Hayattaki her boşluğu doldurmaya çalışırız, yanlış yaptığımızın farkında olmayarak. Hatta ömür boyu yaparız bunu. Oysa ki sessiz sokağın kaldırımlarında oturmak gerekir bazen. Yalnız köpeğin başını okşamak gerekir. Durgun suyu izlemek gerekir, suyu bulandırmadan izlemek. Ekmek almaya uzaktaki bakkala gitmek gerekir. Biraz düşünmek için zaman, biraz da düşünmemek için zaman gerekir. Balık tutmak yerine balıkları beslemek gerekir. Vücudumuz, ruhumuz için devasa bir ihtiyaçtır bu. Su gibi, nefes almak gibi. Karşılıksız yapılan hiçbir şey yok hayatta. Yaptığımız iyiliğin, kötülüğün karşısında biri her zaman vardır. Eğer göremiyorsak, o kişi kendimizizdir. Bu kötü veya bencilce değildir. Fakat bunu karşılıksız gibi göstermek, göstermeye çalışmak küçük düşürücüdür. İnsanı kendi gözünde değersiz kılar. İnsan karşılıksız saydığı her durumda kendi vicdanına, gönül rahatlığına borç yazar. İyilik yap, denize at. Kimse bilmez, sen bilirsin ve muhtemelen unutmazsın bunu. En masum iyilik bile içinde bir miktar çıkar barındırır ister istemez ki bu kendimiz için oldukça rahatlatıcıdır. Bazı şeyleri yaparken tüm bunları geride bırakıp kendimiz dahil hiç kimseden karşılık beklememek gerekir.

Sevgi, tüm düşüncelerimin istisnası olabilir. Sevgi iyilik midir, çoğu zaman. İyi şeyler doğurur beraberinde. Karşılıksız sevgi, kanlı canlı gibi gerçektir bence. İnsan sevdiğini sanamaz, sevdiğini umamaz. Ya sever ya sevmez. Çok net bilir bunu. Sevmeye zorlamak, sevgiye zorlanmak tamamen faydasızdır. Yeşili sevmeyen birine ağaçları sevdiremezsiniz. Şiir sevmeyen birinden, Turgut Uyar’ı anlamasını bekleyemezsiniz. Sevmek iyilikse, birinin hatırı için veya kendiniz için yapamayacağınız tek iyiliktir. Kutsal bir mevki, ulaşılması zor bir seviyedir. Fakat bir kez elde edince öyle kolayca elinizden alınamaz, vazgeçilemez.

Bu sebeple her şeyi bırakmanızı söyleyebilirim. Yürümeyi, düşünmeyi, konuşmayı, küsmeyi, gülümsemeyi hatta yiyip içmeyi bırakın diyebilirim. Fakat sevmeyi bırakmanızı ne kendiniz ne de bir başkası sağlayabilir. Biraz durup düşünmek ve sevmeye devam etmek. Biraz zaman tanımak kendimize. Başkalarını düşündüğümüz kadar kendimizle de ilgili olmak. Kendi iç sesimize daha kibar olmasını söylemek ve başkalarını kırmadığımız gibi kendimizi de kırmamaya özen göstermek. Diğer insanlar porselen, bizse futbol topu değiliz. Farkına varmak önemli olanın, önceliğin kimde olduğunu. İşte bütün ihtiyacımız bu.

Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

-Şahsiyet dizisine dair spoiler mevcuttur. Tetikleyici unsurlar içermektedir.- 2018 yılına damgasını vuran ”Şahsiyet” dizisini birçoğumuz izledik. Başlarda ne olduğunu anlayamadık hiçbirimiz, sadece birkaç tahminimiz oldu. 11 bölüm boyunca hiçbir şeyden emin olamadık ancak 12. bölümünde izlediklerimiz her birimizi paramparça etti. Dizinin finalinde, 11 bölüm boyunca Agâh Beyoğlu’nun ne için onca cinayeti işlediğini tüm çıplaklığıyla izledik. […]
Dostoyevski’nin Prusya Savaşları’nda yaşadıklarını eserlerine nasıl aktardığı, Danzig cephesinde şahit olduğu dramı, Kresy cephesinde tanıştığı ilk aşkını romanlarında hangi karakterlerle betimlediği üzerine olan makalemi yetiştirmeye çalışırken arkadaşımdan gelen bir telefon akademik gündemimin alt üst olmasına yol açtı. Eski uygarlıkların dilleri üzerine uzman olan arkadaşım son iki senesini Latince üzerine bir lügat hazırlamakla geçirmekte fakat lügat […]
Elif İnci TUTKUN ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Latif BEYRELİ Kimdir? Latif Beyreli, Yükseköğrenimini, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü mezunu olarak 1986 yılında tamamladı. Yüksek lisans eğitimini 1988 yılında, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Ana Bilim Dalında “Lehcetü’l-Lügat” adlı teziyle; doktora eğitimini 1994 yılında, MÜ Türkiyat Araştırmaları […]
Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.