İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Film,Dizi,Kitap
  3. Clare Vanderpool – Babamı Beklerken Kitap İncelemesi

Clare Vanderpool – Babamı Beklerken Kitap İncelemesi

Eşsiz bir romanın özeti...

Hands-line-drawing-illustration-Grace-Throw-Pillow-by-thecolourstudy
1

Babasını erken yaşlarda kaybedenler için etkileyici ve sürükleyici bir eser!

”Hey dostum, bana bir iyilik yapar mısın? Orada olsaydım kendim yapardım ama değilim ve bunun kelimelere dökülüp yüksek sesle yapılmasını istiyorum. Babama onu çok sevdiğimi söyle.”

Kitabın baş karakteri Abilene isimli bir kızdır. Kitabın adından da anlaşılacağı gibi babasını çok sevmektedir. Fakat Abilene ve babasının hiçbir zaman bir evleri olmamıştır. Adeta bir göçebe gibi yaşam sürerek oradan oraya sürüklenmişlerdir. Ve ne yazık ki bu baba kızın birbirlerinden ve hikayelerinden başka hiç kimseleri olmamıştır.

Babası yaşlansa da Abilene hayalleri olan bir kızdır ve sürekli büyüyordur. Her kızın ve özellikle de her çocuğun olduğu gibi Abilenenin de bir evi ve bir yuvası olmalıdır.

Babası Gideon’la bir gün yolları ayrılır ve Abilene tek başına kalır. Babası onu yaz sonunda döneceğine inandırarak bir kasabaya yollamıştır…

Artık Abilene’nin hayatında en çok değer verdiği babası Gideon yoktur. Fakat her ne kadar babasından uzak, yokluğuyla yaşasa da mesafeler Abilene için bir son değildir. Abilene’ye göre; geçmiş gizemli, gelecek bilinmez ve şimdi ise özlem doludur…

Babamı beklerken romanı 1936 yılında geçiyor. Baba kız ilişkisini derinlemesine anlatan eşsiz bir romandır. Zaten aldığı onca ödül varken beğenilmeyecek bir roman olması olanaksız..!

Abilene annesinin ölümünün ardından babasıyla yaşayan, evleri olmayan ve kendine bakım yapmaya fazla fırsatı olmadığı için kısa saçlı bir kızdır.

Kitapta tren yolları ve tren genel ulaşım aracı olarak gösterilmiştir. Sebebiyse yaz dönemlerinde Abilene’nin babasının demir yollarında çalışmasıdır.

Babasının Abilene’yi Manifest Kasabası’na bırakmasının ardından Abilene depresyona girer. Kaldığı evde çanta ve eşyalarını saklamak için gizli bir yer ararken bulduğu gizli yerin içinde, eski mektuplar ve notların olduğu esrarengiz bir kutu bulur. Mektupları inceler. Arkadaşlarıyla mektupları tartışır ve az da olsa bu sayede yaşadığı kasabaya alışmaya, babasının özlemini ise bir kenara bırakmaya başlar.

Mektupların birinde Alman casustan bahsedilir. Abilene ve arkadaşları casusu bulmaya çalışır ve her gördükleri insandan şüphelenmeye başlarlar. Bir gün bir not bulurlar. Not yeni yazılmıştır ve bu işin peşini bırakmaları gerektiği yazıyordur. Tam arayışlarını sonlandıracakken Abilene babasından hatıra olarak sakladığı pusulasını kaybeder. Pusulasını alan kişinin istediklerini yerine getirip onun için çalışırken yanında çalıştığı kişi ona geçmişten bir hikaye anlatır ve Abilene o zaman babasının onu neden bırakıp gittiğini anlar. Bu, onun babasına karşı olan görüş ve düşüncelerini değiştirir ve işler içinden çıkılması mümkün olmayan bir hale gelir…

Yorum Yap

Yazar Hakkında

iletişim için ; zehragulsumatilgan00@gmail.com adresini kullanabilirsiniz..

Yorum Yap

Yorumlar (5)

  1. Şeyma Ünal
    2 ay önce

    Okurken bile merak etmedim değil kitabı hemen listeme ekledim. Elinize sağlık iyi bir analiz ile güzel bir yazı olmuş.

  2. Teşekkür ederim 🙂 Umarım seveceğiniz bir roman olur, kahve eşliğinde keyifli bir okuma diliyorum..

  3. Serhebun Yavuklu
    1 ay önce

    Sizi sosyal medyadan da takip etmek istiyoruz…??

  4. Çok isterdim fakat bu yıl içerisinde mümkün değil, gelecek yaza inşallah 🙂

  5. Serhebun Yavuklu
    4 hafta önce

    Anlamadı ama neyse🙄🙄

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir