fbpx

Hayat denilen uzun ya da kısa olduğunu bilmediğimiz bu yolculukta beklenmedik zamanlarda karşımıza hiç tanımadığımız insanlar çıkar. Biz kendi dertlerimizle uğraşırken hayatımıza giren davetsiz misafirlerin de kendi dertleri olur. İşte bu şekilde başlar “303” filmi. Jule, karavanıyla yolculuğa çıktığında Jan ile tanışacağından hatta onunla yolculuğa çıkacağından haberi yoktu. Benim de bu filmi izlemeden önce Jule ve Jan ile tanışmak isteyeceğimden ve sonrasında onları her zaman yüzümde kocaman bir gülümseme ile hatırlayacağımdan haberim yoktu.

Bu film ne zaman izlense ilaç gibi gelir?

  • Kafan karışıksa ve her şeyden uzaklaşmak istiyorsan izleyebilirsin.

Kafası karışık hissettiğimiz ve gitmek, her nereye olursa gitmek istediğimiz anlar olur. Böyle zamanlarda ben kendi kendime gitsem içimde ne değişecek ki ne de olsa “İnsan nereye giderse yanında kendini de götürür.” diye düşünürüm. Bu filmi izlerken bir yere gitmiş olmanın değil yolda olmanın rahatlattığını hissedeceksin. Sadece karavanın penceresinden baktığında gördüğün manzaralar bile tüm zihinsel yorgunluğundan uzaklaştıracak seni.

  • Muhabbetin aktığı sohbetleri özlediğinde, yalnız hissettiğinde izleyebilirsin.

Huzur ve mutluluğun bir kısmı sevdiklerimizle zamanın nasıl aktığını ancak tesadüfen saati gördüğümüzde fark ettiğimiz uzun muhabbetlerde saklı olmalı. Son zamanlarda bu sohbetleri çoğumuz özlemişizdir. Pandemiden dolayı o yüz yüze geçen sohbetleri özledik ama pandemi diye bir olay hayatımıza hiç girmemiş olsaydı bile uzun, samimi ve gerçekten dinlenildiğimizi hissettiğimiz sohbetlere hasret kaldığımız zamanlar vardı. Herhangi bir filmi izlerken bir konuşmacı ya da konuşanın tam karşısındaki dinleyici, yanıtlayıcı olamadığımız kesin ama bu filmi izlerken bazen konuşan bazen de yanıtlayan taraf olduğunu hissedeceksin. Çünkü çoğu konuşmada Jan tez ise Jule antitez yani taraflardan biri olma ihtimalin epey yüksek. Sadece bunlar bile yüz yüzeyken aldığın muhabbetin tadına varmanı sağlayacak.

  • ”İyi vakit geçireyim ama bir şeyler de öğreneyim.” diye düşünüyorsan izleyebilirsin.

Film izlemeye başlamadan filmin sonunda iyi vakit geçirmiş olmayı, kendimize bir şeyler katmış olmayı umarız. Böyle bir umudu boşa çıkarmayacak bir film arıyorsan “303” atlamaman gereken bir film. Kapitalizm, Marx, Darwin, neandertaller, çok eşlilik, dünyadaki enerjinin dengesiz dağılımı, bağımlılık, toplum, insan, doğa gibi çoğu konuda düşündüren hiç de sıkıcı olmayan sohbetlerle dolu bir film. Aynı zamanda filmin müzik listesini de tekrar tekrar dinlemek isteyebilirsin. Film bittiğinde içini huzurlu bir mutluluk saracak ve bunun yanında bir şeyler üzerine düşünmek, okumak, öğrenmek, isteği duyacaksın.

Son olarak “Keşke unutsam da bir daha izlesem.” dedirten türden bir film olduğunu söyleyerek filmi bir an önce izleyebilmen için bu yazıyı sonlandırıyorum.

Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]
Erkut Taçkın 1940 yılında bir deniz subayının oğlu olarak dünyaya geldi. Babası gibi Deniz Harp Okulu’na giden Erkut Taçkın, okul hayatı sırasında Silahlı Kuvvetler Yüzme Şampiyonu oldu. 1955 yılında Genç Denizciler Orkestrası’na katılarak müzik hayatına başladı. Babasının subaylığından dolayı yurt dışına giden denizcilere plak siparişi verip bunlarla Rock&Roll’u özümsedi. Deniz Harp Okulu Orkestrası ve Erkut […]