Bugün yazmak içimden gelmemişti, bugün ben mutluydum. Aslında mutluluk kavramı her insan için değişken olduğundan genel anlamda mutlu olmaktan çok üzgün olmamak gibi bir şey yaşamış da olabilirim. Bugün kendime vakit ayırdım, biraz kitap okudum, biraz yazdım. Biraz gazetelerden manşet topladım. Bu benim gizli hobimdir, bir defterim var. 2020’nin ortalarında edindiğim bir hobi bu. Hatta virüsün ilk çıktığı zamanlar diyebilirim… İnsan kendiyle daha çok baş başa kaldığında sandığı hayattan daha uzak ama bir o kadar da yakın olduğunda hayata; daha çok durup düşünüyor. Ya da herkese etkisi bu şekillerde mi olmuştur, bilemiyorum. Ben daha çok gündemi takip etmeyi ve ileride ”Vay anasını!” diyerek okuyabileceğim bir defter yapmayı hobi edindim. Ama dediğim gibi henüz 2020’nin ortalarıydı ve hiçbir şey böylesine gözle görülür vahşete dönüşmüş değildi. Şimdi bu defter, yalnızca ölüm kokuyor.

Yine de başladığı işi yarım bırakmayı sevmeyen kesimdenim ve defterin son sayfalarını da dolduracağım. Zor olmuyor zaten, her gün gözden kaçan onlarca hayat ve ölüm var ki. Biraz gazete okuyan, biraz dergi takip eden insan anlar beni eminim… Neyse bir anda nereye gitti bu konu böyle… Aslında bir farkındalıkla aydınlandı bugün ruhum. Ve bundan bahsetmek istedim. Evet bugün kendime gerçek anlamda, karantina ya da zorunluluk gibi şeylerle değil de ben istediğim için vakit ayırdım. Ve beni mutlu eden şey bu işte… Bugün mutluydum ve yazı yazmak istemedim. Anlıyor musunuz? İnsan üzgünken daha çok yazı yazma ihtiyacı duyuyor.

Sahi, neden mutluluklarımızdan çok acılarımızı paylaşmak istiyoruz insanlarla… Sanki en başta bizim kendimize faydamız yokken yabancının iki lafı fayda sağlar mı bize? İnsan doğası, bu dediklerimi inkar edemeyiz. İnsan evladı mutluluklarını kendine saklayacak kadar bencil değil midir neticede? Bunu yaptıran da yine insan evladı değil midir? Arkadaştan kıskançlık duygusunu görünce, babasından babasızlık sezince, sevgiliden şüphe duyunca insan, ne yapsın? Sebepler de sonuçlar da yine bizleriz. Bu yüzden kafamda yarattığım dünyada yaşamayı çoğu kez bu dünyadan çok seviyorum. Ben ve kendim, benim için yeterli.

Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Bugünkü konumuz aşk konulu filmler. Birçoğumuz ki özellikle kadınların tercih ettiği bir konu olan aşk filmleri hakkında ufak bir liste yaptım. Konuya ilgili olan kişiler bu listedeki filmleri çoğu kez izlemiş ve repliklerine kadar ezberlemişlerdir diye düşünüyorum. Ben yine de bu konu hakkında fikir sahibi olmak isteyenler veya arada duygusal çöküşüşe giren herkesin izleyebileceği filmleri […]
Kitle iletişim araçlarının toplumsal bilinci şekillendirdiği aşikâr. Bu bağlamda, bir kitle iletişim aracı olan sinema da toplumsal ve kültürel yapıyla ilgili gerçekleri kullanıyor ve aynı zamanda bu yapıları yeniden şekillendiriyor. Haz ve gerçeklik arasındaki ilişkiye dayanan sinemada, görülen her objenin temsil ettiği bir duygu ya da anlam bulunuyor. Bunun yanında sinema ve toplum arasında, sinema […]
Birçok kişinin ”Kadınların savaşta yeri yoktur.” söylemlerine kaşlarımı çattığımı, tarihte birçok kadın kahramanın yer aldığını ve bu isimlerin bilinmesi gerektiğini savunarak, kendi gücümüzün farkına vardığımızda, sınırlarımızı korumanın cinsiyet gözetmeksizin vatana karşı yapılan bir görev bilinci olduğunu ayrıca belirtmekten çekinmediğimi söylemeliyim. Sizlere, II. Dünya Savaşı’nın şiddetli olduğu yıllarda cephede ağır kayıplar yaşanırken tam da bu sebeple […]
Lumiere Kardeşler’in on dokuzuncu yüzyılda temelini atmaya başladığı ve günümüzdeki “bir eğlence aracı” , “bir kaçış ortamı”, “bir düş fabrikası” olarak nitelendirdikleri yeni “dil”; aynı zamanlarda Freud Breuer’in “Histeri Üzerine Çalışmaları” eserinin ortaya çıkmasıyla yeni bir başlangıcın ilk sayfalarını oluşturmuştur. İki farklı üslup ve yansıtma yöntemlerine rağmen, “düşünen ve sorgulayan, ilkel olmayan, canlının kendi hakkındaki […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.