fbpx

Herkese merhabalar. Bugün karşınızda Türkçemizin güzide eserlerinden “Divan-ı Lugati’t Türk” ile karşınızdayım.

Divan-ı Lugati’t Türk , Türkçenin ilk sözlüğü  olmakla beraber; Araplara Türkçe öğretmek ve Türk dilinin ne kadar zengin bir dil olduğunu kanıtlamak için “Kaşgarlı Mahmut” tarafından kaleme alınmış, edebiyatımız ve dilimiz için çok önemli bir eserdir. Bu eser, devrinin; dili, coğrafyası, tarihi ve sosyolojisi hakkında çok değerli bir eserdir. Bununla beraber geniş alana yayılmış Türk boyları hakkında pek çok bilgi içermektedir ve ilk Türk dünyası ansiklopedisi olarak kabul edilir. Diğer bir önemi ise sözlü edebiyat ürünlerini içeriyor olmasıdır. Türk şiirinin ilk örnekleri (İslamiyet öncesi de dahil) bu eserde görülür. Divan-ı Lugati’t Türk‘ün ele geçen tek nüshası, Diyarbakırlı Ali Emiri tarafından bir sahafta bulunmuştur.

divanulugatitturk bublogta

Divan-ı Lugati’t Türk Nasıl Bulundu?

     “Diyarbakırlı Ali Emiri Efendi her hafta sahafa uğramaktadır. Sahaf Burhan Bey’e bir kadın bir kitap getirir ve otuz liraya satmasını ister. Burhan Bey kitabın o kadar etmeyeceğini söylese de kadın belki satılır diyerek Burhan Bey’e kabul ettirir.

Ali Emiri Efendi yeni gelen kitap olup olmadığını sorar. Burhan Efendi:

— ”Bir kitap var ama sahibi otuz lira istiyor.” diyerek olanı biteni anlatır. Bu kitabın süresinin ertesi gün dolacağını, yaşlı kadının kitabı almaya geleceğini söyler.

Eline aldığı kitabın adını okuduğu anda Ali Emiri Efendi, bayılacak gibi olur. Dünyada eşi benzeri olmayan, Türk dilinin en değerli eseri Divan-ı Lugati’t Türk‘tür elindeki kitap. Otuz değil, otuz bin liraya bile değerdir bu kitap. Kendisini hemen toparlayan Ali Emiri Efendi, kesin alıcı görünmemek, kitapçıyı heyecanlandırmamak amacıyla:

— ”Dağınık bir eser. Acaba tamam mı değil mi? Yazarı da Kaşgarlı adlı bir adammış. Kimdir, necidir, belli değil… Sarı Çizmeli Mehmet Ağa… Ama ne de olsa bir eserdir… Encümen on lira teklif etmiş, ben on beş lira veririm.” der. Burhan Bey:

— ”Kitap benim olsaydı verirdim. Sahibi mutlaka otuz lira istiyor. Alacaksanız bir kadına iyilik etmiş olursunuz, almayacaksanız sahibine geri vereceğim.” diye söyleyince Ali Emiri Efendi:

— ”İşte şimdi işin şekli değişti… Bir kadına yardımcı olmak gerekir. Kabul ettim.” diyerek kitabı satın aldığını söyler ama yanında yalnızca on beş lira vardır. Hemen para bulmak üzere ayrılır ve otuz lirayı bulup gelir ve kitabı satın alır.

Dostlarına, arkadaşlarına kitabın değerini şöyle anlatır Ali Emiri Efendi:

Bu kitap değil, Türkistan ülkesidir… Türkistan değil bütün cihandır. Türklük, Türk dili bu kitap sayesinde başka bir parlaklık kazanacak. Arap dilinde Seyyibuyihin kitabı ne ise bu da Türk dilinde onun kardeşidir. Türk dilinde şimdiye kadar bunun gibi bir kitap yazılmamıştır. Bu kitaba hakiki kıymet verilmek lazım gelse cihanın hazineleri kâfi gelmez… Bu kitapla Hz. Yusuf arasında bir benzerlik vardır. Yusuf’u arkadaşları birkaç akçeye sattılar. Fakat sonra Mısır’da ağırlığınca cevahire satıldı. Bu kitabı da Burhan bana otuz üç liraya sattı. Fakat ben bunu birkaç misli ağırlığında elmaslara, zümrütlere vermem.” der.¹

Divan-ı Lugati’t Türk‘ten bahseden ilk kişi “Antepli Aynî” diye tanınan “Bedreddin Mahmud“dur ve İkdü’l Cuman fi Tarih-i Ehli’z Zaman adlı eserinin ilk cildinde Kaşgarlı Mahmud‘un eserinden yararlandığı görülmektedir.² Divan-ı Lugati’t Türk’ün tek kopyası İstanbul’daki Millet Kütüphanesi’nde bulunmaktadır. Ayrıca eser, Türk dünyası haritası da içermektedir.

divanilugatitturkharita bublogta 1

Kaynak¹ :Bir Yay Yayınevi , 2017-2018 10.sınıf Türk Dili ve Edebiyatı ders kitabı , sayfa 77.

Kaynak²:  Türk Dil Kurumu

Abonelik
Bildir
guest
1 Yorum
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Yazar sayımızın 300’ü aştığı şu günlerde hevesli yazarlarımıza yol gösterebilmek veya en azından daha kaliteli içerikler üretebilmeleri adına bazı ipucular vermek için bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Bu yazı boyunca bir dijital içeriğin nasıl yazılması gerektiğinden bahsedeceğim. Bublogta içeriklerinin bir kısmı şiir ve denemelerden oluşuyor ve bu yazıda söyleyeceğim şeyler bu içerikler için çok […]
Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Çoğumuzun, adını belki de hiç duymadığı fakat yaşamımızda denk gelebileceğimiz, farkında ve bilinçli olduğumuz takdirde erken tanı ve tedavi seçeneklerini düzenleyebileceğimiz, benim ise özel eğitim alanında tanıştığım bir sendromdan bahsetmek istiyorum sizlere: DiGeorge Sendromu. DiGeorge Sendromu (DGS) 22. kromozomun (22q11) delesyonu (kromozomun bağlı bulunduğu parçadan kopup silinmesi, yok olması) ya da translokasyonu (kopan veya kaybolan […]
“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]