MEKTUP 4
Bazen acı öyle kuvvetli bir dalga olarak gelir ki sizi öldürmesinden korkarsınız. Kaçmak istersiniz ama kaçamazsınız. Acı gelir sizi yakalar, paramparça eder, her bir parçanız uzaklara savrulur. En kötüsü canınızı bu kadar fena sadece tek bir kişi yakabilir. En sevdiğiniz… Ona bakarsınız ve bunu size neden yaptığını anlayamazsınız. Size nasıl kıyabildiğini, böyle bir cehennemin ortasına nasıl bırakabildiğini bulamazsınız.
Bölünmüş uykularımın paramparça saatlerinden yazıyorum bu okuyacaklarını. Bölünmüş uykularımın bölük pörçük ettiği kalemimle karalıyorum. Bölük pörçük düşünüyor, bölük pörçük yaşıyor, bölük pörçük yazıyorum. Böyle zamanlarda düşünmeye bir hayli vaktim oluyor. Ben de seni düşünmek için harcıyorum bu vakitlerimi Albatros. Bana nasıl kıyabildiğini asla anlamıyorum. Beni böyle bir cehenneme nasıl attığını anlamıyorum. Hâlbuki ben sana hiçbir şey yapmadım. Bana bu kadar kızacağın ne yapmış olabilirim ki? Sen benimle her konuşmadığında içten içe acı çekiyorum. Her baktığım yerde seni görür oldum orada sen olmasan bile. Ah be Albatros

“Yarım kalırım seni hissedemezsem
Sen yokken yalnızım hep ben
Olsa da birileri dolamıyor senin yerin
Yaralarımı sarmayı denemeli mi?
Yoksa dağlayıp ilerlemeli mi?
Olmadı, yapamadım
Her gördüğüm kadında seni aradım”

-Dolu Kadehi Ters Tut

“Albatros… Sağanak yağışlı bir odadan yazıyorum bu okumayacaklarını. Bugün şarkılar söyleyeceğim sana en tedirgin sesimle.
Belki bir yıldız misali
”Kafam hafif dumanlıyken”
”Belki üstümüzden bir kuş geçecekken”
Eğer ki bir Müzeyyen görürsen buralarda, bil ki
”Şarkılar hala seni söylüyordur.”
Daha şimdi anlıyorum,
”Ah, bu şarkıların, gözü kör olsun!” diyen bir Zeki’nin yüzündeki çizgileri.
Belki sezenle karşılaşırız. ”Sende tutuklu kalırız.” Oradan Yıldız’a atlarız ”Ne yapsak ayrılamayız senden.”
Bir plak olsam
Zeki Müren çalsam
Bozulsam
Sürekli tekrarlasam…
”Bir gülüşü var ki…”

Sonraki mektubu okumak için buraya tıklayınız.

Yorumlar Albatros’a Mektuplar 4

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Attach images - Only PNG, JPG, JPEG and GIF are supported.

