fbpx

Sevdiğim kadar sevildiğimi de hissediyorum. Bundan daha büyük bir mutluluk olabilir mi? Verdiğim değerin, sevginin haddi hesabı yok. Lakin zerre kadar bir kuşku, bir kara sıkıntı yok içimde. Öylesine seviyorum ki, belki de dünyanın en mutlu insanı benimdir diye düşünüyorum bazen. Zaten öyle değil mi, insan doğru kişiyle iken gerçekten kendisinden daha mutlu birinin olabileceğine inanmıyor.

Hani bazen içine bir sıkıntı oturur insanın… En mutlu olduğu şeyi yaparken, en mutlu olduğu insanlarlayken dahi içten içe acı çekiyordur. Sanki midesine bir yumru oturur böyle, gülümsemesinin ortasında aniden bıçak gibi keser. Öyle yanlış anlarda, öyle hiddetli hatırlatır ki kendini. Bundan kurtulmak anlıktır. Lakin sevince insan, öylesine tesirinde kalır ki aşkının… Ben sevdikten sonra yendim bu huzursuzluğu. Ellerini tuttuğumda ve dahi gözlerinde kaybolduğumda içimde zerre kadar sıkıntı kalmaz oldu. Sanki sen benim distopyamı görüp görülebilecek en harika ütopya yaptın. Ve öyle ki sevgilim, bu bizim ütopyamız; yalnızca biz ve bizim istediklerimiz var burada.

İnsan sevmeli, sevdikçe huzurla dolmalı. Bağlanmaktan korkmamalı, kendini de bilmeli; aşkı da tatmalı… Aşksız insan, ruhunu bir kara deliğe hapsetmiştir ve iyileşmesi mümkün değildir.

İnsan sevdikçe iyileşir ruhu, kalbi güzelleşir. Kendine yeni bir dünya yaratır… Benim dünyam sensin sevgilim. Bizim dünyamızda mesela feryat figan yoktur. Bizim dünyamızda şiddet, kirlilik, kin, kibir, düşmanlık yoktur. Bizim dünyamızda da göğün rengi aynıdır, su aynı akar, kar aynı yağar, yel aynı eser, hazan aynı turuncudur. Lakin bizim dünyamızda mahlukat böyle kibirli değildir. Birbirine sevgisini vermekten aciz insanlarla dolu değildir.

Bizim dünyamız sevgilim, huzurla doludur… Bizim dünyamızda sen ve benden ziyade, biz vardır. Sevgi vardır çokça, aşk vardır. Öyle güzel ki neler desem az kalır sevgilim… Bizim dünyamızda da kelimeler kifayetsiz. Bu bütün saflığıyla, bütün güzelliğiyle apaçık duyguların; hissiyatların anlatılması mümkün değil. Lakin bizim dünyamızda, suskunluk bile bize yetiyor sevgilim. Sevgimiz ruhlarımıza renk katmış ve ruhlarımız her gün, her gece dans ediyor sevgilim.

İnsan sevmeli, insan sevdikçe güzelleşir. Sevdikçe hayat bulur, sevdikçe şiirler yazar, şiirler okur. Kendi sözleri, sevgilinin işittikleridir; onlara özeldir. Başka gözler göremez onların birbirinde gördüklerini. Başkaları işitemez benim sesinde duyduğum şarkıları sevgilim… Başkaları hissedemez benim aşkımı. Başkaları da sever, lakin böyle sevemez…

Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]
Erkut Taçkın 1940 yılında bir deniz subayının oğlu olarak dünyaya geldi. Babası gibi Deniz Harp Okulu’na giden Erkut Taçkın, okul hayatı sırasında Silahlı Kuvvetler Yüzme Şampiyonu oldu. 1955 yılında Genç Denizciler Orkestrası’na katılarak müzik hayatına başladı. Babasının subaylığından dolayı yurt dışına giden denizcilere plak siparişi verip bunlarla Rock&Roll’u özümsedi. Deniz Harp Okulu Orkestrası ve Erkut […]