Bazen bir rüya görürüz, etkisinden uzun süre çıkamayız. İyi ve kötü oluşuna göre değişir akılda kalıcılığı. Kötüyse hatırlamak istemeyiz. Aksine iyiyse sürekli o rüyanın devamını da merak ederiz. Bu konudaki uzman kişiler rüyaların bilinçaltımızda var olan duyguların açığa çıktığı bir tiyatro sahnesi olduğunu söylerler. Kısacası bilinçaltımız aslında tek başına senaryoyu yazıyor, oyuncularını seçiyor ve seyircisiz o oyunu oynuyor.

Geçenlerde bir rüya gördüm. Uzun zamandır bilinçaltım böylesine kusursuz, böylesine hoş bir senaryo çıkarmamıştı. Bazen olur, gün içinde veya dönemsel olarak kendimizi sıkışmış hissettiğimiz zamanlar bu duygular rüyalarımıza yansır. Pek çoğunu hatırlamayız. Rüyalar bence bastırdığımız duyguların açığa çıkma şekli. Uyuyamadığımız zamanlarda genelde gözlerimizi kapatıp kendimizi uyumaya zorlarken hayaller kurarız. Bazıları gerçekleşsin diye bazıları ise bizde kalsın diye. Kurduğumuz hayaller olumlu yönde, iyi şeyler olur. Kimse kötü olsun diye tabii ki  hayal kurmaz. Bazen binbir düşünceyle daldığımız o uykuda çok güzel senaryolar çıkar. Sabah uyandığınız zaman ilk birkaç dakika çevrenizi ve kendinizi sorgularsınız. Çünkü o rüya tıpkı gerçek gibidir. Çok gerçekçi hissettirmiştir. Vaktiniz varsa tekrar uyuyup devam ettirmek istersiniz ama rüyadaki son sahnenin devamı bir türlü gelmez. Bence güzel rüyaların devamını istememizin sebebi belki de o anki duyguyu bir daha böylesine tutkulu ve coşkulu yaşayamayacağımız düşüncesidir. Gerçek hayat ve rüyalar aslında çok farklı. Rüyamızdaki bir sahneyi düşünün. Herhangi bir tanesi. Orada aldığınız bir karar, bir kahramanlık sahnesi veya herhangi bir şey. Rüyalarda o davranışı sergilemeden önce aklınızdan binbir türlü düşünce geçmez. O an ne düşündüyseniz o olguyu harekete geçirirsiniz. Sonunu düşünmezsiniz, sonraki adım için endişelenmezsiniz veya rüyadaki kişiler için kaybetme korkusu yaşamazsınız. Ne düşündüyseniz o an gerçekleştirirsiniz. Belki de bu açıdan rüyalar gerçek hayatımızda yapmak isteyip de yapamadıklarımızın, eğer yapsaydık nasıl olurdu düşüncesini kafamızdan atmak için iyidir. İnsan doğası gereği aynı anda birden fazla şey düşünebilir. Örneğin bir ödevi yaparken bu ödevin sonunda notunuzun ne olacağını veya notun kötü olması durumunda neler yapabileceğinizi aynı anda düşünebilirsiniz. Bu açıdan belki de bu kadar karmaşık hayatımızda rüyaların bize gösterdiği gibi tek bir düşünce hâli hayatımızı daha da kolaylaştırabilir. Aslında etrafımızda olan her olaydan bir ders çıkarıyoruz. Rüyalarımızdaki hareketten de bu kadar çok düşünmenin aslında bizi engellediği kanısına varabiliriz. Bilinçaltı bazen olağanüstü bir oyun sergiler. Gerçekleşmesi mümkün olmayan olaylar dizisi gerçekleştirir. Aslında içten içe hepimizin gerçekleşmesini istediği şeyler hep oradadır. Bazen gerçek hayata adapte olabilmek için hayallerimizi, düşüncelerimizi halının altına süpürürüz. Gerçek hayat o kadar zor ve o kadar yalnızdır ki bir süre sonra hayal etmeyi unuturuz. Kendimize değer vermeyi o kadar derinlere saklamışızdır ki. Yaşadığımız tüm bu kaos içinde belki de bize en iyi gelecek şeyi kendimizden vazgeçercesine unuturuz. Büyüdükçe daha da çocukça gelebilir ama hayal kurmak asla çocukça değildir. Gerçekçi olmak sağlam kararlar almanızı sağlayabilir ancak aynı zamanda kendinizi kaybetmenize de yol açar.

Dediğim gibi geçenlerde bir rüya gördüm. Rüya benim için o kadar imkânsız o kadar zordu ki… Yine de bu rüyayı gördüğüm için çok mutluyum. Aslında nasıl biri olduğumu, eskiden, çocukken nasıl biri olduğumu bana tekrar hatırlattı. Kurduğum o toz pembe hayaller arasında aslında ne kadar mutlu ve huzurlu olduğumu hatırlattı. Tüm yaşadıklarımın dışında kim olduğumu hatırladım. Büyümek zordur, derler. Bence bunun asıl nedeni hayal dünyamızdan kopup gerçekliğe adım atmaya başlamamız. Yaşamımızın her anında bu duyguyu yaşayacağımıza eminim. Ancak önemli olan hayal ve gerçek arasındaki o dengeyi iyi kurabilmek. Gece olup yatağınıza yattığınızda gerçeklikten uzaklaşabilirsiniz. Çünkü kendinizle baş başa kalmışsınızdır. Hayal kurmamak için hiçbir nedeniniz yoktur. Hayatınızın keyfini çıkarın çünkü tekrarı yok.

Sevgiler

Eda içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Eda içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]
Alman tiyatrocu Bertolt Brecht, çeşitli kaynaklarda şu sıfatlarla anılır: Oyun yazarı, tiyatro kuramcısı, dramaturg, yönetmen, epik tiyatronun kurucusu ve baş temsilcisi, diyalektik maddeci tiyatro biçiminin öncüsü, şair, hikâye yazarı, romancı, estetikçi… Tam adıyla Eugen Berthold Friedrich Brecht, 20. yüzyılın eşiğinde, 10 Şubat 1898’de Alman İmparatorluğu’nun Bavyera eyaletinde yer alan Augsburg kentinde doğdu. Bir kâğıt fabrikasında […]
Marie Curie Radyoaktivite alanında öncü araştırmalar yapmış ve bu araştırmaları sonucu Nobel Ödülü’ne layık görülmüş Leh-Fransız fizikçi ve kimyager Marie Curie 7 Kasım 1867 yılında, Polonya’nın Varşova kentinde dünyaya gelmiştir. Sofia, Hela ve Bronya isimlerinde 3 kız; Joseph isminde bir erkek kardeşi vardı. O sıralar ülkesinin durumu çok kötüydü. 1795 yılında güçlü bir krallık olan […]
Jane Casey’nin kaleme aldığı Maeve Kerrigan serisinin 8. kitabı “Sessizliğin Peşinde” çok keyif alarak okuduğum bir kitap oldu. Polisiye kitaplarını okumayı çok seviyorum zaten ve yazarın kalemiyle tanışalı uzun bir zaman oldu. Yazarın kitaplarına seri olduğunu bilmeden başlamış ve çok sevmiştim. Ama şunu söyleyeyim ki bir yanlış anlaşılmaya mahal vermeyeyim. Serinin her kitabında farklı bir […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.