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

 << Vuslat-I Okumak için tıklayın. Ayrılamadım bir süre oradan. Mıhlanmıştım adeta oturduğum yere. Güneş gitmişti, çalan şarkı yerini bir başkasına bırakmıştı, zaman kimseyi beklemeden akıp gidiyordu. Ben ise bir ağacın altında oturmaya devam ediyordum. Yoktu bir sebebi. Yine Güneş’imi düşünmüştüm, yine güneşe veda etmiştim ve nihayetinde yine bir başımaydım. Yine yalnızdım. Onca düşünceyle savaşmak öyle […]
”Anne, ben çıkıyorum. Ne zaman gelirim, bilmem. Geç kalırsam bekleme, uyu tamam mı?”Kapının ağzından seslenmiştim anneme. Neye, nereye, kime gittiğimi ben bile bilmiyordum o an. Sadece gitmek, kaçmak, uzaklaşmak istiyordum. Neyden, kimden? Var olan herkesten, her şeyden… Kendimden bile… Nereye gittiğimi bilmeden çıkmıştım ancak karar vermem uzun sürmemişti. İşin aslı, gittiğim yer hiç değişmemişti. Güneşi […]
”Yine mi altını ıslattın? Bıktım senden. Nedir bu çektiğim çile? Bitmek bilmiyor!” 11 yaşımdayken en sık duyduğum cümleleri okudunuz az önce. ”11 yaşında altını mı ıslatıyordun?” demeyin hemen. Büyümemiştim ki ben. Büyüyememiştim. Korkumdan, endişemden, hissettiğim suçluluk duygusundan uyuyamazdım çoğu gece. Bazen minik bedenim yorgunluğuma dayanamazdı da sızar kalırdım çekyatta. O zaman da altımı ıslatırdım işte. […]
Zeynep KUŞ ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Mustafa S. Kaçalin, 1957 İstanbul doğumludur. Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı Çayırdüzü köyünden göç etmişlerdir. 1972 yılında girdiği Hasköy Lisesi’nden 1975 yılında mezun oldu. 1976 yılında başladığı lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde 1980 yılında tamamladı. Doktorasını aynı bölümde Prof. Dr. Muharrem ERGİN’in […]

İlgini Çekebilir

Bilinmeyen Bir Yazı Kaçacak bir yerim kalmamıştı, kendi içimde dahi saklanamıyordum. Yürümeye başladım ve geçtiğim her sokak silindi ardımdan. Dünya sanki yalnızca benim etrafımda dönüyordu. Hızına yetişemediğimden hep başımın dönmesi. Biraz eksik ve bir hayli yavaş yaşıyordum. Hâlâ, yağmurun yağma sürecini takip etmeye yetmemişti gözlerimin kuru kalması. Evet, yağmur yağınca ekseriyetle ağlardım ve damlalara karışmasın […]
İnsan neden kötü duyguların tesirini daha çok hisseder? Şöyle bir düşünecek olursak mutlu olduğunuz anılarınız mı daha çok aklınızda kalmış, yoksa canınızın yandığı mı? Size zarar verecek ya da canınızı yakacak bir şeye inanmak aptallıktır. Bu zaten inandığınız şey değil; bazı durumların sonucunda ortaya çıkan, zihninizin oluşturduğu inanç veyahut düşüncedir. Zihninizin içine daldığınızda zaman ve […]
–İsmin ve işin nedir? +Atamert Yavuz. Amatör lig futbolcusuyum. Bilmiyon mu bunu zaten, bu ne iş ben anlamadım? –İşinden memnun musun? +Memnunum… Memnundum, pandemi girdikten sonra çocukluk aşkım olan futboldan yaklaşık 10 aydır uzak kaldım. Senin dırdırınla yaşamayı bilmiyorsun sen… –Bu seni hangi yönlerden etkiledi? +Bu beni maddi manevi her yönden etkiledi. Virüs yüzünden işsiz […]
Biri var. Pencerenin kenarından gözlediğin Yarının yok olmasına sebep olacak biri var Kurumaya yüz tutmuş bir çiçek Su vermenin fayda etmediği Sen su veriyorsun Çünkü biri var Dönüşte çiçeği görmek isteyen biri Sinirlenince çekip gitmek istiyorsun Hiçbir şey düşünmeden Başını bırakıp gitmek istediğin biri var Aklının onda kalacağı biri var Üzülünce ağlamak istiyorsun Kim görürse […]
SAÇ ÖRGÜSÜ Kitap Adı: Saç Örgüsü Orijinal Adı: La Tresse Yazar: Laetitia Colombani Çeviri: Gülşah Ercenk Yayınevi: Yan Pasaj Yayınevi Sayfa: 188 Baskı: 2020 Tür: Roman İtalya, Kanada ve Hindistan… Üç farklı ülke… Smita, Giulia ve Sarah… Üç farklı kadın… Bu üç kadın, üç farklı kıtada, üç farklı hayat yaşıyorlar. Birbirlerinin varlıklarından bile haberleri olmayan […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.