Geçmişten günümüze her zaman daha fazla topraklara sahip olmak isteyen insanoğlu başka insanların yerlerini almak için kimi zaman da başka nedenlerden dolayı savaşmak zorunda kalmıştır. Çoğu zaman bölgesel kalan savaşlar kimi zaman ise bütün dünyayı etkilemiştir.

Kadeş Savaşı ve Barış Antlaşması – MÖ 1274

Milattan önce 1274 tarihinde 2. Ramses ile Muvatalli arasında Kadeş önünde büyük bir meydan savaşı yapılmış ve Kadeş Barış Antlaşması ile sonuçlanmıştır. Bu antlaşma dünya tarihinde eşitlik ilkesine dayanan en eski antlaşmadır. Ayrıca kralın mührünün yanında kraliçenin mührü de vardır. Boğazköy kazılarında kil tablet olarak bulunmuş olup İstanbul Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir. Ayrıca Hattuşa’da bulunan çivi yazılı tabletin büyütülmüş kopyası New York’ta birleşmiş milletler binasında asıllıdır.

kadesantlasmasi bublogta

Yüzyıl Savaşları – 1437-1453

Yüzyıl Savaşları 14 ve 15. yüzyıllarda İngiltere ve Fransa krallıklarının arasında, belirli aralıklarla devam eden savaşlardır. Bu iki krallık arasında 12. yüzyıldan sonra ilk yüzyıl savaşı olarak adlandırılan savaş olmuş ve 1259 Paris Antlaşması ile geçici olarak barış sağlanmıştır. Asıl ”Yüzyıl Savaşları” olarak adlandırılan mücadele 1337-1453 yılları arasında meydana geldi. Herhangi bir barış antlaşması imzalanmadan son bulmuştur.

yuzyilsavaslari bublogta

İstanbul’un Fethi – 1453

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u almak için ilk önce Bizans imparatoru Konstantin’e bir elçi göndererek kan dökülmeden şehrin teslim edilmesini istedi fakat imparatordan gelen ”Savaşa hazırız.” mesajı üzerine İstanbul’un kara surları önüne gelen Osmanlı ordusu 6 Nisan 1453 tarihinde kuşatmaya başladı. 19 Nisan’da yapılan ilk saldırılarda tekerlekli kuleler kullanıldı. Osmanlı ordusundaki er sayısı 150.000 ile 200.000 arasındaydı. Bizans, Haliç’e zincir çekince Fatih sultan Mehmet bazı gemileri karadan yürüterek zinciri aşmayı başardı. 29 Mayıs’ta genel bir saldırı yapılacağını söyledi. Cesaretlendirici bir konuşma yaptıktan sonra saldırı başladı. 29 Mayıs 1453 Salı günü 1125 yıllık başkenti olan İstanbul, Bizans’ın elinden tamamen alındı.

istanbulunfethi bublogta

Birinci Cihan Harbi – 1914-1918

20. yüzyılın başlarında da üçlü ittifak ve üçlü itilaf devletlerinin oluşturduğu bloklar arasındaki sömürgecilik ve silahlanma yarışı artarak devam etmiştir.
Birbiri üzerinde üstünlük kurmaya çalışan bu bloklar arasında küçük düşürmelerin başladığı dönemde Avusturya Macaristan İmparatoru Arşidük Ferdinand Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da bir Sırp milliyetçi tarafından vurulunca savaşın patlama noktası oldu. Dört yıl süren bu savaşta Osmanlı üçlü itilaf devletlerinin tarafında olmuştur. Çetin mücadelelerin sahne olduğu Birinci Cihan Harbi, üçlü ittifak grubunun üstünlüğü ile sona ermiştir. Bu savaştan sonra Osmanlı, Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzalanmış ve İstanbul işgal edilmiştir yani Osmanlı fiilen sonra ermiştir.

birincidunyasavasi bublogta

İkinci Cihan Harbi – 1939-1945

Hitler yönetimindeki Almanya, Birinci Dünya Savaşı’ndaki kayıplarını telafi etmek için 1 Eylül 1945’te Polonya topraklarına girdi. Fransa ve İngiltere, Almanya’ya savaş ilan etmesine rağmen Polonya’ya yardım edemedi. Kısa sürede bütün Avrupa ve Asya’ya yayılan bu savaş, Hitler’in hatalı stratejileri yüzünden Almanya ve yandaşları kaybetmiştir. 1945 yılında ABD’nin Japonya’ya iki atom bombası atması ile son bulmuştur.

ikincidunyasavasi bublogta

Serhebun Yavuklu içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Serhebun Yavuklu içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

-Şahsiyet dizisine dair spoiler mevcuttur. Tetikleyici unsurlar içermektedir.- 2018 yılına damgasını vuran ”Şahsiyet” dizisini birçoğumuz izledik. Başlarda ne olduğunu anlayamadık hiçbirimiz, sadece birkaç tahminimiz oldu. 11 bölüm boyunca hiçbir şeyden emin olamadık ancak 12. bölümünde izlediklerimiz her birimizi paramparça etti. Dizinin finalinde, 11 bölüm boyunca Agâh Beyoğlu’nun ne için onca cinayeti işlediğini tüm çıplaklığıyla izledik. […]
Dostoyevski’nin Prusya Savaşları’nda yaşadıklarını eserlerine nasıl aktardığı, Danzig cephesinde şahit olduğu dramı, Kresy cephesinde tanıştığı ilk aşkını romanlarında hangi karakterlerle betimlediği üzerine olan makalemi yetiştirmeye çalışırken arkadaşımdan gelen bir telefon akademik gündemimin alt üst olmasına yol açtı. Eski uygarlıkların dilleri üzerine uzman olan arkadaşım son iki senesini Latince üzerine bir lügat hazırlamakla geçirmekte fakat lügat […]
Elif İnci TUTKUN ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Latif BEYRELİ Kimdir? Latif Beyreli, Yükseköğrenimini, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü mezunu olarak 1986 yılında tamamladı. Yüksek lisans eğitimini 1988 yılında, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Ana Bilim Dalında “Lehcetü’l-Lügat” adlı teziyle; doktora eğitimini 1994 yılında, MÜ Türkiyat Araştırmaları […]
Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.