İlginizi Çekebilir
Nasihatler-Telefon-Arkaplan-Hd-015
  1. Ana Sayfa
  2. Deneme
  3. Ayn-ı Hayat 2

Ayn-ı Hayat 2

10801812_963062723722001_5179324390471554464_n

Hayat insana karşı hep acımasız olmuştur. Ne zaman hayatın bir ucundan tuttum artık, ayağa kalkabilirim dediğin anda vurur darbeyi ve sen daha ayağa kalkmadan daha sert bir şekilde yerde bulursun kendini. Mesele düşmek veya kalkmak değil aslında, asıl mesele hayattan neler öğrendiğinde. Hayata karşı dimdik durabilmeyi, ayağını sağlam yere basmayı, yerlere düşüre düşüre öğretir hayat. Düşmekten korkma! Gerekirse yara bere içinde kalsın vücudun, yaralar geçecek zamanla ilk günkü gibi acısı kalmayacak ve acısını hissetmeyeceksin zamanla. Gözüne takılacak bazen yara izleri anımsayıp düştüğün günleri kalmayı başarıp dimdik durabildiğin için hayatın karşısında gurur duyacaksın kendinle, hayatın seni her düşürüşünde seni sen yaptığını anlayacaksın dönüp baktığında geçmişe.
Unutma! Düşmeseydin, yaralanmasaydı bedenin dik durmayı öğrenemeyecektin hayatın karşısında ve bekli de sen, sen olamayacaktın hayatın akışında. Ha bir daha da düşmem demeyeceksin, düşmek hayat yolunun gereğidir. Düşeceksin ki sıfırı göreceksin, sıfırı görüp tekrar tekrar deneyeceksin. Sıfırı görmek kötü değildir sakın yanılma, sıfırı görmek yeniden başlamaktır aslında ve her yeni başlangıç, yeni mucizelere gebedir insanın hayatında. Unutma! Hayatı değiştiremezsin, kendini değiştirip kendini geliştirirsin hayatta. Rüzgarda savrulan yaprakta olmak senin elinde, sımsıkı kök salmış ağaç gibi dimdik durmakta. Unutma! Kuruyan yaprak savrulup kaybolur da her yeni baharda yeşerir ağacın her bir dalında yaprak. Hayat her zaman acımasız davranamaz sana gün gelir kaybettirdiğinden daha iyisini verir, yanıp yakınmanı değil de umut edip beklemeni ister senden hayat. Hayat işte bu ayn-ı hayat yani hayatın ta kendisi. Umut edip bekle, karartma yüreğini. Gelecek olan gelir elbet, gidecek olanın daha iyisi doldurur yerini. Unutma! Düştüm, kaybettim artık dediğin yerde başlar hayat.

Dur! Düşün, dinle ve sigarandan derin bir nefes al. Dön bak geçmişine, ne kadar ders çıkardın hayal kırıklıklarından? Kırılmış, göğüs kafesine batan kalp kırıklıklarını düşün. Gözünün önünden geçir film şeridi gibi hayatını çünkü hayat bir film kadar kısa, hazırlanıp izleyici önüne sunulması kadar uzun. Güzel şeyleri yahut kötü şeyleri yaşamak emek ister, kendini bulup kaybetmek gibi. Dön bak şimdi geçmişine, bugünkü aklım olsa aynı hataları yapmam diyeceksin, diyeceksin ve yanılacaksın. Bugünkü aklın olsa da aynı şeyleri yapıp aynı hayal kırıklıklarını yaşayacaksın. Aklınla, kalbine karşı savaşa girip yine mağlup çıkacaksın. Bir kere daha yenileceksin kalbine, yenilmek değil mesele, bin kere daha yenil gerekirse ama öncekinden daha iyi yenil her seferinde. Unutma Gazi Osman Paşa savaşı kazandığı için değil savaşı çok iyi kaybettiği için yazıldı tarihe. Hayat bu, hayat yenilmek. Hiçbir zaman istediğini altın tepside sunmayacak, hayata karşı savaşıp kaybedeceksin ya da kaybettiğini zannedeceksin. Hiçbir zaman bilmeyeceksin kaybederken öğrendiğin şeylerin değerini, anlamayacaksın hayatın seni yenerken sana kattığı değeri. Üstüne koya koya ilerleyip aşacaksın hayat yolunda karşına çıkan engelleri. Hayat yolunda aştığın her engel güç katacak sana ve seni sen yapacak üstesinden geldiğin her engel. Hayat bu hep bir meydan muharebesi, kaybetmekten korkma kaybettiğini sanan da kazanıyor bu savaşta. Unutma nereden yıkılacağını düşündüğün anda hiç düşünmediğin yerden kapaklanıp kalacaksın hayatta. Şimdi kaldır kafanı al sigarandan derin bir nefes daha. Hayat bu ayn-ı hayat yani hayatın kendisi. Yarını düşünüp bugünü heba etme, bugünü heba edip yarını mahvetme, unutma ne diyor bir çizgi filmde “Dün tarih oldu. Yarın ise bir bilmece ama bugün sana hediyedir, bunun kıymetini bilmek gerekir…”

Hayat,
Her gün doğumunda,
Yeni başlangıçlara gebedir.
Her yeni başlangıç,
Yeni bir hayatın habercisidir.
Hayat,
Bu işte,
Ayn-ı hayat.
Hayatın ta kendisi…

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Harfler yetmedi anlaşılmama, bari Hâl'den anla...

Yorum Yap