fbpx

Sonbaharı seviyorum. Sessiz bir parkta kocaman bir ağaca sırtımı dayayıp yaprakların düşüşünü veya etrafımdaki düşmüş yaprakları uzun uzun seyrediyorum. Yaprakların yaşamını düşünüyorum. Büyüyüp yemyeşil olduklarını ve tebessüm ettiklerini hayal ediyorum. Sonra aklım ağaçlara kayıyor. Ağaçlara bayılıyorum. Öyle masalsı, aynı zamanda da öyle gerçekler ki! Dallarını, gövdesini, yeşilini, turuncusunu bütün kalbimle kucaklıyorum. Böyle yalnızca zihnimde kucaklayınca içim rahat etmiyor tabii. Ağacın gövdesine sırtımı dayamış huzuru
hissederken çok rahatım fakat kalkıp bir de gövdesinden kollarıma sığdırabildiğim kadarını hissederek sarılıyorum ona. Ağacı bilmiyorum ama ben inanılmaz rahatlıyorum sarılırken. Sanki bir anlığına bütün dertlerim yok oluyor ve ben ağacın bir parçası oluyorum. Doğayı anlamaya, anlamaya çalışmaya bayılıyorum. Çoğu insanla kuramadığım duygusal bağı bu kahverengi gövdeye sarılarak bir ağaçla kurabiliyor olmam bana da tuhaf gelmiyor değil. Fakat ben bir ağaca çok uzun zaman önce sarılırdım, insanların yargılayacağını düşünmeseydim. Sonradan fark ettim ki ne yaptığım, yalnızca bana nasıl hissettirdiğine bağlı olmalı. Ben bir ağaca sarılarak duygu yüklendim, bir başkası bulutları izler, bir diğeri hislerini
bir deftere döker, bir diğeri ise hislerini hep içinde yaşar. Ben sadece yeni bir dostluk kurduğum için heyecanlıyım ve bu dünyada yalnızca ben, bunu eleştirme ve sorgulama hakkına sahibim. Bence huzurun formülü bunun gibi bir cümlede gizli. Hem bu kez annem de rahat olur. Küçükken pelüş hayvanlarla arkadaş olmama kızmasa da pek takdir ettiği söylenemezdi. Bu kez dostum canlı anne. Bütün ihtişamıyla karşımda. Büyüyor, gelişiyor, bazen de küçülüyor ve kuruyor. Zaten insanlar da öyle değil mi? Herakleitos ne demişti: “Değişim, değişmeyen tek şeydir.” Ağacım da bu pekala bu söze uyum sağlıyor hem de bütün insanlardan daha dengeli, daha sistemli yaşıyor değişimlerini. Onu bu kadar sahiplendiğim için endişeleniyorum aniden. Çünkü buradan kalkıp hayatıma devam etmem gerekecek. Sonsuza kadar bu ağacın altında yaşadığımı hayal ediyorum. Burada uyanıp burada yemek yediğimi, kitabımı burada okuyup bitirdiğimde gözlerimi kapatıp düşünmeme izin veren ağacıma, daha sonrasında düşüncelerimi aktardığımı hayal ediyorum. Bu noktada ağacıma bir isim de veriyorum.
Onu sadece ben tanıdığım gibi, ismini ve karakterini de yalnızca ben biliyorum. Hepsi kafamın içinde öyle canlı ve neşeli ki! Şimdi kalkıp gitmem gerekiyor. Burada yaşadığım duyguları kalbime iyice kazıyorum. Ağacımı alışık olduğu ve bence çok da sevdiği yalnızlığa teslim ediyorum. Aslında yalnız değil; toprak, güneş, diğer ağaçlar ona her anında eşlik ediyor. Birbirlerine öyle nazik, öyle sıra dışı destek oluyorlar ki hayran olmamak imkânsızlaşıyor. Ağacıma son kez bakıp gözlerimi kapatıyorum. Onu değil ama o muazzam görüntüsünü zihnime hapsediyorum. Şimdi huzur zihnime işliyor ve beni asla terk etmeyeceğini biliyorum. Mutluyum.

Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]
Erkut Taçkın 1940 yılında bir deniz subayının oğlu olarak dünyaya geldi. Babası gibi Deniz Harp Okulu’na giden Erkut Taçkın, okul hayatı sırasında Silahlı Kuvvetler Yüzme Şampiyonu oldu. 1955 yılında Genç Denizciler Orkestrası’na katılarak müzik hayatına başladı. Babasının subaylığından dolayı yurt dışına giden denizcilere plak siparişi verip bunlarla Rock&Roll’u özümsedi. Deniz Harp Okulu Orkestrası ve Erkut […]