Bu zamana dek milyonlarca şey istemişimdir. Herkes gibi, büyük bir iştahla çok şey elde etmeyi denemişimdir. Saymakla bitmeyecek kadar çok şey… Ancak bu defa farklı bir şeyler vardı. Bu defa yüreğimle, her zerremle, tüm benliğimle istiyordum. İnsanlık tarihi boyunca hiç kimse, böyle arzulanmak görmemişti. Biliyordum. Emindim. Yaradılışımın esası buna dayalıydı belki de. Varoluşum onu istemek arzusuyla birlikte ilmek ilmek örülmüştü. Kim bilir, belki de birbirimiz için dikilmiş kaftandık.

Kalplerimize olan kırgınlığımız bile benziyordu. Sohbet ederken yalnızca konuşmuyorduk sanki. Onu dinlerken kendimi dinliyormuşum gibi hissediyordum. Evimdeymişim gibi… Gurbette tanıdık birini görmüşüm gibi… Kalabalıkta kaybolmaktan korkarken güven veren bir eli tutmuşum gibi… Suda çırpınırken boğulmaktan kurtarılmışım gibi… Korkuyla donup kalmışken bedenimi sevgiyle saran iki kol hissetmişim gibi… Her şeyiyle doğru hissettiriyordu.

Sonra bir gece, çok güzel bir şey oldu. Yaşanması için çoğu şeyi feda edebileceğim bir şey oldu. Bir mucize olmuştu o gece. Hissediyordum. O güne dek başıma gelen en güzel şey, o gece yaşananlardı. Hiç hesapta yokken oldu ne olduysa. Hiç beklemiyorken tam da her şeyden umudu kesmişken… Sevmekle, sevilmekle ilgili ne varsa zihnimdeki çöp kutusuna attığım bir zamanda oldu. Hayata dair hevesim kalmamışken, değecek bir şey aramaktan yorulmuşken, umudumu yitirmişken oldu. İnancımı tüketmişken, sevilmeyeceğimi kabullenmişken, kendimi gelecekle ilgili kötü senaryolara alıştırmaya çalışıyorken oldu. Sahiden, böylesini ben bile hayal edemezdim. Bu kadar güzelini hayal etmeye gücüm yetmezdi. Yeryüzündeki tüm kitapları okusam, tüm aşıkları dinlesem, her kalemle her kağıtta denemeler yapsam yine de böyle güzelini hayal edemezdim. Onu tarif etmek cüretinde bulunamazdım. Ne yapsam, kusursuzluğunu size aktaramazdım.

Kalbim, hayatım boyunca ilk defa, doğru bir şey için heyecanla atıyordu. İlk defa değecek birisi için sevinçliydi. Şaşkındı aynı zamanda. Yanlış kararlar konusunda ustalaşmışken böylesine doğru hissettiren bir şey yapmanın şokunu yaşıyordu. Barışıyorduk belki de. O güne dek üzüldüğümüz her anın acısı şimdi birer birer içten gülümseyişlerle çıkıyordu. Duyduklarım karşısında hissettiğim arzu güçleniyor, daha da derinleşiyordu. En ufak bir şüphe bile yoktu kafamda. Kendimden hiç bu kadar emin olmamıştım. Birini hiç bu kadar çok istememiştim. Hiç.

 ‘’been waiting a while for you

 i need to do this right with you

 i mean, if you want to

 can we fall in love in the moonlight?’’

Zeynep Çelik içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
6 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Zeynep Çelik içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Her sayının bir anlamı yoktur belki. İnsanlar için önemli veya önemsiz binlerce sayı, binlerce rakam pi sayısının içinde yuvarlanıp gitmektedir. Fakat bu sayının ülkemizde yaşayan her insan için önemli olması gerekmektedir. Önemli olmak zorundadır. Bu sayı Türkiye’deki Hayvanları Koruma Kanunu’nu ifade ediyor. 24 Haziran 2004’ten bugüne kadar aynı şekliyle korunmuş bir anayasa maddesi. 5199’a göre […]
Merhaba. Uzun adı Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği, kısa adı ise Gemi İnşa Mühendisliği olan bölümümü anlatmaya çalışacağım. Çoğu mühendislik bölümü gibi gemi inşa mühendisliği de içinde matematik, fizik, kimya ve özellikle matematik ve fiziğin alt dallarını içinde barındıran bir bölümdür. Özellikle mukavemet, sayısal yöntemler ve diferansiyel denklemler vazgeçilmez dersler arasındadır. Bu teorik dersleri […]
Mühendisliğin yapı taşı olan makine mühendisliğine bir şans verme zamanı gelmedi mi sizce de? Hakkında bir sürü şaka ve espri yapılmış bu disiplin hayatımızın her dakikasına dahildir. Haydi kısa bir tura çıkalım.  ”Her şey ters gidiyorsa unutma; uçak rüzgârı karşısına alarak yükselir, arkasına alarak değil.” Henry Ford Makine mühendisliği, her türlü mekanik ve enerji dönüşüm […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.