fbpx

İnsanlık, tarih boyunca birçok buluşa şahit olmuştur. Doğruya doğru, teknoloji hızla ilerliyor. Her konuda, her yerde ve bütün zaman dilimlerinde… Bu bazen insanlığa, her şeye sahipmiş gibi hissettiriyor. Cevapsız bırakılacak soru yokmuş gibi, hatta sorulacak soru bile kalmamış gibi. Fakat durum bundan çok farklı. Sağlık konusunda her geçen gün ilerliyoruz, bedenimizin her zerresini çözdük. Peki ya ruh? Peki ya insanın kafasının içi? Orada neler oluyor, fiziksel olarak mükemmel ve sağlıklı bir bedenin içinde kopan mental fırtınalar? Bu et yığını ne işe yarıyor, her şey insan kendiyle kaldığında ortaya çıkmaz mı? Öyle ki, bu garip hissiyat nasıl anlatılır insan bilemiyor. Yani sizin her şeye cevabınız var belki ama ya sorulmayan sorular?

Bir kalp kaç kez kırılır? İlk seferde biteceğini sanıyor insan, küçük bir yara bandı her şeyi hallediyor. Sonra bir daha kırılıyor insan, bir yara bandı daha. Ve insan her kırgınlığında sarıyor kalbini, bu yüzdendir kalpsiz insanların geçmişinde bu kadar kırgınlığın olması. İzin vermemeye çalışmak, hayatına insan almamak bir çözüm değildir. O kalp hep kırılır ve bir daha düzelmez.

Bir güven kaç kez ihanete uğrar? Güvenmek, aptallıktır! Her insanın elbet yalnız kendine sakladıkları vardır. Bazı şeyleri ise içinden atmak, belki yükünü paylaşmak adı altında insanlarla paylaşır. Ya da sevgisini verir insana, inanır. İnanır ve güvenir. Belirli bir olgunluğa erişmiş insanlar kolay güvenmezler, zamanla öğrenilir bazı şeyler. İnsan evladına güvenilmeyeceğini de dersini alarak öğrenir insan. Güvenini kaybedene kadar, herkese ön yargıyla yaklaşmaya başlayana kadar çok kez ihanete uğrar insan. Çok kez aldatılır, çok kez aldanır.

Bir insan, bir başkasını kendinden çok sevebilir mi? Sever. İnsan çok sever. Kendinden bile vazgeçer, sevdiğinden vazgeçmez bazen. Belki de en güzel duygudur, sevgi. İnsana fazla bir duygudur, bu bencilliğe bir adiyattır.

Görüyorsunuz ya, herkesin farklı cevaplayacağı birkaç soru. Subjektif ve yanılgıdan ibaret. Böyle sıralanabilecek tonla soru var; düşündüren, net bir cevabı hiçbir zaman olmayan. Garip, korkunç, insanın ruhunu hasta eden sorular. Cevabı da, sorusu da korkutuyor insanı, ürkütüyor. İnsan, bir bedenden ibaret değil. Asıl önemli olan derinlerde, ruhta saklı. Hastalanan ruh, sıkıntıya düşen ruh, kırılan ruh, aldanan ruh… Ruhun bir ilacı yok maalesef, ruha verilecek cevap yok. Çünkü ruhun sorusu da yok zaten. Derin bir boşlukta, anlamsız süregelen bir kaygıyla boğuşuyor.

Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]
CEMAAT, İSTİKRAR, ÖZDEŞLİK Cesur Yeni Dünya, teknolojinin ve bilimsel teknik bilginin kontrolünde olan bir toplumda birey düşüncesinin ve özgürlüğün olmadığı ama bunun yerine sistemin istediği biçimde yaşayıp ve düşündüğünü sanan edilgen insanların olduğu bir dünyadır. Roman, Londra merkezli ve yöneticisinin Mustafa Mont olduğu Dünya Devleti’nde geçmektedir. Dünya Devleti de diğer birçok distopik romanda olduğu gibi […]
Bildiğimiz üzere II. Dünya Savaşı’nın sonunda Soğuk Savaş süreci başlıyor ve dünya, ABD ve Sovyet Rusya’dan oluşan iki kutuplu bir düzenin etrafında şekilleniyor. Bu kutuplar arasında her alanda olduğu gibi uzay ve havacılık alanlarında da rekabet yaşanıyor ve pek çok ülke bu alanlara yönelik ajanslar kurarak gerekli çalışmalara başlıyor. Günümüzde de devam eden bu çalışmalar, […]
Bugünkü konumuz aşk konulu filmler. Birçoğumuz ki özellikle kadınların tercih ettiği bir konu olan aşk filmleri hakkında ufak bir liste yaptım. Konuya ilgili olan kişiler bu listedeki filmleri çoğu kez izlemiş ve repliklerine kadar ezberlemişlerdir diye düşünüyorum. Ben yine de bu konu hakkında fikir sahibi olmak isteyenler veya arada duygusal çöküşüşe giren herkesin izleyebileceği filmleri […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.