fbpx

Klasik Batı müziğinin duayenlerini sıralayın şeklinde bir soru ile karşılaştığımızda kuşkusuz akla ilk olarak gelenler arasında Mozart birinci sırayı alır. Bir müzik dehası: Mozart, 27 Ocak 1756 tarihinde Salzburg’da dünyaya gözlerini açmıştır. Literatürdeki uzun adı Wolfgang Amadeus Mozart’tır.

Eşsiz Bir Müzik Kabiliyeti

Olağandışı bir müzik kabiliyetine sahip olan Mozart, ilk bestesini henüz beş yaşında iken yapmıştır. Buna yakından şahit olan besteci ve müzisyen babası da Mozart’a destek olmuştur. Mozart’ın bu eşsiz kabiliyetini görerek onunla daha yakından ilgilenmeye başlamış onun müzik kariyerinin meydana gelmesinde çok önemli etkileri olmuştur.

Harika Çocuk

Eşsiz bir müzik kulağı ile notaları tanıma yeteneğine sahip olan Mozart, çalgı aletlerindeki virtüözlüğü ile de dikkat çekmekteydi. Babası Leopold, Mozart’ın bu eşi benzeri olmayan kabiliyetini tüm dünyaya göstermek amacıyla onu daha küçük bir yaşta iken Avrupa’nın önemli başkentlerini içeren turneye çıkarmıştır. Mozart bu turnede kendini dinleyenleri adeta büyülemiştir. Harika çocuk olarak nitelendirebileceğimiz müzik dehası Mozart bu turne esnasında döneminin en ünlü saraylarında krallara, imparatorlara, prenslere muntazam konserler vermiştir. Örneğin daha 6 yaşında iken 1762 yılında Bavyera’da lll. Maximillian’ın sarayında muhteşem bir konser vermiştir.

35 Yıllık Kısa Bir Ömürde 600’den Fazla Eser

5 Aralık 1791 yılında Viyana’da hayata gözlerini yumduğunda geride 600’den fazla eser bırakmıştır. Klasik batı müziğinin tüm formlarında eserler bestelemiştir. Otuz beş yıllık kısacık ömrüne bu kadar eser sığdırabilmiş olması bile Mozart’ı müzik dünyasının dâhisi olarak tanımlamamıza yeterlidir. Bir kıyas yapmak gerekirse; ünlü besteci Beethoven yaşamı boyunca 9 senfoni yazmıştır. Buna karşılık Mozart’ın yazdığı senfoni sayısı 41 adettir.

Bağımsız Bir Besteci Müzisyen

Saray hayatı gibi çağın en gözde yaşam şeklini elinin tersi ile bir kenara iterek serbest olarak çalışmalarına devam etmiştir. Bu yönü ile bakıldığında bağımsız olarak çalışmış yegâne bestecilerdendir. Yaşamı boyunca çeşitli maddi sıkıntılar çekmiş ve öldüğünde yoksullar mezarlığına mezar taşsız olarak defnedilmiştir.

Teşvik Edici Müzik

Mozart’ın eserleri tıp dünyasında da ilgi odağı olmuştur. Hastalar üzerinde yapılan bilimsel deneyde, Mozart’ın eserlerinin beynin belli bölgelerini uyararak yaratıcı ve teşvik edici etkiye sahip olduğu görülmüştür. Bir müzik dehası Mozart, eserleri ile insan ruhunun yolunu bulmuş ve onların gönüllerinde taht kurarak etkilemeyi başarmıştır.

Abonelik
Bildir
guest
2 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]
CEMAAT, İSTİKRAR, ÖZDEŞLİK Cesur Yeni Dünya, teknolojinin ve bilimsel teknik bilginin kontrolünde olan bir toplumda birey düşüncesinin ve özgürlüğün olmadığı ama bunun yerine sistemin istediği biçimde yaşayıp ve düşündüğünü sanan edilgen insanların olduğu bir dünyadır. Roman, Londra merkezli ve yöneticisinin Mustafa Mont olduğu Dünya Devleti’nde geçmektedir. Dünya Devleti de diğer birçok distopik romanda olduğu gibi […]
Bildiğimiz üzere II. Dünya Savaşı’nın sonunda Soğuk Savaş süreci başlıyor ve dünya, ABD ve Sovyet Rusya’dan oluşan iki kutuplu bir düzenin etrafında şekilleniyor. Bu kutuplar arasında her alanda olduğu gibi uzay ve havacılık alanlarında da rekabet yaşanıyor ve pek çok ülke bu alanlara yönelik ajanslar kurarak gerekli çalışmalara başlıyor. Günümüzde de devam eden bu çalışmalar, […]
Bugünkü konumuz aşk konulu filmler. Birçoğumuz ki özellikle kadınların tercih ettiği bir konu olan aşk filmleri hakkında ufak bir liste yaptım. Konuya ilgili olan kişiler bu listedeki filmleri çoğu kez izlemiş ve repliklerine kadar ezberlemişlerdir diye düşünüyorum. Ben yine de bu konu hakkında fikir sahibi olmak isteyenler veya arada duygusal çöküşüşe giren herkesin izleyebileceği filmleri […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.