Birçok şeyden nefret ederim. Özellikle kontrolümde olmadan hayatımı doğrudan etkileyen şeylerden… Doğduğumuz coğrafya bunlara örnek olarak gösterilebilir. İnsanların karakterlerini ve davranışlarını aslında gerçek olmayan şeylere dayandırmasından da nefret ediyorum. Titiz olmanız, liderlik özellikleri göstermeniz ya da uyumlu veya uyumsuz olmanızda yıldızların hiçbir etkisi yok! Biriyle anlaşıp anlaşamamanız, burcunuzun uyumlu olmasından değil. Hayat görüşlerinizin ve ilgi alanlarınızın, karakterinizin uyumlu olmamasıyla daha çok alakalı ve karakteriniz ile burcunuzun herhangi bir alakası yok.

Beni en çok rahatsız eden ise birçok üniversite öğrencisinin, pandemi nedeniyle uzaktan devam eden eğitimin gelecek dönem yüz yüze olup olmayacağını sosyal medyadaki astroloji ünlülerine sorması…

Astroloji Bilim Midir?

gok istasyonu bublogta

Bazı yönlerden astroloji bilimsel görülebilir. Gök cisimleri hakkında verileri, yıldız haritaları gibi bilimsel araçları kullanırlar ve astrolojinin kendileri için çalıştığını düşünen insanlar astrolojinin kanıtlarla desteklendiğini iddia ederler.

Yaklaşık 4000 yıl önce Babilliler 12 takımyıldızı seçtiler ve yılın her ayına bir tane atadılar. Bu erken tahminin modern astronomik gözlemlere dayanmadığı ortaya çıktı.

Zodyak kavramının ilk icat edilmesinden bu yana Dünya’nın ekseni değişti; bu nedenle takımyıldızlar artık aynı zaman dilimlerine karşılık gelmiyor. (Zodyak: Dünyadan uzaya doğru bakıldığında, görülebilen tüm yıldız ve gezegenlerin görünebildiği bir gök kubbe perspektifine zodyak, ismi verilmektedir.)

Babilliler 12 burcu icat ettiklerinde 23 Temmuz ile 22 Ağustos arasında bir doğum günü Leo takımyıldızı altında doğmak anlamına geliyordu. Şimdi, 3000 yıl sonra, Dünya’nın ekseni (Kuzey Kutbu) tam olarak aynı yönü göstermediği için gökyüzü değişti.

Dahası Babilliler, 12 aylık takvimlerini bozmamak için Ophiuchus adlı 13. takımyıldızını tamamen görmezden geldi ve takımyıldızlar farklı boyut ve şekillerde olduğundan Dünya’dan Güneş’e doğru olan çizgi 45 gün boyunca Virgo’yu işaret ediyor ancak sadece yedi gün Scorpius’u gösteriyor.

Astronomi bilimine göre astrolojinin zırva olduğu çok açıktır. Daha doğrusu astrolojinin bugünkü anlamıyla zırva olduğu çok açıktır.

Astrolojinin bir zamanlar herhangi bir geçerliliği varsa da şimdi yok. Bir zamanlar küçük bir coğrafi bölgede yaşayan bir grup insan varmış. Takımyıldızlarını aylara atamışlar. Bu bölgenin farklı mevsimsel özellikleri vardı. Belirli aylarda doğan çocuklar sıcakta, diğer aylarda doğan çocuklar soğukta ve yağmurda doğdular. Bazıları bolluk içinde doğdu, bazıları aylarca kıtlıkla mücadele etti. Bazıları mümkün olan en kısa sürede yürümeye başladı, bazıları ise çok soğuk ve bir o kadar yağmurlu mevsimde doğdukları için çekingen oldular. Çocuklar doğduğu zamana bağlı olarak daha farklı yetiştirildiler.

Doğru ve yanlış olmasından bağımsız, farklı zamanlarda doğan çocukların farklı kişilik özelliklerine sahip olacağına inanılıyordu. Astroloji bir zamanlar gerçekten bir temele sahipti. Bu gerçeklik artık geçerli değil.

Coğrafi Nedenler

dunya haritasi bublogta scaled

Ben Samsun’da doğdum. Eğer tropikal iklime sahip bir ülkede doğsaydım veya Rusya’da doğsaydım daha farklı özelliklere sahip olacaktım. Mevsimsel özelliklerin çocuk üzerinde gerçek bir etkisi vardır ama mevsimin aynı anda 4000 yıl önce Babil’de doğan çocukları aynı tarihte aynı şekilde etkilediği düşünülemez. Ayrıca güney yarım kürede doğduysanız tamamen farklı bir yıldız grubunuz olur.

Yıldızların Dünya’ya Uzaklığı

yildizlar bublogta

Yıldızların kütle çekim etkisi, herhangi bir kitabınızın masanız üzerinde size uyguladığı kütle çekim etkisiyle hemen hemen aynıdır. Bunun kişiliğiniz zerinde önemli bir etkisi olamaz. Eğer bilmediğimiz bir etkisi varsa bile bunun bilinen herhangi bir yılla saptanamaz olması gerekir ki böyle etkili bir kuvvetin saptanamaması çok zordur.

Bilim insanları ve astrologlar arasında birçok test yapıldı.

  • Eğer astrologlar kişinin kişiliğini astrolojik haritadan belirleyebiliyorsa o zaman kişinin kişilik özelliklerini de dikkate alarak “burcunu” belirleyebilmelidir. Bu tezden yola çıkarak hepsi farklı özelliklere sahip 12 gönüllü seçildi ve katılan astrologlar tarafından kabul edilen bir kişilik profilini doldurdular. İstatistiksel olarak astrologların sadece tahmin ederek şansla 4 ve daha fazla doğru tahminde bulunması gerekiyordu ama başarısız oldular. Kimin profilinin kime ait olduğunu tek bir astrolog bile belirleyemedi.
  • Başka bir testte, psikoloji öğrencilerine doğdukları gün, saat ve coğrafi bölge soruldu. Hepsi kendilerinden istenen bilgileri verdiler. Öğrencilere burçlarına göre kişilik profilleri verildi. Kişilik profillerinin doğruluğuna hayret ettiler. Öğrencilerden profilleri değiş tokuş etmeleri istendi. O an görüldü ki bütün profiller aslında aynıydı…

Sonuç

griffith park bublogta

Astroloji, doğal dünyada bir şeyler açıklamaya çalıştığı için bir bilim gibi görünse de astrolojinin doğrulanabilir bir mekanizması yoktur. Astrologların iddialarına karşı eleştirel bir yaklaşımı da yoktur. Bilimde bir hipotezi eleştirel olarak değerlendirmek, çelişkili bir teoriye karşı test etmek ve mevcut kanıtlara dayanarak teoriyi ayarlamak çok önemlidir. Astroloji bu üç maddenin hepsinde başarısız olur.

Bu nedenle astroloji bir bilim dalı olarak kabul edilemez.

Berkan İnan içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Berkan İnan içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

-Şahsiyet dizisine dair spoiler mevcuttur. Tetikleyici unsurlar içermektedir.- 2018 yılına damgasını vuran ”Şahsiyet” dizisini birçoğumuz izledik. Başlarda ne olduğunu anlayamadık hiçbirimiz, sadece birkaç tahminimiz oldu. 11 bölüm boyunca hiçbir şeyden emin olamadık ancak 12. bölümünde izlediklerimiz her birimizi paramparça etti. Dizinin finalinde, 11 bölüm boyunca Agâh Beyoğlu’nun ne için onca cinayeti işlediğini tüm çıplaklığıyla izledik. […]
Dostoyevski’nin Prusya Savaşları’nda yaşadıklarını eserlerine nasıl aktardığı, Danzig cephesinde şahit olduğu dramı, Kresy cephesinde tanıştığı ilk aşkını romanlarında hangi karakterlerle betimlediği üzerine olan makalemi yetiştirmeye çalışırken arkadaşımdan gelen bir telefon akademik gündemimin alt üst olmasına yol açtı. Eski uygarlıkların dilleri üzerine uzman olan arkadaşım son iki senesini Latince üzerine bir lügat hazırlamakla geçirmekte fakat lügat […]
Elif İnci TUTKUN ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Latif BEYRELİ Kimdir? Latif Beyreli, Yükseköğrenimini, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü mezunu olarak 1986 yılında tamamladı. Yüksek lisans eğitimini 1988 yılında, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Ana Bilim Dalında “Lehcetü’l-Lügat” adlı teziyle; doktora eğitimini 1994 yılında, MÜ Türkiyat Araştırmaları […]
Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.