fbpx

  Cesaretlerin en umulmazı ve güçlüsü, bir anlık gafletle gelen cesarettir.

  Yazmak acı çekmektir, bitmeyen tükenmeyen… Uzun bir sessizlikte derman aradıkça dert bulmaktır. Ne doğa ne müzik ne de duman, hiçbiri yardımcı değildir yazan kişiye. Derdi de dermanı da kendisidir; daha doğrusu içinde büyüttüğü, ölmemesi için uğraştığı kişidir. Bu kişi kendisi değildir genelde ama çok da önemi yoktur. Ne de olsa yazımı için de yaşamak için de tek gayesi, tek umudu bu içinde tuttuğu kişidir.

  Yemek, uyku ve bir eş, bedenimizin ihtiyacı olan şeyler bunlardır ve hayatın bize vereceği başkaca bir şey yoktur.
Bu yüzden mutluluk aradığımız alışkanlıklarımız, karşısına geçip gülümseme beklediğimiz yüzler, gururumuzdan dillendiremediğimiz ama içten içe kendisinden medet umduğumuz kapılar ruhumuzu her seferinde bir parça daha sıkan mengenelerden başka bir şey değildir.

 

  Bir muştunun kusursuz soluk alışverişleri altında inleyen tazecik bir yürek; paramparça, idealarda yaşayan bir ruh ve bunlara tamamen zıt duran çökmüş bir beden… Ev sahibinden memnun olmayan bir misafir misali şikayetlerde, fikrim de zikrim de… Medet umduklarımın yüzüstü bırakışları ve ilham kaynaklarımın, sevinç ve huzur bulduğum kapıların kapanması bendeki bu istençleri karşılıyor. Anılar, aklımda kalan ölümsüz kareler birer kum çuvalı sırtımda; birer gül dikeni kalbimde. Yeni bir şey arıyor benlik, yeni bir yücelme arzusu ruhta, yeni bir muhabbet isteği gönülde, yeni bir tını çağırıyor kulak, yeni bir gülümseme peşinde dudak ve göz; önceden bilinmedik, kendini hatırlatmayan. Yeni bir başlangıç arıyorum kısacası; her şeyden uzakta, her şeye yakın. Korkusuzca, fütursuzca, utanmadan, sıkılmadan, üzmeden, üzülmeden, yaşanacak yeni bir hayat, yeni bir zaman, yeni bir mekan. Tekrardan güç bulup tekrara düşmeyen, geçmişi hatırlatan ama yaşatmayan bir başlangıç… Yürümeden bir yerden bir yere gitmeyi istemek misali bırakın düşünmeden yaşamak isteyeyim. Denize bakıp yansımamda seni görmeyi, rüzgarın o mis kokunu getirmesini, martıların bir çift güzel sözünü fısıldamasını isteyeyim kulağıma, çok mu? Kalabalık bir caddede yürürken seninle göz göze gelmeyi, girdiğim rastgele bir sokağın senin evine çıkmasını isteyeyim; oturduğum bir ağaç altında önceden oturmuş, kokladığım bir gülü önceden koklamış ol, çok mu? Sen ki sesimin ulaşamadığı, sen ki tüm arzularımın çıkmaz sokağı; olmayan hatırım için gel, ikimiz de cevabı bilmiyor olalım. Yan yana duralım ve son bir kez konuşalım, kutlu bir veda sessizliği için. Olur da ihtiyaç duyarsan nasıl olsa kalbin arar bulur beni, bendeki seni. Ne dersin, ne de çok şey istiyorum öyle, değil mi? Bırakınız kendisiyle çelişen bu delice sözlerimi. Gözüm ne geçmişte ne de yeni bir şeyde. Tek bahsim şu ânım ve nasıl olması gerektiğinde…

Abonelik
Bildir
guest
2 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Çoğumuzun, adını belki de hiç duymadığı fakat yaşamımızda denk gelebileceğimiz, farkında ve bilinçli olduğumuz takdirde erken tanı ve tedavi seçeneklerini düzenleyebileceğimiz, benim ise özel eğitim alanında tanıştığım bir sendromdan bahsetmek istiyorum sizlere: DiGeorge Sendromu. DiGeorge Sendromu (DGS) 22. kromozomun (22q11) delesyonu (kromozomun bağlı bulunduğu parçadan kopup silinmesi, yok olması) ya da translokasyonu (kopan veya kaybolan […]
“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]