fbpx

1. Das Experiment

das experiment bublogta

Stanford Hapishanesi deneyini biz izleyicilere sarsıcı bir şekilde sunan bu yapımda, sıradan insanlara dolgun bir meblağ karşılığında hapishanede iş teklif edilir. İşiniz ya mahkum olmaktır ya da gardiyan. İnsanoğlunun alt benliğini ve imkanların doğrultusunda ne kadar sınırlarını zorlayacağını kesinlikle görmelisiniz. Aslında biz kimiz?

2. The Seventh Seal

the sevent seal bublogta

Ingmar Bergman imzalı, 1957 yapımı, üstüne üstlük siyah beyaz film severlerin koleksiyon anahtarı bir başyapıttır kendileri. Vebanın en etkili olduğu yıllarda şövalyemiz görevini tamamlayıp ülkesine geri dönmektedir. Lakin kayalıklar üzerinde Azrail’le karşılaşır ve onu satranç oynamaya davet eder. Ölüme karşı kazanabilecek midir yoksa sessizce teslim mi olacaktır? Hamleler yavaş yavaş ilerlerken küçük bir sirk kafilesiyle de yolu kesişir şövalyemizin. Yavaş yavaş anlamlarla ve sorularla besler metni. Bu oyunda beraberlik asla olmayacaktır…

3. Head-On

head on bublogta

Sevgili Fatih Akın’ın yazıp yönettiği, ödüllerle köşesini iyice doldurduğu mükemmel bir senaryodur Duvara Karşı.
Almanya’da yolları kesişen Cahit ve Sibel’in yaşadığı ilişki nedir, neye evrilir, işler nasıl bu noktalara gelmiştir? Her anlamda hayata dair küçük ve tatlı detaylar barındıran filmimizde durup düşünmeliyiz belki de. Gerçekleri sabah duşu kadar sert biçimde yansıtan bu yapım harikalar ötesi.

4. The Invention of Lying

the invention of lying bublogta

Ricky Gervais’in başrolünde olduğu, senaryosunu Matthew Robinson ile birlikte kaleme aldığı bu muhteşem dakikalar bizi hem güldürür hem düşündürür. Yalanın var olmadığı bir dünyada hiçbir şeyi yolunda gitmeyen Mark adeta yaşamın bug’ını bulur. Fakat ilerleyen dakikalarda seçimler, doğrular, dürüstlük, gibi pek çok kavramı bizlere muhteşem sahnelerle sunar. Kaçırmayın derim. 🙂

5. The Ballad of Buster Scruggs

the ballad of buster scruggs bublogta

Coen kardeşlerin ”Biz türünde en iyisiyiz.” diye iddia etmeleri gereken, Vahşi Batı’da kanun kaçaklarından ödül avcılarına kadar her öğeyi barındıran bu yapım kısa hikayelerden oluşur. Her biri kendi içinde muazzam olaylar ve duygular içerir. Yani bilgisayar başında oturup ”Şimdi ne izlesem?” diyorsanız bu filmi kesinlikle değerlendirin derim.

6. Vertigo

vertigo bublogta

Büyük usta Alfred Hitchcock’a ait olan bu yapımda, polis memuru olan Scottie bir suçluyu kovalarken ortağını çatıdan düşmesi sonucu kaybeder. Scottie’de vertigo oluşur. Daha sonra özel dedektifliğe başlayan kahramanımız bir gün eski arkadaşının isteği üzerine karısını takip etmeye başlar. Olaylar birbirini kovalarken hayranlıkla izleyeceğiniz müthiş dakikalar sizleri bekliyor.

7. Prisoners

prisoners bublogta

Bir baba çocuğu için neler mi yapabilir?
Hugh Jackson ve Jake Gyllenhaal’ın muazzam oyunculukları ve senaryonun çok hızlı bir şekilde ilerlemesi sizleri adeta filmin içinde hissettirecek. Keller Dover (Hugh Jackson)’ın 6 yaşındaki kızı Anna ve oyun arkadaşı Joy kaybolmuştur. Tek bir şüpheli yakalanır lakin kanıt yetersizliğinden serbest bırakılır. Kıyametlerin kopup sınırların zorlandığı müthiş sahneler, gerilimin müthiş yansıtılması, daha niceleri…

8. Training Day

training day bublogta

Bir ajan olmak için bunlar gerçekten gerekli midir yoksa şüphenin ve adaletin terim anlamları mı farklıdır. Denzel Washington ve Ethan Hawke’ın başrolünü paylaştığı tekrar tekrar izlenecek bir karmaşa…
Amerikan kültürünün çarpıcı şekilde yansıtılması dedektiflerin aralarındaki ilişki ya da muhteşem bir sınav, kararı kim verecek?

Abonelik
Bildir
guest
1 Yorum
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

   Benim adım Ümran. Ümran Dakneş. Beş yaşındaydım. Ailemle Suriye’nin Halep kentinde, Esad rejimi yüzünden zor şartlar altında yaşarken Rusya’nın hava saldırıları sırasında evimizin yıkılması sonucu enkaz altında kaldım. Enkazdan çıkarıldığımda tenimin rengi toz yüzünden griydi. Kirpiklerime moloz yığını oturmuştu sanki. O kadar çok korkmuştum ki flaşlar her patladığında ürperiyordum. Fotoğraflarımı çekiyorlardı! Neden? Çünkü gözlerimden […]
Dede korkut hikayeleri 12 ve 14. yüzyıllar arasında Doğu Anadolu ve Azerbaycan’da yaşayan Oğuz boylarının günlük yaşamlarının olağanüstü olaylarla süslenmiş bir anlatımla anlatılan hikâyelerdir. Sonucunda halk hikâyelerden ders çıkarmıştır. Bir ön söz ve 13 hikâyeden oluşmaktadır. (13. hikâye olan “Salur Kazan’ın Yedi Başlı Ejderhayı Öldürmesi” son dönemlerde tespit edilmiştir.) 13 hikâyeden her birisi bir boy […]
Eternity And A Day (Sonsuzluk ve Bir Gün) Keder, ifade edilmemiş aşktır. Şairler sözleriyle yalnızca aşkı değil, acıyı da büyütürler. Theodoros Angelopulos‘un yönetmenliğini yaptığı Eternity and A Day filminde,  Yunan bir şair olan Alexandros’un hikâyesi de şiirlerinde olduğu gibi acıyı büyütüyor. Alexandros ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir ve hastaneye gitmeden önce son bir günü kalmıştır. […]
Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.