Bazı kitapları öne çıkaran yazarları oluyor. Bazıları sadece çok satılanlar kısmında olduğu için alınıyor. Bazıları ise gerçekten konusuyla dikkat çekiyor. Ama keşfedilmemiş bazı kitaplar var ve bu yazıda çok insanın elinde göremediğim birkaç kitabı derledim. Ben de bunları açıkçası çok önceden, fiyatının delicesine ucuz olmasından almıştım. Ancak sonra hayrete düşüren duygu yansıtmaları ve düşündürücü konu anlatımları ”Bedavaya almışım, bunlar böyle değersiz resmedilmemeli insan gözüne.” dediğim oldu…

Ferdie Addis – Bir Hayalim Varhh 42b69e6e

Sojourner Truth’un ”Ben kadın değil miyim?” konuşmasından Abraham Lincoln’un ”Gettysburg” konuşmasına, Emmeline Pankhurst’un ”Ya özgürlük ya ölüm! ” diye haykırışından Winston Churchill’in ”Üç Harp Zamanı” konuşmasına… William Shakespeare, Laurence Olivier, Malcolm X… Barack Obama, Mustafa Kemal Atatürk… Tam anlamıyla hayatta dönüm noktası olan, diktatörlere kafa tutan, devrimler başlatan, kısaca tarihe geçmiş olan konuşmaların derlendiği bir kitap. Unutulmaması gereken isimler ve eksilmemesi gereken saygıdeğer konuşmaları barındırıyor. Bu kitapta bulunan bu tarihi konuşmaların sebepleri ve sonuçları da yer alıyor… Bu özelliğiyle de gerçekten emeğin ne denli büyük olduğunu anlayabiliriz. Yazarın da usta kalemiyle harika bir kitap. Şu an bulunduğumuz yerin geçmişte yaşananlarla olduğunu düşünürsek okunması, bilinmesi gereken bilgilere yer verilmiş…

Ahmet Şerif İzgören – Avucunuzdaki Kelebekaa c80b554f

Kişisel gelişim türü seven insanların birçoğunun çok iyi bildiği Sayın Ahmet Bey tarafından yazılmış bir kitap. Gerçekten saatler sürmeden bitireceğiniz ve içinde yer verilmiş kısa hikayeleri tekrar tekrar okumaktan sıkılmayacağınız bir kitap. Kişisel gelişim her ne kadar tartışmalı bir tür de olsa bu kitabı türünü sevmeseniz bile okumanızı yine tavsiye ederim. Sanki bir insan hayatında karşılaşabileceği bütün sorunların cevaplarını kısa şekilde özetlemiş gibi… Ayrıca yazarın hem akıcı hem samimi kullandığı dili de bu tür bir kitap için çok güzel bir anlatım ortaya çıkarmış…

Eleanor Coerr – Sadakocc ca74bab1

Tam adı ”Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu” olan kitapta Sadako adında bir kızın gerçek yaşam öyküsü bulunuyor. 2. Dünya Savaşı’nda Japonya’ya atılan atom bombaları binlerce insanın ölümüne veya sakat kalmasına sebep olmuştu. Etkisini bomba atıldıktan 10 yıl kadar sonra gösteren radyasyon, birçok insanın hayatlarıyla ve sağlıklarıyla oynamıştı. Sadako da onlardan biri. Atletizmde bir yıldız olan Sadako, elden ayaktan düşmeye başlayınca zamanla ümidini yitirmişti. Daha sonra kağıttan turna kuşları yapmaya başladı, bu onu hayatta tutan tek şeydi. 12 yaşlarında hayattan kopan Sadako gerçekten bir cesaret simgesidir. Japonya için çok önemli olan bu hayat hikayesinden sonra Japon geleneğinde kağıttan bin turna kuşu yapan herkesin dileğinin kabul olduğu inancı başlamıştır. Okunması ve okutulması gereken kısa bir hayat hikayesi… Yazar küçük bir incelikle kitabın sonunda kağıttan turna kuşu yapmayı da adım adım anlatmış…

Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Bugünkü konumuz aşk konulu filmler. Birçoğumuz ki özellikle kadınların tercih ettiği bir konu olan aşk filmleri hakkında ufak bir liste yaptım. Konuya ilgili olan kişiler bu listedeki filmleri çoğu kez izlemiş ve repliklerine kadar ezberlemişlerdir diye düşünüyorum. Ben yine de bu konu hakkında fikir sahibi olmak isteyenler veya arada duygusal çöküşüşe giren herkesin izleyebileceği filmleri […]
Kitle iletişim araçlarının toplumsal bilinci şekillendirdiği aşikâr. Bu bağlamda, bir kitle iletişim aracı olan sinema da toplumsal ve kültürel yapıyla ilgili gerçekleri kullanıyor ve aynı zamanda bu yapıları yeniden şekillendiriyor. Haz ve gerçeklik arasındaki ilişkiye dayanan sinemada, görülen her objenin temsil ettiği bir duygu ya da anlam bulunuyor. Bunun yanında sinema ve toplum arasında, sinema […]
Birçok kişinin ”Kadınların savaşta yeri yoktur.” söylemlerine kaşlarımı çattığımı, tarihte birçok kadın kahramanın yer aldığını ve bu isimlerin bilinmesi gerektiğini savunarak, kendi gücümüzün farkına vardığımızda, sınırlarımızı korumanın cinsiyet gözetmeksizin vatana karşı yapılan bir görev bilinci olduğunu ayrıca belirtmekten çekinmediğimi söylemeliyim. Sizlere, II. Dünya Savaşı’nın şiddetli olduğu yıllarda cephede ağır kayıplar yaşanırken tam da bu sebeple […]
Lumiere Kardeşler’in on dokuzuncu yüzyılda temelini atmaya başladığı ve günümüzdeki “bir eğlence aracı” , “bir kaçış ortamı”, “bir düş fabrikası” olarak nitelendirdikleri yeni “dil”; aynı zamanlarda Freud Breuer’in “Histeri Üzerine Çalışmaları” eserinin ortaya çıkmasıyla yeni bir başlangıcın ilk sayfalarını oluşturmuştur. İki farklı üslup ve yansıtma yöntemlerine rağmen, “düşünen ve sorgulayan, ilkel olmayan, canlının kendi hakkındaki […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.