İslam Tarihçisi İbnü’l-Esir XIII. yüzyılda Moğolların Müslüman ülkelerini istila etmesini kaleme alırken bu olayları tavsif etmek için “İnsanlığın gördüğü en büyük felaket” ifadelerini kullanmıştır. İşte bu olayların başlama müsebbibi Moğol Devleti ile Harzemşahların Arasında yaşanan Otrar şehrinde yapılmış olan savaştır. Bazı tarihçiler Moğolların İslam ülkelerine istila etmesinin Otrar Olayı’nın dışında Moğolların cihan hakimiyeti olgusunun da sebep olduğu ileri sürülmüştür fakat Cengiz Han’ı harekete geçiren faktörün Otrar Faciası olduğu kesindir. Cengiz Han’ın Pekin’i zapt etmesi Harzemşah hükümdarı Muhammed’in ilgisini çekmişti, bu olayın doğruluğunu tespit etmek amacıyla bir elçi gönderdi. Çünkü Harzemşah’ın kendisi Çin’i fethetmeyi planlamaktaydı. Cengiz Han elçileri büyük bir hoşgörü ile karşılamış Harzemşah’ı Batının, kendisinin ‘Doğunun Sultanı’ olarak kabul ettiğini ve iki devlet arası ticaretin gelişmesini istediğini ifade ederek elçileri geri göndermişti. Göçebe kültüre sahip Moğollar için ticaret büyük bir önem arz ediyordu çünkü zanaat ve üretim zayıftı. Türkistan şehirlerinin ürettiklerine ihtiyaç duymuşlardı. Cengiz Han da Harzemşah’a karşı bir elçi gönderdi ve ticarete bağlı kalınacağına dair sözler verildi fakat Sultan Muhammed Harzemşah, Cengizhan’a derin güvensizlik duymaktaydı. Cengiz Han’ın yollamış olduğu elçiler Harezmî’den ayrıldığı sırada Cengiz Han’ın gönderdiği kervan Harzemşah ülkesine girmekteydi. Dönemin kaynaklarına göre ortalama 400 ila 450 kişiden oluştuğu ve hepsinin Müslüman olduğu kaydedilir. Cengiz Han’ın Müslüman tüccarları seçmesi şaşırılacak bir durum değildir zira Orta Asya’nın ticareti Müslüman tüccarların elindeydi. Moğol kervanı Otrar’a ulaşınca şehrin hâkimi Gayır Han onları tutuklar. Bu tutuklamanın sebebi ile ilgili dönemin tarihçileri 3 farklı görüş sunmaktadır. Nesevi Gayır Han’ın kervandaki kıymetli malları ele geçirmek için yaptığını kaydeder. Daha sonra Gayır Han olayla ilgili Muhammed’e bir mektup yazarak adamların aslında tüccar kılığında casus olduklarını belirtmiştir. Cevaben Muhammed Han, Gayır Han’a tüccarlara ihtiyatlı davranmasını ve kendisinden haber beklemesini istemiştir Muhammed’den gelecek ikinci bir haberi beklemeden ellerindeki tüccarları öldürtüp mallarını müsadere etmiştir. Cüveyni ise tüccarların arasında Gayır Han’ı tanıyan bir Hintlinin ona saygı duymadığını belirtmiştir. Buna sinirlenen Gayır Han onları hapsetmiş ve mallarına el koymuş daha sonra Muhammed’e onlar hakkında ne yapacağını sorduğunda sultan tüccarların öldürülmesine izin vermiştir. İbnü’l-Esir’e göre Gayır Han Otrar’a ulaşan tüccarları tutukladı ve sultana kervanda bulunan mallar hakkında bilgi verdi. Muhammed tüccarların öldürülmesini ve malların kendisine yollanmasını emretti.

