fbpx

  O yapmaz cümlesini kim söylerse, kim için söylerse söylesin fark etmiyor. O da yapar. Onu yapmaz demeyin, onu da yapar. Herkes her kötülüğü yapma potansiyeline sahiptir, bu tutumumuz tamamen zıt olan iyiliğe karşı da böyledir. Hangisine yöneleceğimizi biz seçeriz. Seçimler sonuçları, sonuçlar hayat bütününe giden parçaları oluşturur. Bir insan için tamamen yanlış olan bir durum, bir başkası için yapılması gereken bir durum olabilir. O yüzden hiçbir durumu kalıplaştıramayız. Bizim için çok doğru, onlar için çok yanlış. Bana göre iyilik, sana göre kötülük. Onlar için suç, ötekiler için takdire şayan. Bana barış, sana savaş sebebi… Bütün bunları düşünmeli, hayatı kalıplara sokmamalı. İstediğiniz kadar kalabalık olun, yalnız gelmediniz mi? Yalnız gitmeyecek misiniz? Hayata bireysel bakmayı öğrenememiş bir dolu insan var. O kadar yorucu ki bir yerden sonra. İşte tam bu raddede başlıyor sıkıntılar. Kendinden çok bir başkasını düşünmek, kendinden önce koymak bir şeyleri. Oysa hayata bakmalı… Bir durup bakmalı hayata ki insan, bir nefes sonrasının planı kesin değilken yıllar sonrasının planını yapmanın ne büyük saçmalık olduğunu anlayabilsin. Bir an durup bakmalı ki tek bir salisesini değiştiremeyeceği geçmişi dert edinmenin mantıksızlığını kavrayabilsin. Dün yok, yarın yok. Yakamızı çekemiyoruz kalıplaşmış dünyadan. Rahata ermiyor kafamız artık. Hoş, tüm bunların bilincinde yine de rahata ermek bir lükslük aslında. Fakat yine de bir şeyi yapmak istiyorsa yapmalı; on kişi bunun yanlış olduğunu söylesin, on beş kişi bu bir suç desin, yirmi kişi anlam veremesin… Ne fark ediyor? Hayır aynı durum bir başkası için de olabilir, bunu nasıl göremiyoruz? Yani senin yanlış bulduğun bir şeyi doğru kabul eden insana illaki rastlıyorsun. Bu seni çok da düşündürmüyor, değil mi? Yani en neticede gerçekten değiştirilemez bir hâlde iseniz ve her şeyi kafanıza takıyorsanız bari bunu düşünün. İnsanlar konuşur; insanlar doğru da söyler, yanlış da… İnsanlar hep konuşur. Önemsememeli. Önemsediği takdirde insan sadece nefes alıyor. Yaşam bundan ibaret değil. Yıllarını eğitime harca, yıllarını iş hayatına harca, paranı harca, kendini harca… Neden? Kendin için mi yalnızca, yoksa insanlar konuşur diye mi? Erkek adam, işsiz. Kız başına, ortada kalmış. İnsanlar konuşur… Nefes almak daha tatlı geliyor bazen ve geçmişinize dair saçma anılar kare kare aklınızda. Her hâlükârda gülümsetiyor. Hoş ama bununla kalmalı. Geçmiş yalnızca bundan ibaret olmalı. Geçmişi zaten, ihtiyacımız olduğunda ya da dış etmenler sebep olduğunda anıyoruz. Yine “şimdi” ile alakalı bir durum. Geleceğe dair planlar yapmak, tamam hoş bir yerde. Ama bize mutluluk veren kısım, hedeflediğimiz yerlere geldiğimiz kısım. Yine “şimdi”… Ve bir gün geçmiş olacak gelecek. Bugününüz, bir zamanlar için geleceğinizdi. Hedeflediğiniz yerde veya yolda mısınız? Bugününüz, bir an sonra geçmişiniz olacak. Kendinize gülümseten bir geçmiş bırakıyor musunuz? İnsanlar konuşur, kulak asmamalı. “Önemli olan hayatım.” dediğinizde bu kelimenin içinde barındırdığı her şeydir. Dün yok, yarın yok. Bugünden önemli ne var ki? İnsanın kendinden önemli neyi var?

Hayatnefes aldığımız anların toplamından değilnefesimizi kesen anların toplamından oluşur.” Alex Hitch Hitchens.

Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Yazar sayımızın 300’ü aştığı şu günlerde hevesli yazarlarımıza yol gösterebilmek veya en azından daha kaliteli içerikler üretebilmeleri adına bazı ipucular vermek için bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Bu yazı boyunca bir dijital içeriğin nasıl yazılması gerektiğinden bahsedeceğim. Bublogta içeriklerinin bir kısmı şiir ve denemelerden oluşuyor ve bu yazıda söyleyeceğim şeyler bu içerikler için çok […]
Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Çoğumuzun, adını belki de hiç duymadığı fakat yaşamımızda denk gelebileceğimiz, farkında ve bilinçli olduğumuz takdirde erken tanı ve tedavi seçeneklerini düzenleyebileceğimiz, benim ise özel eğitim alanında tanıştığım bir sendromdan bahsetmek istiyorum sizlere: DiGeorge Sendromu. DiGeorge Sendromu (DGS) 22. kromozomun (22q11) delesyonu (kromozomun bağlı bulunduğu parçadan kopup silinmesi, yok olması) ya da translokasyonu (kopan veya kaybolan […]
“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]