İlginizi Çekebilir
images-31
  1. Ana Sayfa
  2. Deneme
  3. Ayn-ı Hayat 3

Ayn-ı Hayat 3

IMG_20200907_221529

Hayat!

Cevaplanması gereken soruları mı sorar, sorularına cevap mı aratır insana? Anlamlandırmak istediklerini mi anlamdırır hayatında? Yaşadıklarının bir yalandan ibaret olduğunu sanıp yalanla yaşamaya mı alıştırır kendini? Sahi ne kadar gerçek yaşadığımız hayatın kendisi. Heveslerin kursakta kalma gibi bir durumu yok aslında, hevesleri insanlar kursakta bırakır. Yara izi kadardır insan bu hayatta; her yara izinde bir yaşanmışlık, tükenmişlik vardır. Her zaman daha kötüsünü düşünür de, daha kötü ne olabilir der hep ve hep daha kötüsünü çeker üzerine. Hayat yaşamak için kolaydır aslında nefes almak için zordur, söyleyemediklerin, söylediklerin boğazına düğümlenir de keser insanın nefesini. Belini büker insanın hep hayat dik durmasına izin vermez. Ayağını yerden keser de, hissetmezsin hayatın acımasızlığını. Yağmur bulutlarının yağmuru getirdiği gibi, dertleri getirir hayat insanın üstüne ve yağmur damlalarının üst üste geldiği gibi dertler de gelir üst üste. Yağmurda ıslanmaktan korkan ıslanır bu hayatta yani dertten kaçanı bulur dertler. Hayat girişi içine çeken gelişmesinde okumaktan sıkıldığın bir kitap gibidir aslında, gelişme bölümü ne kadar sıkıcı olursa olsun sonun nasıl biteceği hep bir muamma, yarım bırakıp tozlu rafa kaldırmakta insanın elinde mucizeler yaratıp sonunu güzel bitirmekte. Mücadele etmekten kaçıp umudunu yitirmek yorar insanı, mücadele edecek gücü yoktan var edip içinde küçücük de olsa bir umuda sarılıp yarının güzel olacağına inanmalı. İnanmakla başlar zaten her şey doğruya da yanlışa da, o yüzden acıtır insanın canını yarım kalan hayatı. Düşüşünü hatırlamaz, hatırlatmaz sana hayat nasıl mücadele edip düştüğün yerden kalkışını kaldırışını hatırlatır. Ucu bucağı görünmeyen bir sınavdır hayat, hep sınar insanı, tarih de kendiliğinden tekerrür etmez zaten, insanın verdiği kararlar tarihi tekerrür ettirir çünkü aynı durumda birbirinden farklı insanlar aynı kararları aldıkları için tekerrür etmiştir tarih. Hayat ne kadar değişse de hayatta değişmeyen tek şey değişimin ta kendisidir. İnsanlar, isimler ve hayatlar değişir de kararlar hep aynı kalır, aynı kararı alıp farklı sonuçlar beklemek aptallıktır. Hep aynı derdi çekmekten yakınsa da insanlar farklı çözümler, farklı yollar sunar insana hayat, mesele o farklı çözümlerde, o farklı yollarda mücadele edecek gücü kendinde bulması insanın. Gelin bir düşünelim tarihe bir yolculuk yaparak. Fatih Sultan Mehmet’e bakalım hatta kendimizi Fatih’in yerine koyalım. Bir tarafta geçit vermeyen Bizans surları diğer tarafta girişine zincir çekilecek olan Haliç. İstanbul’u fethedecek olan o müjdelenen komutan olmak için önce Fatih gibi hayal etmeli sonra onun gibi mücadele etmeli insan. Hayal kurup aklını kullanıp savaşırsa insan Fatih olur, çağ açıp çağ kapatır. Gerçekleşmeyecek kadar hayal olduğunu düşünüp vazgeçerse yok olur insan. Hayatın zorluklarını yaşayıp üstesinden gelmek, düştüğü yerden mücadele ederek kalkmak da Fatih yapar insanı bu hayatta. Fatih olacaksan, fetih yapacaksan çileler ve dertler çekeceksin, mücadele edip dertlerin, çilelerin üstesinden gelip Fatih gibi çağ açıp çağ kapatacaksın bu hayatta. Kendi hayatının müjdelenen komutanı olacaksın, zorlukları aşıp karanlıktan aydınlığa kavuştuğunda. Hayat istediklerini altın tepside vermez sana verseydi de zaten değerini bilmezdin çünkü insan ulaşabildiklerinin nankörüdür. O yüzden mücadele edip dertlerin üstesinden gelip kendi ellerinle, tırnaklarınla kazıyıp kazanarak almanı ister hayat kendisinden. Değerini bilip ne zorluklarla aldığın şeyden kolay kolay vazgeçmemeni ister senden, unutma değerini bilip koruyup kollamak da senin elinde, hor kullanıp kaybetmek de. Kazanmanın kaybetmek kadar kolay olmadığını öğretir hayat insana, zor kazandığın şeylerden kolayca vazgeçmemen için, bunu anlayıp kavramını ister senden ve zaten bunu öğrendiğini gördüğünde de elini ayağını çeker üzerinden. Gaflet ve dalalete düşüp kaybetme kazandıklarını, unutma tekrar kazanamazsın kaybettiğin hayatı. Ne daha fazlasını kazanacak kadar mağrurlan ne de kaybedince vazgeçecek kadar gururlan. Hayat kazanmak için çok uzun, kaybetmek için çok kısa. Unutma! “Kaybetmek esaretken vazgeçmek özgürlüktür.”  bazen hayatta. Kaybedip esir etmektense kendini bazen de vazgeçip özgür kıl kendini. Kazanan insan yoktur, hayatta mücadele eden insan vardır; mücadele edersen zaten kazanmışsındır.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Harfler yetmedi anlaşılmama, bari Hâl'den anla...

Yorum Yap

Yorumlar (2)

  1. Emin Soyluğan
    4 hafta önce

    Yüreğine sağlık kardeşim.

  2. Bahadır Uygur
    4 hafta önce

    Eyvallah kardeşim 😊

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir