fbpx

Bazı insanlar vardır okuduğu kitabın akıcılığında kaybolmak ister. Bazılarıysa bitmesini istemez ve ayrıntılara kapılıp sürdürür okumasını.

Akıcı olmayan kitapların ahengi kimi zaman yorar okurları. Bu yüzden de okurlar genellikle polisiye tarzda yazılmış romanları okumaktan zevk duyar.

Polisiye tarz roman denilince akla hiç şüphesiz ki Agatha Christe gelir. Romanları öylesine sürükleyicidir ki okurlar romanlarını okumayı bir yana bırakıp hayatını ve böylesi güzel ve sürükleyici romanları nasıl yazdığını ve dahası böyle güzel eser verebilen bir yazarın hayatının nasıl olduğunu merak etmeden duramıyor. Böyle düşüncelerin esiri olanlar için güzel bir yazı düzenledim. Ve işte:

Agatha Christe başarılı bir polisiye yazarı. Fakat onun bu denli başarılı olmasının altında yatan sebebin yaşadıklarına bağlı olduğunu düşünüyorum.

Bir insan bir eser ortaya koyacağında yaşadıkları onu yönlendirir. İşte Agatha Christe de öyle. Şimdi onu biraz tanıyalım.

1890 yılında İngiltere’de doğan yazarımız küçük yaşlardayken öyküler yazmaya başlamıştır. Çok başarılı olmasa da yazmaktan hiç vazgeçmemiştir. 16 yaşındayken şan ve piyano dersi alması için ailesi tarafından Paris’e gönderilmiş. Fakat Agatha Christe’nin piyano ve şanla yıldızı barışmamıştır. Kısa bir süre sonra eve geri dönmüştür.

Yalnız bir çocukluk geçirmiştir. Sebebiyse evde eğitim görmüş olmasıdır.

Biliyor musunuz? Çocukluğunu yalnız geçirenlerin hayata bakışı daha farklı olur. Düşünce yapıları olgunlaşır. Kendileriyle daha fazla zaman geçirdiklerinden belki de kendilerini kendilerinden çok sevenin olmayacağına inanıp hayata daha çok kuşkuyla yaklaşırlar. 24 yaşında iken bir doktor olan Archibald Christie ile evleniyor ve Fransa’ya gidiyorlar. İlk kızı olan Rosalindi’yi doğuruyor. Annelikle uğraşırken kitabı üzerine fazla duramıyor ve umudu keserek bir tarafa atıyor. Evliliğinin ardından 12 yıl geçtikten sonra yani 1926 yılında Agatha Christe 11 gün boyunca ortadan kayboluyor. Kimse ulaşamıyor ve bir gün ansızın ortaya çıkıyor.Bazılarına göre Agatha bir araba kazası yapıp geçici hafıza kaybı yaşadı. Bazılarına göreyse de yazar kocasının sevgilisini öldürmek için böyle bir plan yapmış.

Neden böyle düşünenlerin olduğunu merak ediyorsunuzdur. Sebebiyse 1926 yılında yani ortadan kaybolmadan hemen önce kocasının kendisinden daha genç bir kadına aşık olduğunu öğrenmesidir.

Öğrenmesinin ardından boşanıyorlar ve Agatha Christe 1928 yılında arkeolog olan Max Mallowen ile evleniyor.Bu durum  yazarlığına da yansıyor. Kocası arkeolog olduğu için birçok farklı ülkeye seyahat fırsatı yakalıyor. Agatha da eserlerinde birçok ülkeden bahsediyor.

Ünlü yazarlar doğuştan ünlü olarak doğmazlar. Onların ünlü olmasındaki etken yaşamlarında yaşadıkları olayın altında yatmaktadır. Bunu fark edebilenlerse Agatha Christe gibi kalıcılığa ulaşabilenlerdir.

Abonelik
Bildir
guest
2 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]
CEMAAT, İSTİKRAR, ÖZDEŞLİK Cesur Yeni Dünya, teknolojinin ve bilimsel teknik bilginin kontrolünde olan bir toplumda birey düşüncesinin ve özgürlüğün olmadığı ama bunun yerine sistemin istediği biçimde yaşayıp ve düşündüğünü sanan edilgen insanların olduğu bir dünyadır. Roman, Londra merkezli ve yöneticisinin Mustafa Mont olduğu Dünya Devleti’nde geçmektedir. Dünya Devleti de diğer birçok distopik romanda olduğu gibi […]
Bildiğimiz üzere II. Dünya Savaşı’nın sonunda Soğuk Savaş süreci başlıyor ve dünya, ABD ve Sovyet Rusya’dan oluşan iki kutuplu bir düzenin etrafında şekilleniyor. Bu kutuplar arasında her alanda olduğu gibi uzay ve havacılık alanlarında da rekabet yaşanıyor ve pek çok ülke bu alanlara yönelik ajanslar kurarak gerekli çalışmalara başlıyor. Günümüzde de devam eden bu çalışmalar, […]
Bugünkü konumuz aşk konulu filmler. Birçoğumuz ki özellikle kadınların tercih ettiği bir konu olan aşk filmleri hakkında ufak bir liste yaptım. Konuya ilgili olan kişiler bu listedeki filmleri çoğu kez izlemiş ve repliklerine kadar ezberlemişlerdir diye düşünüyorum. Ben yine de bu konu hakkında fikir sahibi olmak isteyenler veya arada duygusal çöküşüşe giren herkesin izleyebileceği filmleri […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.