50 m2 dizisi aslında artık bize Türk dizi sektörünün uluslararası camiada kalıcı olduğunu ve bu başarısının devamını da gösteriyor. Bununla birlikte bir solukta izlenebilecek bir dizi. İzlerken dizinin içerisinde sizden bir parça görme şansınız çok yüksek. Tabii küçük bir mahallede büyüdüyseniz veya devler ligi dediğim gökdelenlerde büyüdüyseniz kendinizden bir parça kesinlikle bulursunuz. İçerisinde her Türk filmi gibi yeterli dram olan ve bununla birlikte aşırı akıcı bir aksiyon örgüsüne de sahip bir dizi. Hiç var olmamış bir insanın var olma çabasını da bizlere gösteren dizi. Sanki insana bir spermin bir yumurtaya girişi gibi geliyor.  Mahalleye gelen kahramanımızı sıcak mahalle kültürü ile karşılayan mahalleli tüm sürecin sonuna kadar neler döndüğünün pek farkında değil. Otopark değnekçisinden ultra zengin silah kaçakçılarına ve aynı zamanda tetikçilere kadar her şeyi içerisinde bulunduran ve bunu neredeyse 5 saatte uzun bir film gibi size sunan bir dizi. Başrolümüz kendisini tatlı insanların arasında bulunca tabii ki hiçbir şeyin farkında değildi. Sevgiyi ve merhameti yeni yeni öğreniyordu. Bununla birlikte bir gelişim süreci devam eder ve yeteri kadar büyüdüğünde de finale bağlanır. Şimdi diyeceksiniz ”Ben de izledim bu ne saçmalıyor?”. Bir de bu yazıyı okuduktan sonra izleyin, size de bu şekilde gelecek. Aynı zamanda yönetmenliğini ve senaristliğini de harika insanların yaptığını unutmayalım. Yönetmen Selçuk Aydemir ve senarist Burak Aksak. Bu isimler bile diziyi izlememiz için yeterli olabilir. Oyunculuklar konusunda, yan karakterlerde ucuza kaçılmış olsa da hikaye toplamda güzel bir değer oluşturuyor. Başrol ise Engin Öztürk, zaten çoğu filmde ve dizide yeteneklerini kanıtlamış bir oyuncudur kendisi. Engin Öztürk’ün yanında Aybüke Pusat da başrol olarak dizide yerini almış. Bu dizide oyunculuk konusunda dikkatimi en çok çeken Cengiz Bozkurt oldu. Genellikle komedi yapımlarında görmeye alışık olduğumuz aktör, bu sefer kendisinin çok farklı bir yönünü göstermiş bizlere. Velhasıl kelam lafımı bitirmeden dijital platformlarda ve uluslararası dizi/film sektöründe büyümeye devam eden Türk sinemasını takdir ediyorum. Umarım çok daha kaliteli ve çok daha büyük bütçeli yapımlar ile hepimizin gurur duyacağı projelere imza atarlar.   

Oyuncu Kadrosu: Engin Öztürk, Aybüke Pusat, Cengiz Bozkurt, Kürşat Alnıaçık, Tolga Tekin, Özgür Emre Yıldırım, Hasan Yalnızoğlu, Murat Kılıç, Gaye Gürsel, Yiğit Kirazcı, Tuğçe Karabacak, Cansu Dağdelen, Tuncay Beyazıt 

Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
”Yine mi altını ıslattın? Bıktım senden. Nedir bu çektiğim çile? Bitmek bilmiyor!” 11 yaşımdayken en sık duyduğum cümleleri okudunuz az önce. ”11 yaşında altını mı ıslatıyordun?” demeyin hemen. Büyümemiştim ki ben. Büyüyememiştim. Korkumdan, endişemden, hissettiğim suçluluk duygusundan uyuyamazdım çoğu gece. Bazen minik bedenim yorgunluğuma dayanamazdı da sızar kalırdım çekyatta. O zaman da altımı ıslatırdım işte. […]
Babamın hayatını bir okuyun! 90’larda gençlik nedir bir de bu ağızdan bir dinleyin… 7 kardeş, bir yer yatağında geçirilen yıllara kulak verin… Bahçeli bir 3 odalı evin içinde geçirilen ve herkesi ayrı yola sürükleyen bir hikayedir bu. Şimdi baksak her yerde birini görürsünüz bu evden. Kuytu köşede hastalıktan kıvranan bir kız kardeş, İstanbul’da hayat yaşayan […]

İlgini Çekebilir

Birçok şeyden nefret ederim. Özellikle kontrolümde olmadan hayatımı doğrudan etkileyen şeylerden… Doğduğumuz coğrafya bunlara örnek olarak gösterilebilir. İnsanların karakterlerini ve davranışlarını aslında gerçek olmayan şeylere dayandırmasından da nefret ediyorum. Titiz olmanız, liderlik özellikleri göstermeniz ya da uyumlu veya uyumsuz olmanızda yıldızların hiçbir etkisi yok! Biriyle anlaşıp anlaşamamanız, burcunuzun uyumlu olmasından değil. Hayat görüşlerinizin ve ilgi […]
İki gün önce, Spotify kullanmaya başladığım 6 Temmuz 2017 tarihinden bu yana en çok hangi şarkıyı dinlediğime baktım. Çıkan sonuç sürpriz değildi. Losing My Religion… 1990 yılının Eylül ve Ekim ayları arasında kaydedilen ve 1991 yılında yayınlanan Losing My Religion, R.E.M grubunun Out of Time albümünün ilk teklisidir. Albümü başarıya ulaştırmış ve grup için önemli […]
“Türkiye’de atanamayan öğretmen sayısının İzlanda’nın nüfusundan daha fazla olduğunu biliyor musunuz bayım?” Sesim biraz yüksek çıkmıştı, oysa artık mikrofona konuşmuyordum. Hatta amacımdan uzaklaşmış olacağım ki kalabalıkta da gezinmiyordu gözlerim, yalnız biriyle temas halindelerdi. “İndirin şu şarlatanı kürsüden! Ha bire böyle kendini bilmişler çıkıyor, karnınız doymuyor mu, aç mısınız bu ülkede ulan kardeşim ya!” Ne dediğini […]
2020 yılında pandeminin dünyayı sarmasıyla beraber hayatımızdaki pek çok alanda çok farklı bir döneme girdik. Gerek iş hayatımızda, bazılarımızın okul hayatında, bazılarımızın psikolojik yapısında ciddi değişikler meydana geldi. Kısacası hayatımız belirli konularda bir şekilde bu pandemiden etkilendi. Pandemi her şeyi etkilediği gibi ülke ekonomilerini ve finansal piyasaları da şüphesiz ki etkiledi. Bundan daha önceki yazılarımda […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.