Gayır Han verilen emre itaat ederek tüccarları öldürmüş ve malları sultana göndermiştir, sultan ise bu malları Semerkant bölgesindeki tüccarlara dağıtarak kazanılan parayı hazinesine almıştır. Gördüğümüz üzere verilen görüşler hep çelişki ihtiva etmektedir fakat söylenen görüşlerin hiçbirinde tüccarların öldürülmesi için bir gerekçe bulunamamıştır ne saygısızlık yapan Hintli adam ne de casusluk için gönderilen tüccarlar… Harzemşah’ın ve valisi Gayır Han’ın durumu doğru değerlendiremediği anlaşılmaktadır ve bedelini kendi hayatlarıyla ödeyecek bu hatayı yapmışlardır. Durumu haber alan Cengiz Han derhal Sultan Muhammed’e bir elçi yollayarak zararının karşılanması ve valisi Gayır Han’ın ona teslim edilmesini istemiştir. Sultan Muhammed gelen bu teklifi reddetmiş ve elçilere kötü davranarak onları geri yollamıştır. Moğolları biraz güçsüz görmesi bunun sebeplerindendir. Cengiz Han bu saygısızlık karşısında büyük bir öfkeyle 150-200 bin kişilik bir ordu hazırlayarak bizzat kendisi ordusunun başında sefere çıkmıştır. Ordusunu 3 kola bölen Cengiz Han bu kolların başına oğullarından oluşan güçlü kumandanlar getirerek Otrar’a saldırmıştır. Harzemşahların görmediği bir güçle şehre saldırıya geçmiş ve 5 aylık kuşatmanın ardından şehir ele geçirilmiştir. Vali Gayır Han sonuna kadar dayansa da muvaffak olamamıştır. Esir alınan Gayır Han yüzüne gümüş dökülerek boğulmuştur. Daha sonra yönünü Semerkant’a yönelten Cengiz Han karşısında Sultan Muhammed’in kuvvetlerinin geldiğini haber almasıyla hızlı bir manevra ile şaşırtma yaparak ordusunu Buhara’ya gönderdi, kendilerinden güçlü olan Harzemşah ordusuna saldırarak tüm orduyu yok etti. Semerkant’ın sonu da Otrar faciası gibi olmuştur. Söylenenlere göre Sultan Muhammed kaybedeceğini anlayınca kaçmış ve bir adada hayatını kaybetmiştir. Kendine güveni tam olan Harzemşahlılar Cengiz Han karşısında büyük bir hezimete uğramışlardı. Moğolların kabiliyet alanı genişlemiş ve önü açılmıştır. Müslüman ülkelerine tampon bölge oluşturan Harzemşahların yıkılması Cengiz Han’dan sonra gelen Hülagu Ve Kubilay gibi çocukları İslam dünyasını tehdit etmiş ve Bağdat’a kadar ilerlemişlerdir. XIV. yüzyılda Maveraünnehir’e ulaşan İbn Battuta camiler ve medreselerin büyük bir kısmının hala yıkıntı halinde olduğunu ve ilim erbabının kalmadığını kaydetmektedir. İlk saldırıya maruz kalan Otrar şehrinde yapılan arkeolojik araştırmalar şehrin merkez kalesinin sadece bir odasında 20-30 adamın kafatasının bulunduğunu ortaya çıkarmaktadır. Bu durum Otrar’ın katliama maruz kaldığını göstermektedir. Tahmini sayılara göre Otrar şehrinin merkezinde 35.000 kişi öldürülmüştür ve bu bahsettiğimiz sayı tek bir şehre aittir. Bu yapılan katliamlar bölgenin diğer yerleşim yerlerinde de yapılmıştır. Buhara ve Merv de kıymetli kütüphane, medrese ve vakıflarıyla Harzemşahlar’ın hakimiyetinde birer ilmi ve fikri merkez konumunda idiler.

Sadece Merv de on kütüphane vardı. Bunlardan Cuma Camii’nin yanında bulunan Aziziye Kütüphanesi’nde 12.000 Kemalliye Kütüphanesi’nde yaklaşık 10.000 cilt kitap bulunuyordu. Bu bilgiler Moğol istilasından kısa bir süre önce bölgeyi ziyaret eden Yakut el-Hamevin’in de teyit ettiği gibidir. Mavarünnehir ve Harizm’deki ilim ve edebiyat hayatı da sona erdi. Birçok alim ve edip ülkesini terk ederek Hindistan, Suriye, Mısır ve Anadolu’ya kaçmak zorunda kaldılar.

KAYNAK

OTRAR FACİASI VE ONUN ORTA SİRDERYA HAVZASINA ETKİSİ Burkhanadin ABDİLKHAKİM

İbrahim KAFESOĞLU Harezmşahlar Devleti Tarihi

Erdoğan Merçil Büyük Selçuklu Tarihi

Erdoğan Merçil İlk Müslüman Türk Devletleri Tarihi

Abonelik
Bildir
guest
2 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

-Şahsiyet dizisine dair spoiler mevcuttur. Tetikleyici unsurlar içermektedir.- 2018 yılına damgasını vuran ”Şahsiyet” dizisini birçoğumuz izledik. Başlarda ne olduğunu anlayamadık hiçbirimiz, sadece birkaç tahminimiz oldu. 11 bölüm boyunca hiçbir şeyden emin olamadık ancak 12. bölümünde izlediklerimiz her birimizi paramparça etti. Dizinin finalinde, 11 bölüm boyunca Agâh Beyoğlu’nun ne için onca cinayeti işlediğini tüm çıplaklığıyla izledik. […]
Dostoyevski’nin Prusya Savaşları’nda yaşadıklarını eserlerine nasıl aktardığı, Danzig cephesinde şahit olduğu dramı, Kresy cephesinde tanıştığı ilk aşkını romanlarında hangi karakterlerle betimlediği üzerine olan makalemi yetiştirmeye çalışırken arkadaşımdan gelen bir telefon akademik gündemimin alt üst olmasına yol açtı. Eski uygarlıkların dilleri üzerine uzman olan arkadaşım son iki senesini Latince üzerine bir lügat hazırlamakla geçirmekte fakat lügat […]
Elif İnci TUTKUN ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Latif BEYRELİ Kimdir? Latif Beyreli, Yükseköğrenimini, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü mezunu olarak 1986 yılında tamamladı. Yüksek lisans eğitimini 1988 yılında, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Ana Bilim Dalında “Lehcetü’l-Lügat” adlı teziyle; doktora eğitimini 1994 yılında, MÜ Türkiyat Araştırmaları […]
Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.