fbpx

Fleurot Parker🦋🌼🍨🤗 on Twitter c1cacb87

Soğuk bölgelerde çeşitli nedenlerden dolayı donan ve buna rağmen kalbi atan, ölmemesi için doktorlar tarafından metabolizması tekrar eski hâline döndürülebilen insanlar olmuştur hayatta. Bunların örneklerinin olmadığı söylenemez. Hatta bu olaydan esinlenerek hayvanlar üzerinde de yapılan deneylerin ardından hastalığı bilinen fakat tedavisi henüz mümkün olmayan hastalar da “Bir gün belki tedavimiz bulunur.” diyerekten dondurulmayı istemişlerdir. Bazısı yanlış teknikler dolayısıyla çürüyüp ölse de hâlen bir gün çözüneceğine inanarak donmuş hâlde bekleyen insanlar vardır.

Ekran Goruntusu 5319 8acd652e

Konumuza dönmek gerekirse bir kurbağa türü var ki bilinen en temel özelliği donmasının ardından çözünmek için bir insana ihtiyacı yok. Uygun şartlarda kendi kendini dondurup zamanı gelince çözüyor.

Peki bu hayvanın adı ne, nerede yaşıyor, nasıl besleniyor, kendini nasıl donduruyor?

Rana sylvatica türünden olan Alaska ağaç kurbağası ismi ile bilinen bir hayvan türüdür. Dondukları anda vücutlarında bulunan suyun %65’inden fazlası tamamen donuyor ve buna rağmen haftalarca yaşayabiliyorlar. Donmaları için -2 °C sıcaklık gerekiyor . Fakat -6 °C sıcaklıkta olsalar bile günlerce yaşamlarını sürdürebiliyorlar. Nefes dahi almıyorlar, kalpleri de atmıyor.

Instagram post by Belgesel Adam • Dec 29 2016 at 11 46am UTC 3ca19601

Normalde donan hayvan hücreleri büzüşür. Çünkü oluşan buz, hücre içindeki suyu kendine çeker ve sonuç ölüm olur. Fakat bu kurbağalarda büzüşmeye karşı koyan hücreler vardır. Hücreler dokunun donma sıcaklığını azaltır, dışarısı dondurucu düzeyde olsa bile dokular korunmaya devam eder.

Kanlarında doğal antifriz sistemi vardır. Bu sistem sayesinde donacaklarında önce derisini kurutuyor ardından vücudunu sertleştirip kaskatı yapıyor.

Uzmanlar donma reflekslerinin ne tür değişkenlere bağlı olduğunu gözlemlemek için glikoz kullanmışlardır. Elde edilen sonuçlara göre de normalde -2 °C sıcaklıkta donan kurbağaların -5 °C sıcaklıkta donduğu görülmüştür .

Her şeyde olduğu gibi bu donma özelliklerinin de dezavantajı vardır. Donan organlar, iskemi adlı kanla beslenemez. Sıcaklık artışı yaşanınca, kan organlara ulaşınca oksijen derişimi artar ve dokularda oksidatif strese yol açar. Ancak kurbağalar bunun da çözümünü antioksidan kullanmada bulmuştur.

Alaska ağaç kurbağaları yaşamlarını Kuzey Amerika’da, Alaska’da ve Kanada’da sürdürüyor.

Donduklarında karaciğerlerinden salgılanan glikoz ile besin ihtiyaçlarını karşılıyorlar.

Boyut olarak uzunlukları yaklaşık 1,4 ile 3,25 inçtir.

Renkleri kahverengi, turuncu, kırmızı veya ten rengidir. Gözlerinin önünde koyu bir çizgi vardır ve arkasında koyu bir leke vardır. Arka ayaklarında yatay koyu çubuklar ve bacaklarının üst kısmının iç köşesinde koyu renkli lekeler mevcuttur.

Yetişkin ağaç kurbağaları böcek ve küçük omurgasız canlıları yiyerek beslenir. Yavru kurbağalar ise bitki yiyerek yaşamlarını sürdürür.

Kuzey bölgelerde yaşamını sürdüren ağaç kurbağaları düşük sıcaklıklarda yaşayabiliyor. Kendilerini bir göl veya su kütlesi içine gömerler. Bu şekilde donmadan yaşarlar fakat kış gelince yönlerini karaya çevirip sığ bir şekilde bedenlerini gömerler.

Ve son olarak da…

İlkbaharda hem çözünüp hem de eskisi gibi yaşamlarına devam etmeleri sadece 1 gün sürer. Çözünme vücut içinden başlayarak vücut dışına kadar devam eder.

Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Eternity And A Day (Sonsuzluk ve Bir Gün) Keder, ifade edilmemiş aşktır. Şairler sözleriyle yalnızca aşkı değil, acıyı da büyütürler. Theodoros Angelopulos‘un yönetmenliğini yaptığı Eternity and A Day filminde,  Yunan bir şair olan Alexandros’un hikâyesi de şiirlerinde olduğu gibi acıyı büyütüyor. Alexandros ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir ve hastaneye gitmeden önce son bir günü kalmıştır. […]
Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]
CEMAAT, İSTİKRAR, ÖZDEŞLİK Cesur Yeni Dünya, teknolojinin ve bilimsel teknik bilginin kontrolünde olan bir toplumda birey düşüncesinin ve özgürlüğün olmadığı ama bunun yerine sistemin istediği biçimde yaşayıp ve düşündüğünü sanan edilgen insanların olduğu bir dünyadır. Roman, Londra merkezli ve yöneticisinin Mustafa Mont olduğu Dünya Devleti’nde geçmektedir. Dünya Devleti de diğer birçok distopik romanda olduğu gibi […]
Bildiğimiz üzere II. Dünya Savaşı’nın sonunda Soğuk Savaş süreci başlıyor ve dünya, ABD ve Sovyet Rusya’dan oluşan iki kutuplu bir düzenin etrafında şekilleniyor. Bu kutuplar arasında her alanda olduğu gibi uzay ve havacılık alanlarında da rekabet yaşanıyor ve pek çok ülke bu alanlara yönelik ajanslar kurarak gerekli çalışmalara başlıyor. Günümüzde de devam eden bu çalışmalar, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.