyandan kavgadan sıkılmak ve yine kargaşa
Sen, dinlememiş olmak ve üzüntü
Anlamamanın verdiği ehemmiyet
Kusurun verdiği saplantı ve her yerde
Aranan bir tutam mutlu
Ben bana verilen bunaltı
Pencerenin önünde izlemekte kalabalığı
Ayırmak somutu ve soyutu
Yüreğime yerleştirmek ve karakterime
Dışarıda binlerce hayvanoğlu
Bir gün evde ilk defa tek başına
O gün olmalıydın yanımda
Sen yoktun ya
Ben dizlerim titreyerek çekmiş yorganı
Üstüme cehennem bedenimde
Güller ve dikenler, arada toprak
Kusuru atılmış, kalmış üstümde
Sonra ve yine sonra
Ben anlatmıştım da sen yoktun ya
Evde tek başına
Geldin şimdi gitmemek mi üzre
Korkuyorum korkuyorum çünkü duvarlar üzerime
Kediler yıkılacak annesi oradan oraya
Öykü yazmak istiyor ve biraz sarılmak
Ben ben sadece senin gitmemen üzre makaleler
Anlatıyorum anlatacağım anlatılacakları
Sen yoksun ya
Korkuyorum
Çoğulluyorum ellerimdeki kelimeleri
Üç metreler, iki metreler, duvarlar
Ekmekler, kahveler, çiftler, çorbalar
Ben tekim ya evlerde
Sen yoksun ya
Ben anlatıyorum ya
Bağlaç oluyorum kelimeler arasına
Söylüyorum ve söyleyeceğim
Adına makaleler yazıyorum ben
Gitmemen üzre adını küçük harflerle yazıyorum şimdi
Anlatıyorum
Dinlememen üzre
Evde tekim ya
Yorgan da artık şekil değiştirmekte
Kahveler, ekmekler, çiftler, çorbalar
Tadı ağzımda tabii
Dişlerim ellerim aydınlıktan
Beklemek sararmış ve susamış avuçlarım
Günler, aylar, seneler, bir çerçeve içinde
Anlatıyorum ya anlatılacakları
Yakında bir ses bir de gölge
Duvarlar
Tık tık tık…

Bilal Ay içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Bilal Ay içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

-Şahsiyet dizisine dair spoiler mevcuttur. Tetikleyici unsurlar içermektedir.- 2018 yılına damgasını vuran ”Şahsiyet” dizisini birçoğumuz izledik. Başlarda ne olduğunu anlayamadık hiçbirimiz, sadece birkaç tahminimiz oldu. 11 bölüm boyunca hiçbir şeyden emin olamadık ancak 12. bölümünde izlediklerimiz her birimizi paramparça etti. Dizinin finalinde, 11 bölüm boyunca Agâh Beyoğlu’nun ne için onca cinayeti işlediğini tüm çıplaklığıyla izledik. […]
Dostoyevski’nin Prusya Savaşları’nda yaşadıklarını eserlerine nasıl aktardığı, Danzig cephesinde şahit olduğu dramı, Kresy cephesinde tanıştığı ilk aşkını romanlarında hangi karakterlerle betimlediği üzerine olan makalemi yetiştirmeye çalışırken arkadaşımdan gelen bir telefon akademik gündemimin alt üst olmasına yol açtı. Eski uygarlıkların dilleri üzerine uzman olan arkadaşım son iki senesini Latince üzerine bir lügat hazırlamakla geçirmekte fakat lügat […]
Elif İnci TUTKUN ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Latif BEYRELİ Kimdir? Latif Beyreli, Yükseköğrenimini, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü mezunu olarak 1986 yılında tamamladı. Yüksek lisans eğitimini 1988 yılında, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Ana Bilim Dalında “Lehcetü’l-Lügat” adlı teziyle; doktora eğitimini 1994 yılında, MÜ Türkiyat Araştırmaları […]
Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.