İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Dil ve Kültür
  3. Divan-ı Lugati’t Türk ve Bulunuşu Hakkında

Divan-ı Lugati’t Türk ve Bulunuşu Hakkında

Türkçemizin ilk sözlüğü nasıl bulundu ? Merak edenleri yazıya alalım.

images.jpeg-4

Herkese merhabalar. Bugün karşınızda Türkçemizin güzide eserlerinden “Divan-ı Lugati’t Türk” ile karşınızdayım.

Divan-ı Lugati’t Türk , Türkçenin ilk sözlüğü  olmakla beraber; Araplara Türkçe öğretmek ve Türk dilinin ne kadar zengin bir dil olduğunu kanıtlamak için “Kaşgarlı Mahmut” tarafından kaleme alınmış, edebiyatımız ve dilimiz için çok önemli bir eserdir. Bu eser, devrinin; dili, coğrafyası, tarihi ve sosyolojisi hakkında çok değerli bir eserdir. Bununla beraber geniş alana yayılmış Türk boyları hakkında pek çok bilgi içermektedir ve ilk Türk dünyası ansiklopedisi olarak kabul edilir. Diğer bir önemi ise sözlü edebiyat ürünlerini içeriyor olmasıdır. Türk şiirinin ilk örnekleri (İslamiyet öncesi de dahil) bu eserde görülür. Divan-ı Lugati’t Türk‘ün ele geçen tek nüshası, Diyarbakırlı Ali Emiri tarafından bir sahafta bulunmuştur.

Divan-ı Lugati’t Türk Nasıl Bulundu?

     “Diyarbakırlı Ali Emiri Efendi her hafta sahafa uğramaktadır. Sahaf Burhan Bey’e bir kadın bir kitap getirir ve otuz liraya satmasını ister. Burhan Bey kitabın o kadar etmeyeceğini söylese de kadın belki satılır diyerek Burhan Bey’e kabul ettirir.

Ali Emiri Efendi yeni gelen kitap olup olmadığını sorar. Burhan Efendi:

— ”Bir kitap var ama sahibi otuz lira istiyor.” diyerek olanı biteni anlatır. Bu kitabın süresinin ertesi gün dolacağını, yaşlı kadının kitabı almaya geleceğini söyler.

Eline aldığı kitabın adını okuduğu anda Ali Emiri Efendi, bayılacak gibi olur. Dünyada eşi benzeri olmayan, Türk dilinin en değerli eseri Divan-ı Lugati’t Türk‘tür elindeki kitap. Otuz değil, otuz bin liraya bile değerdir bu kitap. Kendisini hemen toparlayan Ali Emiri Efendi, kesin alıcı görünmemek, kitapçıyı heyecanlandırmamak amacıyla:

— ”Dağınık bir eser. Acaba tamam mı değil mi? Yazarı da Kaşgarlı adlı bir adammış. Kimdir, necidir, belli değil… Sarı Çizmeli Mehmet Ağa… Ama ne de olsa bir eserdir… Encümen on lira teklif etmiş, ben on beş lira veririm.” der. Burhan Bey:

— ”Kitap benim olsaydı verirdim. Sahibi mutlaka otuz lira istiyor. Alacaksanız bir kadına iyilik etmiş olursunuz, almayacaksanız sahibine geri vereceğim.” diye söyleyince Ali Emiri Efendi:

— ”İşte şimdi işin şekli değişti… Bir kadına yardımcı olmak gerekir. Kabul ettim.” diyerek kitabı satın aldığını söyler ama yanında yalnızca on beş lira vardır. Hemen para bulmak üzere ayrılır ve otuz lirayı bulup gelir ve kitabı satın alır.

Dostlarına, arkadaşlarına kitabın değerini şöyle anlatır Ali Emiri Efendi:

Bu kitap değil, Türkistan ülkesidir… Türkistan değil bütün cihandır. Türklük, Türk dili bu kitap sayesinde başka bir parlaklık kazanacak. Arap dilinde Seyyibuyihin kitabı ne ise bu da Türk dilinde onun kardeşidir. Türk dilinde şimdiye kadar bunun gibi bir kitap yazılmamıştır. Bu kitaba hakiki kıymet verilmek lazım gelse cihanın hazineleri kâfi gelmez… Bu kitapla Hz. Yusuf arasında bir benzerlik vardır. Yusuf’u arkadaşları birkaç akçeye sattılar. Fakat sonra Mısır’da ağırlığınca cevahire satıldı. Bu kitabı da Burhan bana otuz üç liraya sattı. Fakat ben bunu birkaç misli ağırlığında elmaslara, zümrütlere vermem.” der.¹

Divan-ı Lugati’t Türk‘ten bahseden ilk kişi “Antepli Aynî” diye tanınan “Bedreddin Mahmud“dur ve İkdü’l Cuman fi Tarih-i Ehli’z Zaman adlı eserinin ilk cildinde Kaşgarlı Mahmud‘un eserinden yararlandığı görülmektedir.² Divan-ı Lugati’t Türk’ün tek kopyası İstanbul’daki Millet Kütüphanesi’nde bulunmaktadır. Ayrıca eser, Türk dünyası haritası da içermektedir.

Kaynak¹ :Bir Yay Yayınevi , 2017-2018 10.sınıf Türk Dili ve Edebiyatı ders kitabı , sayfa 77.

Kaynak²:  Türk Dil Kurumu

Yorum Yap

Yorum Yap

Yorumlar (1)

  1. 4 ay önce

    ellerinize sağlık :))

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir