fbpx
askerler savaşı neden özler 1
Vietnam savaşından bir kare

Savaş denilince aklımıza genellikle iyi şeyler gelmez çünkü savaş ortamında insanlar kan ve gözyaşı dökmektedir, günümüzde herkes (belki de silah endüstrileri hariç) dünya üzerinde barışın hakim olmasını istemektedir. Ancak yapılan araştırmalara göre savaş alanından evine dönen askerler çoğu zaman savaşı özlemekte. Sizlere Afganistan’ın en şiddetli çatışmalarının yaşandığı Korengal Vadisi’den evine dönen bir ABD askeri ile bir sivil arasından geçen diyaloğu aktarmak istiyorum.

Sivil: “Beyefendi Afganistan’ı hiç özlüyor musunuz?”

Asker: “Hanımefendi inanın her şeyini özlüyorum.”

korengal vadisi 1024x575 1
Korengal Vadisi

Size para ödeyerek sinemada bir savaş filmi izleyip izlemediğinizi sorsam cevabınız muhtemelen evet olacaktır. Biz siviller bile savaşa karşı olumlu duygular besleyebiliyorsak, savaşı bizzat yaşayan askerlerin savaşa sempati duymamasını nasıl bekleyebiliriz ?

Askerler savaşı neden özler? Sorusuna bir cevap vermek istiyorsak öncelikle askerlerin savaş alanında neler yaşadığını ve neler hissettiğini anlamamız gerekir. 30 kadar askerin beraber günlerce çatışmalara girdiğini düşünün. Bu askerler bir süre sonra silah arkadaşlarını her şeyden çok sevmeye başlayacak hatta grubun iyiliği için kendi canlarını feda edilebilir bulacaklardır. Bu ruh halindeki askerin daha sonra evine döndüğünü düşünün, artık yanında kendisi için canını feda edecek arkadaşları yoktur, kime güveneceğini bilemeyecektir. Arkadaşlık arzusu artık tatmin olmayacaktır ve böylece savaş ortamını özleyecektir.

Bir diğer önemli hususta adrenalin duygusudur. Düşünsenize Korengal Vadisi’nde her gün çatışmalara giriyorsunuz ve adrenalin seviyeniz her zaman çok yüksek. Sonra Kaliforniya’daki evinize dönüyorsunuz ve artık hayatınız, eviniz ve kışla arasındaki yoldan ibaret olmaya başlıyor. Ne kadar sıkıcı olduğunu bir düşünün.

Tabi bütün bunların yanına savaş alanının askerler üzerinde yarattığı psikolojik etkileri de eklemek gerektir.

Bütün bu yazıdan anladığınız gibi 25 yaşında savaşın parıltılı dünyasından çıkmış bir genci, sakin ve huzurlu hayatımıza alıştırmak göründüğü kadar basit değil. Ve o gencin savaşa duyduğu özlem çok doğal bir içgüdü.

Kudret içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Kudret içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]
Erkut Taçkın 1940 yılında bir deniz subayının oğlu olarak dünyaya geldi. Babası gibi Deniz Harp Okulu’na giden Erkut Taçkın, okul hayatı sırasında Silahlı Kuvvetler Yüzme Şampiyonu oldu. 1955 yılında Genç Denizciler Orkestrası’na katılarak müzik hayatına başladı. Babasının subaylığından dolayı yurt dışına giden denizcilere plak siparişi verip bunlarla Rock&Roll’u özümsedi. Deniz Harp Okulu Orkestrası ve Erkut […]