Aşağı Bakmayacağız. 

Tarihin hiçbir döneminde gözükmemiştir ki hiçbir baskı günün sonunda başarılı olsun. Fizikte bunu açıklayan çok güzel bir alan var: etki ve tepki. Sen bir şeye baskı yaparsan o da sana doğru bir baskıda bulunur. Yani sen elinle bir kayaya baskıda bulunduğun süre zarfında olan sadece eline olacaktır. Belki kayanın biraz da olsun yerini değiştirirsin ama sen bunun sonucunda bir elini kaybetmiş olacaksın. Günümüz Türkiye’sinde alınan demokrasiden uzak birçok karar da buna benziyor. Bugünkü konumuz Boğaziçi ve gözaltına alınan tam tamına 159 öğrenci. Hepsi öğrenci midir, bilmiyorum. Aralarında tabii ki kötü niyetli olanlar da vardır. Bölücüler de vardır, olabilir ama bu devletin yaptığı işlemi kesinlikle meşrulaştırmaz. Bir devlet olarak sahiplenici tutucu ve kollayıcı olunması gereken yerde öğrencileri ve öğrenci gruplarını kendinden uzaklaştırmak gerçekten gelecek konusunda beni çok endişelendiriyor. Bugün o gözaltı kararını veren yetkili kişiler de, orada o işlemi uygulayan insanlar da gün gelecek bu gençlik tarafından verilen kararlara tabi olmak zorunda kalacaklar. Bugünün gençliği yarınımızdır. Yarınımızın aydınlık olması için bugünümüzün temiz olması gerekir. 

Bu topraklar gerçekten yorulmadı mı artık fikirlere vurulmak istenen prangalardan? Bu topraklar bıkmadı mı artık kavgadan, kaostan? Bırakınız yapsınlar, ne olacak; neden bu korku, bu öfke? Fikirlerden neden bu kadar korkulur ki ve bu fikirler geleceğin Türkiye’sine yön verecek insanların fikirleriyse dinlemek gerekmez mi? Bunu canıgönülden soruyorum. Bazılarınız bu yazıyı okurken ”Polyannacılık yapma.” diyebilir.  Bazılarınız ”Ama onlar şöyle, böyle…” diyebilir. Burada önemli olan devletin kendi geleceğine pranga vuruyor olmasıdır. Her sene on binlerce genç yurt dışına gidiyor temelli olarak. Gidiyor da denemez, kelimenin tam anlamı ile kaçıyor. Bunları göremeyecek kadar mı körsünüz? Geleceğimiz kaçıyor, her gün biraz daha geçmişin bataklığına saplanıyoruz. Ben bir Türk genci olarak bu topraklara kendimi hep borçlu hissediyorum, belki de çoğu çabam da bunun için. Mesela bu yazıyı yazıyor olmam da tam olarak bu yüzden. Kaya demiştim ya başta, işte o bizim demokrasimiz. O kaya bizim cumhuriyetimiz, o kaya güvencemiz. Bugünkü bütün rejim, düşünce yapıları ve fikirler, özgürlüklerin hepsini o kayaya borçluyuz. O kayanın üzerinde kurulmuş bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde yaşıyoruz. Birçoğumuzun dedesinin canını verdiği bu topraklar ne zaman refaha kavuşacak? Farklı düşünenleri, farklı konuşanları susturduğumuzda mı olacağını düşünüyorsunuz. Bu topraklar tarihin her döneminde kozmopolitik bir yapıya sahip olmuştur. Medeniyetlerin beşiğidir Anadolu, farklılıkların doğduğu topraklardır burası. Ortak bir payda hep var olacak görmek isteyene. Ortak bir çıkış noktası hep bulunacak.  

”Atatürk’ün cumhuriyeti emanet ettiği gençliğe bakın.” dediğinizi duyar gibiyim bu yazılarımı okurken. ”Şunları yaptılar, bunları yaptılar ama…” diye iç geçirebilirsiniz de. En başlarda dediğim gibi belki hepsi öğrenci değil, belki aralarında gerçekten terörist var. Devlet de tam olarak bunun için yok mu zaten? Bir grup üniversiteli genç bile en doğal hakkı olan protesto hakkını kullanamaz hâle gelmiş olmuyor mu bu durumda? Devletin aslî görevi her kesimin haklarını korumak değil midir zaten? Kesinlikle böyledir.  

