fbpx

MEKTUP 4
Bazen acı öyle kuvvetli bir dalga olarak gelir ki sizi öldürmesinden korkarsınız. Kaçmak istersiniz ama kaçamazsınız. Acı gelir sizi yakalar, paramparça eder, her bir parçanız uzaklara savrulur. En kötüsü canınızı bu kadar fena sadece tek bir kişi yakabilir. En sevdiğiniz… Ona bakarsınız ve bunu size neden yaptığını anlayamazsınız. Size nasıl kıyabildiğini, böyle bir cehennemin ortasına nasıl bırakabildiğini bulamazsınız.
Bölünmüş uykularımın paramparça saatlerinden yazıyorum bu okuyacaklarını. Bölünmüş uykularımın bölük pörçük ettiği kalemimle karalıyorum. Bölük pörçük düşünüyor, bölük pörçük yaşıyor, bölük pörçük yazıyorum. Böyle zamanlarda düşünmeye bir hayli vaktim oluyor. Ben de seni düşünmek için harcıyorum bu vakitlerimi Albatros. Bana nasıl kıyabildiğini asla anlamıyorum. Beni böyle bir cehenneme nasıl attığını anlamıyorum. Hâlbuki ben sana hiçbir şey yapmadım. Bana bu kadar kızacağın ne yapmış olabilirim ki? Sen benimle her konuşmadığında içten içe acı çekiyorum. Her baktığım yerde seni görür oldum orada sen olmasan bile. Ah be Albatros

“Yarım kalırım seni hissedemezsem
Sen yokken yalnızım hep ben
Olsa da birileri dolamıyor senin yerin
Yaralarımı sarmayı denemeli mi?
Yoksa dağlayıp ilerlemeli mi?
Olmadı, yapamadım
Her gördüğüm kadında seni aradım”

-Dolu Kadehi Ters Tut

“Albatros… Sağanak yağışlı bir odadan yazıyorum bu okumayacaklarını. Bugün şarkılar söyleyeceğim sana en tedirgin sesimle.
Belki bir yıldız misali
”Kafam hafif dumanlıyken”
”Belki üstümüzden bir kuş geçecekken”
Eğer ki bir Müzeyyen görürsen buralarda, bil ki
”Şarkılar hala seni söylüyordur.”
Daha şimdi anlıyorum,
”Ah, bu şarkıların, gözü kör olsun!” diyen bir Zeki’nin yüzündeki çizgileri.
Belki sezenle karşılaşırız. ”Sende tutuklu kalırız.” Oradan Yıldız’a atlarız ”Ne yapsak ayrılamayız senden.”
Bir plak olsam
Zeki Müren çalsam
Bozulsam
Sürekli tekrarlasam…
”Bir gülüşü var ki…”

Sonraki mektubu okumak için buraya tıklayınız.

Gülşah Atasoy içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Gülşah Atasoy içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

   Benim adım Ümran. Ümran Dakneş. Beş yaşındaydım. Ailemle Suriye’nin Halep kentinde, Esad rejimi yüzünden zor şartlar altında yaşarken Rusya’nın hava saldırıları sırasında evimizin yıkılması sonucu enkaz altında kaldım. Enkazdan çıkarıldığımda tenimin rengi toz yüzünden griydi. Kirpiklerime moloz yığını oturmuştu sanki. O kadar çok korkmuştum ki flaşlar her patladığında ürperiyordum. Fotoğraflarımı çekiyorlardı! Neden? Çünkü gözlerimden […]
Dede korkut hikayeleri 12 ve 14. yüzyıllar arasında Doğu Anadolu ve Azerbaycan’da yaşayan Oğuz boylarının günlük yaşamlarının olağanüstü olaylarla süslenmiş bir anlatımla anlatılan hikâyelerdir. Sonucunda halk hikâyelerden ders çıkarmıştır. Bir ön söz ve 13 hikâyeden oluşmaktadır. (13. hikâye olan “Salur Kazan’ın Yedi Başlı Ejderhayı Öldürmesi” son dönemlerde tespit edilmiştir.) 13 hikâyeden her birisi bir boy […]
Eternity And A Day (Sonsuzluk ve Bir Gün) Keder, ifade edilmemiş aşktır. Şairler sözleriyle yalnızca aşkı değil, acıyı da büyütürler. Theodoros Angelopulos‘un yönetmenliğini yaptığı Eternity and A Day filminde,  Yunan bir şair olan Alexandros’un hikâyesi de şiirlerinde olduğu gibi acıyı büyütüyor. Alexandros ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir ve hastaneye gitmeden önce son bir günü kalmıştır. […]
Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.