fbpx

Derinlerden Üzgün Bir Balık “Blobfish”

Doğamızdaki hayvanlar, her ne kadar birbirleri ile benzerlik gösterse de bazıları özellikleri ile ön plana çıkar ve diğerlerinden ayrılırlar. Bazıları tavus kuşu veya papağan gibi wp4042524 b7a9c1e1rengârenk görüntüsüyle insanın gözünü kamaştırırken bazıları timsah veya kara mamba gibi vahşi görüntüsüyle insanın gözünü korkutur. Bazıları ise çirkinliği ile ün sanmıştır. Bunlardan en meşhuru nitekim yapılan gayri resmi bir oylama sonucu “Dünyanın En Çirkin Hayvanı” adı altında seçilen damla balığı olarak bilinen “blobfish”dir. Bu çirkin sevimli hayvanımız dış görünüşü ile insanların ilgisini çekmeyi başarmıştır. Mükemmel bir sindirim sistemine sahip olan damla balığı, genel olarak küçük balıklarla, yengeçlerle ve ıstakozlarla beslenmektedir. Bilim adamlarınca, damla balıklarının üreme döneminde bıraktıkları on binlerce yumurtadan sadece %2’lik bir kısmının yetişkinlik dönemine ulaştığı düşünülmektedir. Daha çok Yeni Zelanda ile Tazmanya civarında ve Avustralya’nın güneydoğusundaki adalarda yaşadığı bilinmektedir. Çirkinliğinden utandığından değildir umarım ki damla balığı denizin yaklaşık olarak 900 metre kadar derininde yaşarlar. Bu sebepten ötürü insanlar tarafından pek görülmemektedir. Damla balığının kasları yoktur ve vücutları çok sert olmadığından okyanusun derinliklerinden suyun yüzeyine doğru çıkmaları enerji harcamadan kolaylıkla olur. Yavaş hareket etmelerini sağlayan ince yüzgeçlere ve karanlıkta görmelerini sağlayan gözlere sahip olan damla balığının dokusu ise akışkan jelimsi kıvamdadır. Üstelik sudan çıkartıldığı zaman görünüşü jelatinli daha garip bir hâl almaktadır (Sudaki basıncın azaldığından dolayı). Gözleri, ağzı ve burunları itibarıyla üzgün bir insan yüz ifadesi izlenimi vermektedir. Eti yenilmeyen bu balığın boyu ise 25 santimetreye kadar çıkabilmektedir. Etinin yenilmemesine rağmen ne yazık ki doğada nadir bulunan bu canlı türü nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Damla balığının bu tehlikeyle karşı karşıya kalmasının nedeni, balıkçıların ağlarına yanlışlıkla takılıp ölmeleridir.

Çirkinler De Korunmalı!

Çirkin Hayvanları Koruma Derneğinden biyolog ve televizyon sunucusu Simon Watt BBC’ye kampanyanın garip ve mükemmel diğer türlere dikkat çekmesinden umutlublobfis animation 391e7764 olduğunu söyledi. Watt: “Geleneksel koruma yaklaşımımız egoistçe. Panda gibi yalnızca sevimli gözüken hayvanları koruma altına alıyoruz. Ne kadar çirkin olurlarsa olsunlar önemli olan hayvanların yaşam alanlarını korumamız gerektiği.” dedi. Dernek, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan ancak “pandalar kadar sevimli olmadığı için” korunmaya alınmayan hayvanlara dikkat çekmek için bir oylama düzenledi. Herkesin katılabildiği oylamaya destek veren komedyenler kendilerine propagandasını yapmak üzere bir hayvan seçerek Youtube’a seçim kampanyası videolarını yükledi. Newcastle’daki İngiliz Bilim Festivali’nde açıklanan sonuçlara göre damla balığı 10 bin oy alarak “dünyanın en çirkin hayvanı” unvanını kazandı. Akışkan bir jel gibi görünen bu dostumuz Çirkin Hayvanları Koruma Derneği’nin de maskotu olacak. 

Derneğin dünyanın en çirkin hayvanı olarak damla balığını seçmesini ben hatalı buluyorum. Nitekim damla balığı büyük ölçüde haksız bir yargı altında. Bu balık türü su altında bana oldukça çekici geliyor. Onları sudan çıkmış görünümleri ile yargılayacaklarsa, kendilerini okyanusun dibinde hayal etsinler. Vücutları yumrulu bir hâl aldığında biz de “Dünyanın En Çirkin İnsanı” olarak seçebiliriz. Tabii ki şaka bir yana ister çirkin olsun ister sevimli hiçbir hayvan yahut canlı diyelim nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıyayken yalnız bırakılmamalı ve bu konuda insanların sorumluluk sahibi olması gerekmektedir. Dernek ile bu konuda hemfikirizdir umarım.

selcukbey içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
selcukbey içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Eternity And A Day (Sonsuzluk ve Bir Gün) Keder, ifade edilmemiş aşktır. Şairler sözleriyle yalnızca aşkı değil, acıyı da büyütürler. Theodoros Angelopulos‘un yönetmenliğini yaptığı Eternity and A Day filminde,  Yunan bir şair olan Alexandros’un hikâyesi de şiirlerinde olduğu gibi acıyı büyütüyor. Alexandros ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir ve hastaneye gitmeden önce son bir günü kalmıştır. […]
Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]
CEMAAT, İSTİKRAR, ÖZDEŞLİK Cesur Yeni Dünya, teknolojinin ve bilimsel teknik bilginin kontrolünde olan bir toplumda birey düşüncesinin ve özgürlüğün olmadığı ama bunun yerine sistemin istediği biçimde yaşayıp ve düşündüğünü sanan edilgen insanların olduğu bir dünyadır. Roman, Londra merkezli ve yöneticisinin Mustafa Mont olduğu Dünya Devleti’nde geçmektedir. Dünya Devleti de diğer birçok distopik romanda olduğu gibi […]
Bildiğimiz üzere II. Dünya Savaşı’nın sonunda Soğuk Savaş süreci başlıyor ve dünya, ABD ve Sovyet Rusya’dan oluşan iki kutuplu bir düzenin etrafında şekilleniyor. Bu kutuplar arasında her alanda olduğu gibi uzay ve havacılık alanlarında da rekabet yaşanıyor ve pek çok ülke bu alanlara yönelik ajanslar kurarak gerekli çalışmalara başlıyor. Günümüzde de devam eden bu çalışmalar, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.