Hızlı yaşamak her şeye yetişmek değildir. Her şeyi yapabilmek de yaşamak değildir. Kendimden biliyorum, yirmi dört saat içerisinde birçok şey yapıyorum yine de yapacaklar listemi tamamlayamıyorum. Ne kadar hızlı olursam olayım bir şeyler hep eksik kalıyor, tamamlanmıyor. Hızlı yaşarken de hissetmeyi unutuyorum. Kahve içerken rahatlığı, güneşin doğuşunu izlerken huzuru, yemek yaparken şarkı söylemeyi, caddelerde dolaşırken gülümsemeyi unutuyorum. Kendimi hayata yetişmeye programlamışım gibi hızlı ve hissiz devam ediyorum. Sisli bir günde yola çıkmak gibi. Yol var, gidiyorum ama nereye gittiğimi, manzaramın ne olduğunu göremiyorum.

Hedeflere o kadar odaklanmışız ki yaşamayı unutmuşuz. Oysa hayat bir şarkı ve biz dans etmiyoruz. Durmalıyız. Kulak vermeliyiz hayata. Saatlere ayak uydurmamalıyız, durmalıyız. Durup düşünmeliyiz. Neler yaptım, neler hissettim, kimleri sevdim.

O yüzden boş ver. Arada durabilirsin. Duruyorsun diye başına bir şey gelmez. Hayat hızla akıyor diye hayata ayak uydurmak zorunda değilsin, arada yavaşlarsan hayatın tadını çıkarabilirsin. Hatta arada dur ve kendine bir bak. Geçmişteki senden ne kadar farklı olduğuna bak. Ne yollar katettiğine, hayatına kimlerin girip çıktığına ya da çıkmadığına. Dur ve düşün. Yolları katederken neler öğrendiğini, neler harcadığını, neler kaçırdığını. Dur ve sev. Sev ki geçtiğin yollarda kahkaha seslerin yankılansın. Dur ve acı çek. Acı çekmelisin ki iyi günlerin değerini bilesin. Dur ve aslında hayat için ne kadar önemsiz olduğunu gör. Hayat sen olmasan da hayat. Ama var olduğun için şükret. Var olduğun hayatı koru. Çocuklarına, torunlarına iyi bir hayat miras bırak. Dur ve geleceğe bak. Geçmişe bakıp zaman kaybetme. Sadece ders al her gününden, her saatinden, her dakikandan. Öğren ki bir şeyler, bıraktığın miras boş bir çuvaldan ibaret olmasın. Sev ki sevil. Bu yüzden arada dur ve kendine bak, sevgiyle.

Çok yol kat ettik; acı, tatlı ve bazen yetersiz hissettik. Biliyorum çünkü aynılarını ben de hissettim. Duygularımız benzersiz değil. Yalnız değiliz, sadece çok kibirliyiz. Gururumuz kendimize. Hayat, duygular ve hisler ikinci bir şansı hak ediyor. O yüzden dur ve kendine bir bak, sevgiyle.

Gülten Rana içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
2 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Gülten Rana içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

-Şahsiyet dizisine dair spoiler mevcuttur. Tetikleyici unsurlar içermektedir.- 2018 yılına damgasını vuran ”Şahsiyet” dizisini birçoğumuz izledik. Başlarda ne olduğunu anlayamadık hiçbirimiz, sadece birkaç tahminimiz oldu. 11 bölüm boyunca hiçbir şeyden emin olamadık ancak 12. bölümünde izlediklerimiz her birimizi paramparça etti. Dizinin finalinde, 11 bölüm boyunca Agâh Beyoğlu’nun ne için onca cinayeti işlediğini tüm çıplaklığıyla izledik. […]
Dostoyevski’nin Prusya Savaşları’nda yaşadıklarını eserlerine nasıl aktardığı, Danzig cephesinde şahit olduğu dramı, Kresy cephesinde tanıştığı ilk aşkını romanlarında hangi karakterlerle betimlediği üzerine olan makalemi yetiştirmeye çalışırken arkadaşımdan gelen bir telefon akademik gündemimin alt üst olmasına yol açtı. Eski uygarlıkların dilleri üzerine uzman olan arkadaşım son iki senesini Latince üzerine bir lügat hazırlamakla geçirmekte fakat lügat […]
Elif İnci TUTKUN ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Latif BEYRELİ Kimdir? Latif Beyreli, Yükseköğrenimini, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü mezunu olarak 1986 yılında tamamladı. Yüksek lisans eğitimini 1988 yılında, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Ana Bilim Dalında “Lehcetü’l-Lügat” adlı teziyle; doktora eğitimini 1994 yılında, MÜ Türkiyat Araştırmaları […]
Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.