askerler savaşı neden özler 1
Vietnam savaşından bir kare

Savaş denilince aklımıza genellikle iyi şeyler gelmez çünkü savaş ortamında insanlar kan ve gözyaşı dökmektedir, günümüzde herkes (belki de silah endüstrileri hariç) dünya üzerinde barışın hakim olmasını istemektedir. Ancak yapılan araştırmalara göre savaş alanından evine dönen askerler çoğu zaman savaşı özlemekte. Sizlere Afganistan’ın en şiddetli çatışmalarının yaşandığı Korengal Vadisi’den evine dönen bir ABD askeri ile bir sivil arasından geçen diyaloğu aktarmak istiyorum.

Sivil: “Beyefendi Afganistan’ı hiç özlüyor musunuz?”

Asker: “Hanımefendi inanın her şeyini özlüyorum.”

korengal vadisi 1024x575 1
Korengal Vadisi

Size para ödeyerek sinemada bir savaş filmi izleyip izlemediğinizi sorsam cevabınız muhtemelen evet olacaktır. Biz siviller bile savaşa karşı olumlu duygular besleyebiliyorsak, savaşı bizzat yaşayan askerlerin savaşa sempati duymamasını nasıl bekleyebiliriz ?

Askerler savaşı neden özler? Sorusuna bir cevap vermek istiyorsak öncelikle askerlerin savaş alanında neler yaşadığını ve neler hissettiğini anlamamız gerekir. 30 kadar askerin beraber günlerce çatışmalara girdiğini düşünün. Bu askerler bir süre sonra silah arkadaşlarını her şeyden çok sevmeye başlayacak hatta grubun iyiliği için kendi canlarını feda edilebilir bulacaklardır. Bu ruh halindeki askerin daha sonra evine döndüğünü düşünün, artık yanında kendisi için canını feda edecek arkadaşları yoktur, kime güveneceğini bilemeyecektir. Arkadaşlık arzusu artık tatmin olmayacaktır ve böylece savaş ortamını özleyecektir.

Bir diğer önemli hususta adrenalin duygusudur. Düşünsenize Korengal Vadisi’nde her gün çatışmalara giriyorsunuz ve adrenalin seviyeniz her zaman çok yüksek. Sonra Kaliforniya’daki evinize dönüyorsunuz ve artık hayatınız, eviniz ve kışla arasındaki yoldan ibaret olmaya başlıyor. Ne kadar sıkıcı olduğunu bir düşünün.

Tabi bütün bunların yanına savaş alanının askerler üzerinde yarattığı psikolojik etkileri de eklemek gerektir.

Bütün bu yazıdan anladığınız gibi 25 yaşında savaşın parıltılı dünyasından çıkmış bir genci, sakin ve huzurlu hayatımıza alıştırmak göründüğü kadar basit değil. Ve o gencin savaşa duyduğu özlem çok doğal bir içgüdü.

Kudret içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Kudret içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Her sayının bir anlamı yoktur belki. İnsanlar için önemli veya önemsiz binlerce sayı, binlerce rakam pi sayısının içinde yuvarlanıp gitmektedir. Fakat bu sayının ülkemizde yaşayan her insan için önemli olması gerekmektedir. Önemli olmak zorundadır. Bu sayı Türkiye’deki Hayvanları Koruma Kanunu’nu ifade ediyor. 24 Haziran 2004’ten bugüne kadar aynı şekliyle korunmuş bir anayasa maddesi. 5199’a göre […]
Merhaba. Uzun adı Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği, kısa adı ise Gemi İnşa Mühendisliği olan bölümümü anlatmaya çalışacağım. Çoğu mühendislik bölümü gibi gemi inşa mühendisliği de içinde matematik, fizik, kimya ve özellikle matematik ve fiziğin alt dallarını içinde barındıran bir bölümdür. Özellikle mukavemet, sayısal yöntemler ve diferansiyel denklemler vazgeçilmez dersler arasındadır. Bu teorik dersleri […]
Mühendisliğin yapı taşı olan makine mühendisliğine bir şans verme zamanı gelmedi mi sizce de? Hakkında bir sürü şaka ve espri yapılmış bu disiplin hayatımızın her dakikasına dahildir. Haydi kısa bir tura çıkalım.  ”Her şey ters gidiyorsa unutma; uçak rüzgârı karşısına alarak yükselir, arkasına alarak değil.” Henry Ford Makine mühendisliği, her türlü mekanik ve enerji dönüşüm […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.