Aşağıya bakmayacağız! Siz de anlayacaksınız bu gençliği, anlamak zorundasınız. Çünkü bizler sizlerin de geleceğiyiz. Bunu er ya da geç anlayacaksınız. Umarım o zamana kadar daha fazla genç, ülkemize sırtını çevirmez. Umarım öfkeli gözlerle değil de anlamlı gözlerle bakarsınız gençlere.  

İstikbal Göklerdedir.
Mustafa Kemal ATATÜRK.  

Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
–İsmin ve işin nedir? +Atamert Yavuz. Amatör lig futbolcusuyum. Bilmiyon mu bunu zaten, bu ne iş ben anlamadım? –İşinden memnun musun? +Memnunum… Memnundum, pandemi girdikten sonra çocukluk aşkım olan futboldan yaklaşık 10 aydır uzak kaldım. Senin dırdırınla yaşamayı bilmiyorsun sen… –Bu seni hangi yönlerden etkiledi? +Bu beni maddi manevi her yönden etkiledi. Virüs yüzünden işsiz […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]
Babamın hayatını bir okuyun! 90’larda gençlik nedir bir de bu ağızdan bir dinleyin… 7 kardeş, bir yer yatağında geçirilen yıllara kulak verin… Bahçeli bir 3 odalı evin içinde geçirilen ve herkesi ayrı yola sürükleyen bir hikayedir bu. Şimdi baksak her yerde birini görürsünüz bu evden. Kuytu köşede hastalıktan kıvranan bir kız kardeş, İstanbul’da hayat yaşayan […]

İlgini Çekebilir

İki gün önce, Spotify kullanmaya başladığım 6 Temmuz 2017 tarihinden bu yana en çok hangi şarkıyı dinlediğime baktım. Çıkan sonuç sürpriz değildi. Losing My Religion… 1990 yılının Eylül ve Ekim ayları arasında kaydedilen ve 1991 yılında yayınlanan Losing My Religion, R.E.M grubunun Out of Time albümünün ilk teklisidir. Albümü başarıya ulaştırmış ve grup için önemli […]
“Türkiye’de atanamayan öğretmen sayısının İzlanda’nın nüfusundan daha fazla olduğunu biliyor musunuz bayım?” Sesim biraz yüksek çıkmıştı, oysa artık mikrofona konuşmuyordum. Hatta amacımdan uzaklaşmış olacağım ki kalabalıkta da gezinmiyordu gözlerim, yalnız biriyle temas halindelerdi. “İndirin şu şarlatanı kürsüden! Ha bire böyle kendini bilmişler çıkıyor, karnınız doymuyor mu, aç mısınız bu ülkede ulan kardeşim ya!” Ne dediğini […]
2020 yılında pandeminin dünyayı sarmasıyla beraber hayatımızdaki pek çok alanda çok farklı bir döneme girdik. Gerek iş hayatımızda, bazılarımızın okul hayatında, bazılarımızın psikolojik yapısında ciddi değişikler meydana geldi. Kısacası hayatımız belirli konularda bir şekilde bu pandemiden etkilendi. Pandemi her şeyi etkilediği gibi ülke ekonomilerini ve finansal piyasaları da şüphesiz ki etkiledi. Bundan daha önceki yazılarımda […]
Cinsiyet Farkının Zekâ Üzerindeki Etkisi Zekâ her dönemde insanların dikkatini çekmiş ve üzerinde sürekli düşünülmüş bir kavramdır. Geçmişte ve günümüzde farklı yaklaşımlarla zekânın birçok tanımı yapılmıştır ve literatürde çok sayıda farklı tanımı bulunmaktadır. Kimi uzmanlar zekâyı algılama, muhakeme, yargılama, planlama, problem çözme, soyut düşünme, dil becerileri ve öğrenme kavramlarını kullanarak tanımlamaktadır. En genel tanımıyla zekâ, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.