fbpx

“Daha da kötüsü kafam puslu gibi hep, çoğu kez ne yazdığımın farkında değilim.”

İnsanlar yazdıklarımı okuyorlar sonra: ”Hiç de fena değil, sevimli… Sevimli ama Tolstoy nerede, bu nerede…” ya da ”Pek hoş, ama Turgenyev’in Babalar ve Oğulları daha güzeldi.” Böylece son nefesime kadar, her şey sevimli ve hoş olacak, daha fazla değil. Ölümümden sonra da tanıdıklar mezarımın yakınından geçerlerken ”Burada Trigorin yatıyor.” diyecekler. ”İyi bir yazardı ama Turgenyev kadar değil.“

Martı-Anton Pavloviç Çehov

-Her insan, hayatında zor bir seçim anıyla karşılaşır. Kefelerdeki ise her şeyden çok istediği bir şey ve bir şeyin olmadığı her şeydir.

-Islah edilmesi zor olan çorak topraklar değil, cahil kalmış bireylerdir. Asıl yıkımın olduğu yerler orduların bertaraf ettiği şehirler değil, fikirlerin kıyasıya çarpıştığı zihinlerdir.

-Susmak; kimi zaman dinlemeye, anlamaya, onaylamaya, reddetmeye, yüceltmeye, aşağılamaya, bir şeyden çekinmeye, ima etmeye, konuşmaya ve daha birçok anlama denk gelebilir. Önemli olan hangi hal içerisinde olduğumuz değil, hangi hali seçtiğimizdir.

-İnsan; mikroskop altına alınamayan, kesin kalıplar içerisine konulamayan tek somut varlıktır. İstisnası, tabiri caizse, pütürüğü çoktur ve dolayısıyla kendi hakkında söylediği her yargıyı boşa çıkaracaktır. Ancak böylesi bir halde olmasına rağmen, yaptığından geri kalmayacak ve çelişki içine düşmekten kaçamayacaktır.

-Birikmişler ve yaşanacaklar… Aralarında bir bağ olmalı. Biri ileride patlamalı, biri geçmişten ağır bir parça taşımalı. Biri deliler gibi güldürmeli, biri deliymişsin gibi alay etmeli. Birini sen konuşturmalısın, biri seni konuşturmalı. Esasında bir araya gelip tek olmalı, zihninden kalbine akmalı ve oturmalı en orta yere. Seni parça parça yakmalı, söndürmeli. Gün geçtikçe öldürmeli, öldürdükçe diriltmeli. Bir arayış içerisinde uyutmalı, sayıklatmalı. Sana çok şey unutturup hiçbir şey hatırlatmamalı. Yoksa ne anlamı var, birikmiş yapraklara bakıp sonbaharı yaşamanın…

-Sorarım size: Bir çiçekle havayı, bir hayvanla suyu paylaşmak, bir böcekle oda arkadaşı olmak; 16 milyon insan ile yalnızlığı, hak etmeyenlerle sevgiyi paylaşmaktan, günah satan insanlara karşı nefretimizi tüketmekten daha iyi değil midir?

-Hiç çalıştınız mı bir sözün, bir diyaloğun altında yatan anlamı aramayı? Yoksa bakıp duyup beğenerek geçip gittiniz mi? Hiç düşündünüz mü, bir çocuk neden koşar, bir kadın neden ağlar? Çiçekler neden açar, kuşlar neden uçar, güneş neden her sabah doğması yetmezmiş gibi akşam usul usul batar? Deniz neden mavi, gece niçin kara, insanların kalbi niçin geceden de kara, hiç düşündünüz mü? Yoksa bir avuç insan neden yazıyor, çiziyor, dil döküyor, emek harcıyor ki geri kalan uğruna? Boşuna, hep boşuna…

Anlıklar 3’ü okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Abonelik
Bildir
guest
2 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]
Erkut Taçkın 1940 yılında bir deniz subayının oğlu olarak dünyaya geldi. Babası gibi Deniz Harp Okulu’na giden Erkut Taçkın, okul hayatı sırasında Silahlı Kuvvetler Yüzme Şampiyonu oldu. 1955 yılında Genç Denizciler Orkestrası’na katılarak müzik hayatına başladı. Babasının subaylığından dolayı yurt dışına giden denizcilere plak siparişi verip bunlarla Rock&Roll’u özümsedi. Deniz Harp Okulu Orkestrası ve Erkut […]