Doğruyu bulmak kadar doğru insanı bulmak da önemlidir. Doğru insanı bulmak onu aramaktan geçer. Aramak aslında bir mücadeledir. Doğru insanı aramak ise gerçek bir mücadeledir. Hayatımız boyunca karşılaştığımız insanlar ya doğru insanlardır ya da yanlış insanlardır. Bunlar arasında nedense doğru insanı bulma ihtimali %0’dır çünkü doğru insanlar karşılaştığınız zaman bulacağınız insanlar değildir. Doğru insanlar kendiliğinden gelir ve sizi bulur. Eğer siz doğru insan olmayı başarabiliyorsanız doğru insanlar bulur sizi. Doğru insanın, doğru insanı bulması biraz zaman alır çünkü doğru insan olmak biraz zaman alır. Birbirine zıt iki insan asla bir bütün olamaz. Bir bütün olmanın yolu, birbirini tamamlamaktan geçer. Beraber fikir yürüten, doğru kararlar veren ve beraber hareket eden insanlar, her şeyin üstesinden gelebilirler. “Birlikten kuvvet doğar. sözü tam da bunu gerektiriyor. Beraber olmak, güzel sonuçlar elde etmemizi sağlar. Güzel sonuçlar da bizi mükemmelliğe ulaştırır. Yanınızdaki insanın değeri, en az sizin değeriniz kadar önemlidir. Değer kavramı bir bütünün içinde yer alır. Eğer siz yanınızdaki insana değer veriyorsanız o da size değer veriyordur. Karşılıklı değerler doğru insan olma yolunda, hem bizi hem de yanımızdaki insanı ileri götürür. “Değer” kavramı, doğru insanın bir parçasıdır. Bu parça var oldukça doğru insan olma yolunda ilerliyoruz demektir. İnsanı insan yapan en önemli etkenlerden biri de davranışlardır. İnsanın davranışları kendi kişiliğini ortaya çıkarır. Nasıl bir insan olduğu hâl ve hareketlerinden belli olur. Hâl ve hareketlerinden ödün vermeyen insan, doğru insandır. Doğru insanın önemli özelliklerinden biri de budur. Ödün vermemek. Sergilenen davranışların ne kadar doğru olduğunu anlamak kolaydır. Doğru insan olarak nitelendirdiğimiz insanlar, açık ve nettirler. Üslup burada ön plandadır. Sergilenen davranışların ne kadar doğru olduğunu anlamak üsluba bağlıdır. Üslup, kişinin hâl ve hareketlerine bağlı bir durumdur. İnsanın üslubu nasılsa; sergilediği hâl ve hareketler, tavırlar da öyledir. Doğru insan oluşumunda üslup önemli bir etkendir. Bu etken kendini kontrol etmediği zaman olumsuz şeyler olur. Üslubun kontrol noktası insana aittir. Nasıl şekilleneceği, nasıl kontrol edileceği ve nasıl bir şekilde sergileneceği de insana aittir. Bu durumda insan, söz ve davranışlarından sorumludur. Bu sorumluluğu güzel bir şekilde yansıtan ise doğru insandır.

Kadir Bakışmaz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Kadir Bakışmaz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]
Alman tiyatrocu Bertolt Brecht, çeşitli kaynaklarda şu sıfatlarla anılır: Oyun yazarı, tiyatro kuramcısı, dramaturg, yönetmen, epik tiyatronun kurucusu ve baş temsilcisi, diyalektik maddeci tiyatro biçiminin öncüsü, şair, hikâye yazarı, romancı, estetikçi… Tam adıyla Eugen Berthold Friedrich Brecht, 20. yüzyılın eşiğinde, 10 Şubat 1898’de Alman İmparatorluğu’nun Bavyera eyaletinde yer alan Augsburg kentinde doğdu. Bir kâğıt fabrikasında […]
Marie Curie Radyoaktivite alanında öncü araştırmalar yapmış ve bu araştırmaları sonucu Nobel Ödülü’ne layık görülmüş Leh-Fransız fizikçi ve kimyager Marie Curie 7 Kasım 1867 yılında, Polonya’nın Varşova kentinde dünyaya gelmiştir. Sofia, Hela ve Bronya isimlerinde 3 kız; Joseph isminde bir erkek kardeşi vardı. O sıralar ülkesinin durumu çok kötüydü. 1795 yılında güçlü bir krallık olan […]
Jane Casey’nin kaleme aldığı Maeve Kerrigan serisinin 8. kitabı “Sessizliğin Peşinde” çok keyif alarak okuduğum bir kitap oldu. Polisiye kitaplarını okumayı çok seviyorum zaten ve yazarın kalemiyle tanışalı uzun bir zaman oldu. Yazarın kitaplarına seri olduğunu bilmeden başlamış ve çok sevmiştim. Ama şunu söyleyeyim ki bir yanlış anlaşılmaya mahal vermeyeyim. Serinin her kitabında farklı bir […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.