Dil ve Etimoloji

”Türkçenin derinliklerine dalınca, gözlerime on sekiz bin evrenden daha yüksek bir evren göründü.” demişti Ali Şir Nevai. Gelin hep birlikte biraz Türkçenin derinliklerine dalalım.

  1. Listeler
  2. Dil ve Etimoloji
Ölmeye yüz tutmuş diller, artık bir topluluğun ana dili olmayan ama hala var olan dillerdir. Vatikan’da Latince kullanımı buna birer örnektir. Dil, insanların birbiriyle anlaşmasını sağlayan, kuralları olan ve bu kurallar içinde gelişen bir sistemdir. Dillerin kaybolmasına neden olan birçok unsur söylenebilir, bunlar; kültür, zaman, sosyal ve politik sebepler, bilim, teknoloji, göçler ve benzer faktörler […]
  1. Dil ve Etimoloji
Dilin yazıdan da önce ortaya çıktığı düşünülürse; İlk dil nasıl oluştu? sorusuna cevap vermek çok az belgeye ulaşılabildiğinden oldukça zor olacaktır. Yapılan araştırmalar, Sümerlerin ilk yazılı metinlerinin 5500 yıl öncesine ait olduğunu ortaya çıkarmıştır. İlk insanlarınsa bundan bir milyon yıl önce yaşadıkları göz önüne alınırsa, ilk dilin ortaya çıkma aşamalarına ulaşmanın ne kadar zor olacağı […]
  1. Dil ve Etimoloji
Yılbaşının yaklaşmasıyla beraber hindi olarak isimlendirdiğimiz kuş kendini yeniden akıllara getirdi. Hindinin İngilizce karşılığının neden “Turkey” olduğu hakkında eminim bu yazıyı okuyan kişiler önceden birtakım teoriler görmüşlerdir. Özellikle hindinin Kuzey Amerika orijinli bir kuş olmasına karşın “Turkey” ismini alması gerçekten enteresan bir durumdur. Ben bu yazıda en çok kabul gören 2 teoriden bahsedeceğim ve kaynakları […]

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

 << Vuslat-I Okumak için tıklayın. Ayrılamadım bir süre oradan. Mıhlanmıştım adeta oturduğum yere. Güneş gitmişti, çalan şarkı yerini bir başkasına bırakmıştı, zaman kimseyi beklemeden akıp gidiyordu. Ben ise bir ağacın altında oturmaya devam ediyordum. Yoktu bir sebebi. Yine Güneş’imi düşünmüştüm, yine güneşe veda etmiştim ve nihayetinde yine bir başımaydım. Yine yalnızdım. Onca düşünceyle savaşmak öyle […]
”Yine mi altını ıslattın? Bıktım senden. Nedir bu çektiğim çile? Bitmek bilmiyor!” 11 yaşımdayken en sık duyduğum cümleleri okudunuz az önce. ”11 yaşında altını mı ıslatıyordun?” demeyin hemen. Büyümemiştim ki ben. Büyüyememiştim. Korkumdan, endişemden, hissettiğim suçluluk duygusundan uyuyamazdım çoğu gece. Bazen minik bedenim yorgunluğuma dayanamazdı da sızar kalırdım çekyatta. O zaman da altımı ıslatırdım işte. […]
Babamın hayatını bir okuyun! 90’larda gençlik nedir bir de bu ağızdan bir dinleyin… 7 kardeş, bir yer yatağında geçirilen yıllara kulak verin… Bahçeli bir 3 odalı evin içinde geçirilen ve herkesi ayrı yola sürükleyen bir hikayedir bu. Şimdi baksak her yerde birini görürsünüz bu evden. Kuytu köşede hastalıktan kıvranan bir kız kardeş, İstanbul’da hayat yaşayan […]

İlgini Çekebilir

Aile nedir? Şayet ben aşk gibi bu kelimenin de herkes tarafından farklı şekilde yorumlanacağını düşünüyorum. Benim için aile; her şey demektir. Asla bırakmayacağını bildiğiniz bireylerle oluşturulan bir ortam, yalnızca ölümün ayıracağına inandığınız bir bağlılık… Evinizin kapısını akşam olup kapatınca; dışarıda kalanlar artık önemsizdir. O kapının ardında ne olduğu, ne olacağı artık yalnızca iki düşünüp unutulacak […]
Uyuyamıyorum artık Aklıma geliyor Gelecek, Geçmiş Hiç çıkmıyor Beynimi işgal eden iki tümör Her şeyimi engelliyor Emek verdik Geçmiş için Emek veriyoruz Gelecek için Çalışıyoruz Çalışıyoruz Sadece çalışıyoruz Hayat geçer mi böyle? Çalışacakmışım Daha iyi bir yaşam için Nefes almadan, Gözümü kırpmadan, Çalışacakmışım Düşünmeden, Sorgulamadan Ne deniyorsa yapacakmışım Bunu kendim için mi yapıyorum? Gerçekten bilmiyorum […]
Bizler yaşamımızı sürdürürken hiç bilmediğimiz yerlerde, hiç duymadığımız kadınlar öldürülüyor. Bazen din adı altında, bazen kıskançlık bahane edilerek, bazense istenmemeyi hazmedemeyerek cinayetler işleniyor. Maalesef, yeryüzü binlerce trajik ölüme şahitlik ediyor. Ben ise sizlere hiç duymadığınız kadınların çığlıklarını duyurmak istiyorum. Ne uğruna hayatlarının çalındığını, nasıl zorluklarla mücadele ettiklerini, nelerle başa çıkmak zorunda kaldıklarını anlatmak istiyorum. Duyun […]
Sabah uyanmak artık öyle başka geliyor ki bana… Dünyam tepetaklak olmuş, yer gök göğsümde buluşmuş sanki. Öyle ağır, öyle ağır ki içimdeki bu yük… Nedendir, neredendir bilmem, belki elimin kesik acısı yüreğime vuruyordur. Fiziksel acı beni üzmüyor ama yüreğime çarpan bu acı beni paramparça ediyor sanki… Gecenin karanlığında, çelimsiz bedenimle yürüyordum. Bir hiç olsaydım, bir […]
Özdeyiş, vecize, aforizma ya da özlü söz; düşünce, duygu ya da ilkeleri kısa ve öz bir biçimde anlatan sözlerdir. Kimi zaman motto, kelamıkibar ve ülger olarak da anılırlar. Özdeyişlerin söyleyeni genellikle bellidir ancak bazı sloganlaşmış özdeyişlerin kim tarafından yaratıldığı bilinmeyebilir. Aforizmalarda ileri sürülen fikirler, başkalarının kabulünü beklemeyen; yazarın subjektif kanaatleridir. Burada benim için çok önemli […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.